EVVELA KENDİNİZİ KURBAN EDİNİZ ALLAH'A HAYVANINIZI DEĞİL
Kurbandan kasıt yakınlık vesilesi aranmasıdır. Adem zamanında iş olanakları yoktu şimdiki gibi. Ya çiftçisindir ya da çobansındır. Neyi Allah'a adayabilirsiniz ki neyi sunabilirsiniz ki başka ya hayvanını ya da mahsulünü. Ademin oğlu habil hayvanını kurban etti iyisinden Allah'a, Kabil ne yaptı mahsulünü kurban etti ama kötüsünden. İşe yaramaz atıl mahsulünü verdi. Allah habilin kurbanını kabul etti sonuçta. İlla hayvanın boğazlanması kanın akıtılması gerekmiyor. Mahsulünüzün iyisinden işe yarayanından versenizde kurbanınız olur mesele Allah'a yakın olma çabasıdır şimdi iş olanakları çok güvenlik çalışan durumu iyiyse maaşından ihtiyaç sahibini görebilir bir miktar vererek. Memurda askerde işçi de öğretmen de vs illa hayvanın boğazlanması şart değildir. Allah'a ulaşan bir şey yok ne kanı ne eti. Allah'a ulaşan sizin takvanızdır yakınlığınızdır. Kirasını veremeyen komşunun kirasına el atsa da kâfidir. Ev sahibiyseniz kirasını almayabilirsiniz. Et evine girmeyeni de görebilirsiniz. Kasaptan et alıp verebilirsiniz hazır et var illa bir güne mahsus hayvan kesilmesi gerekmiyor. Bir yetimi giydirebilir okutabilir sevindirebilirsiniz. Yolda kalmışa yardımda bulunabilirsiniz. Yahudi hayvan satıcı malını satabilmek için yedi kişi girerseniz kurbanınız olur demiş bizlerde yutmuşuz bu hinliği.