Ayrılık

“Ayrılık Bir Kaybetme Değil, Teşhistir”

Ayrılık çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Bir bitiş, bir yenilgi, bir kayıp gibi anlatılır. Oysa çoğu ayrılık, insanın kendisine konulan en dürüst teşhistir.

Kim olduğumuzu değil,
Kim olamadığımızı gösterir ayrılıklar.

Bir ilişkide ne kadar sustuğumuzu,
Ne kadar eğildiğimizi,
Ne kadar “idare ederiz” diyerek kendimizden vazgeçtiğimizi
Ancak sonrasında fark ederiz.

İnsan ayrılınca acı çeker çünkü birini kaybetmez yalnızca;
Kendi iyi niyetine, sabrına, inancına da veda eder.
Ve bu veda, sandığımızdan daha ağırdır.

Bazı insanlar giderken kavga çıkarmaz.
Kapıyı çarpmaz.
Sadece içimizden bir şeyi alıp çıkar ve onun yokluğuyla bizi baş başa bırakır.
İşte o an başlar asıl yüzleşme.

Ayrılık bir intikam değildir.
Bir ceza da değildir.
Çoğu zaman bir uyarıdır:
“Buraya kadar dayanabildin, daha fazlası kendine ihanet olurdu.”

Ve insan bazen en büyük hediyeyi,
Sevilerek değil,
Bırakılarak alır.

Çünkü kalanlar,
Kendini yeniden kurmak zorundadır.

— Sezgin Demir
 “Ayrılık, kalmayı beceremeyenlerin değil; kendine ihanet etmeyenlerin payına düşer.”