EMELCE'DEN HAYATA DAİR BOŞ SANDALYE

Emelce'den Hayata Dair
Boş Sandalye
Severek evlenmişti Fikriye Teyze...
Beş çocuk büyütmüş, onları emekle okutmuş, sevgiyle hayata hazırlamışlardı. Bir gün bile birbirlerini kırmadan; saygı, anlayış ve sevgiyle geçen yılların ardından, tam "Artık biraz da kendimiz için yaşayacağız." dedikleri günlerde eşi ansızın hayata veda etti.
O günden sonra ev, aynı evdi... Ama hiçbir şey eskisi gibi değildi.
Çocukları onu kendi yanlarına almak istedi. Fakat Fikriye Teyze, yılların anısını taşıyan evinden ayrılmayı hiç istemedi. Israrla: "Ben burada kalacağım." dedi.
Sonunda çocukları razı oldu.
Gündüzler bir şekilde geçiyordu. Asıl zor olan gecelerdi...
En çok da sofralarda eksikliğini hissediyordu eşinin.
Bu yüzden her akşam masaya iki tabak koymaya devam etti.
Karşısındaki boş sandalye başkalarına göre boştu... Ama onun için değildi.
Sanki eşi hâlâ oradaydı. Bazen sessizce ona bakıyor, bazen de eski günlerdeki gibi onunla konuşuyordu.
Kimileri bunu yalnızlık sanırdı.
Oysa o sandalye, paylaşılan bir ömrün, unutulmayan bir sevginin ve hiç dinmeyen özlemin sessiz tanığıydı.
Hayat, dayanabilmek için insana mutlaka bir tutunacak dal verir. Bazen bir fotoğraf... Bazen bir şarkı... Bazen de sofradaki boş bir sandalye...
Çünkü gerçek sevgi, bir insan aramızdan ayrılsa bile kalbimizde yaşamaya devam eder.
Belki bu hikâye Fikriye Teyze'nindi...
Ama bir yerinde mutlaka sen de vardın.
Sevgiyle...
EMELCE. ❤️

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.