HER İNSANIN BİR ÖYKÜSÜ VARDIR 2

HER İNSANIN BİR ÖYKÜSÜ VARDIR – II
İnsan Kendini Ne Zaman Bulur?
İnsan, dünyaya gözlerini açtığı anda kendini bulmuş olmaz. Aksine, hayat dediğimiz uzun yolculuk, insanın kendini arama serüvenidir. Kimi bu arayışı gençliğinde yaşar, kimi ömrünün son demlerinde. Kimi ise bütün bir ömrü boyunca arar da yine kendine tam olarak ulaşamaz.
Belki de insanın en büyük yanılgısı, kendisini başkalarının gözlerinde aramasıdır. Alkışlarda, övgülerde, makamda, servette, kalabalıklarda... Oysa insanın hakikati dışarıda değil, kendi iç dünyasının derinliklerinde saklıdır. Kendi içine bakmaya cesaret edemeyen biri, dünyanın bütün yollarını dolaşsa da gerçek benliğine varamaz.
Hayat bize sürekli roller dağıtır. Evlat oluruz, arkadaş oluruz, eş oluruz, anne ya da baba oluruz. Bir meslek edinir, bir kimlik taşırız. Fakat bütün bu sıfatların ötesinde bir "ben" vardır. Sessiz, derin ve çoğu zaman ihmal edilmiş... Asıl mesele, o sesi duyabilmektir.
İnsan çoğu zaman kaybettiğinde öğrenir. Elinden kayan bir dostluk, biten bir aşk, yitirilen bir umut ya da ansızın kapanan bir kapı... İlk bakışta bunlar yalnızca acıdır. Ama zaman geçtikçe fark edilir ki bazı kayıplar, insanın kendine giden yolunu açan işaret taşlarıdır.
Bazen en büyük öğretmen başarısızlıktır. Çünkü başarı alkış toplar; başarısızlık ise insanı düşündürür. Düşünmek, olgunlaşmanın ilk adımıdır. Kendine soru sormayan insan, başkalarının cevaplarıyla yaşamaya mahkûmdur.
Toplum çoğu zaman güçlü olmayı öğretir; ama kırılmanın değerini anlatmaz. Oysa çatlamayan toprak yağmuru içine alamaz. Kırılmayan kalp de merhameti öğrenemez. İnsan, en çok yaralandığı yerden büyür. Acı, doğru yaşandığında bir yıkım değil; bir dönüşümdür.
Bugünün dünyasında insanlar birbirini geçmeye çalışıyor; oysa asıl yarış, dünkü hâlimizle bugünkü hâlimiz arasındadır. Daha dürüst, daha vicdanlı, daha sabırlı olabiliyor muyuz? İşte gerçek ilerleme budur.
Kendini bulmak, kusursuz olmak değildir. Aksine, kusurlarını inkâr etmeden yaşayabilmektir. İnsan aynaya baktığında yalnızca yüzünü değil, vicdanını da görebiliyorsa; işte o zaman hakikate biraz daha yaklaşmıştır.
Belki de hayatın en büyük başarısı, ardında büyük binalar değil, güzel insanlar bırakmaktır. Çünkü zaman, taşları aşındırır; ama iyiliği silemez. İnsan, söylediği güzel sözlerde, uzattığı yardım elinde ve kırmadan yaşadığı hayatlarda yeniden doğar.
Sonunda şunu anlıyoruz: Kendini bulmak, bir yere varmak değil; her gün biraz daha insan olabilmektir. Yol bitmez. Sorular bitmez. Arayış bitmez. Belki de insanı değerli yapan tam olarak budur.
Çünkü insan, vardığı yerle değil; ararken gösterdiği cesaretle hatırlanır.

Sezgin DEMİR 
Gazeteci Köşe Yazarı