HATİCE'NİN HİKÂYESİ – BÖLÜM 13

HATİCE'NİN HİKÂYESİ – BÖLÜM 13
İlyas'ın davranışları, Hatice'nin şüphelerini birer birer doğruluyordu.
Odasının bir köşesinde sessizce ağlıyor, içinden hayata isyan ediyordu. Tam o sırada İlyas'ın kapıyı sertçe çarpıp çıkmasıyla irkildi.
Derin bir nefes aldı.
Sakin kalmalıydı. Elinde yeterli kanıt olmadan bu evden gitmeyecekti. Zamanı geldiğinde, kızıyla birlikte yeni bir hayat kuracaktı. Bunun kolay olmayacağını biliyordu. Ama hem kendisi hem de kızı için güçlü olmak zorundaydı.
Güçlükle odadan çıktı.
Koridorda kayınvalidesiyle karşılaştı. Yüzündeki bitkinliği gören kadın, düşmesin diye onu kollarıyla tuttu.
"Kızım," dedi yumuşak bir sesle, "güçlü ol. Kazanmak için bazen sabretmek gerekir. Seni uyarmıştım... Gel, İlyas'ı bu kadından birlikte uzaklaştıralım."
Ama günler değişmiyordu.
İlyas her geçen gün eve daha geç geliyor, suçluluğunu bastırırcasına Hatice'ye daha da sert davranıyordu. Kayınvalidesi ve kayınpederi ne söylese de oğullarına söz geçiremiyorlardı.
Hatice ise giderek sessizleşiyordu.
Artık evde yaptığı her işi yalnızca bir görev gibi yerine getiriyordu.
Bir gün ani bir kararla Zeynep'le konuşmaya karar verdi.
Evleri karşı karşıyaydı. Zeynep'in içeride olduğunu biliyordu.
Kapının ziline bastı.
Bir kez...
İki kez...
Üçüncü kez tam arkasını dönüp gidecekken kapı açıldı.
Karşısında üstü başı dağılmış, yüzünde korku, şaşkınlık ve öfkenin birbirine karıştığı ifadeyle Zeynep duruyordu.
"Ne arıyorsun burada?" diyebildi sadece.
Hatice, kararlı gözlerle ona baktı.
"Artık ne olacaksa olsun..." diye geçirdi içinden.
Hiç düşünmeden Zeynep'i hafifçe kenara iterek içeri girdi.
Acaba içeride kimi görecekti?
Zeynep'in eşini mi...
Yoksa İlyas'ı mı?
Bunu göze almıştı.
Ama bunun cevabını yarın birlikte öğreneceğiz...
Sevgiyle kalın...
EMELCE
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.