HATİCE'NİN HİKÂYESİ – 12. BÖLÜM
Sabah erkenden kalktılar.
Bugün ailece pikniğe gideceklerdi.
Gidecekleri yer, köyün dışında, içinden berrak bir derenin aktığı yemyeşil, huzur dolu bir alandı.
Herkes keyifli görünüyordu.
Hatice, kayınvalidesiyle birlikte hazırladıkları birbirinden lezzetli yiyecekleri sofraya yerleştirirken, İlyas da mangalı yakmaya çalışıyordu.
Küçük Asude ise dedesinin kucağında neşeyle etrafı izliyordu.
Tam her şey yolunda gidiyor gibi görünürken, yanlarına yaklaşan bir araba dikkatlerini çekti.
Gelenler Zeynep ve eşiydi.
Hatice onları görünce sevindi.
"Soframız daha da şenlenecek." diye düşündü.
Ancak İlyas'ın yüzündeki garip tebessüm Hatice'nin gözünden kaçmadı.
"Böyle bir tesadüf olabilir miydi?"
Zeynep onların burada olacağını nereden biliyordu?
Kendini bu düşünceden uzaklaştırmaya çalıştı.
Sonuçta ikisi de evliydi ve birbirlerini tanıyorlardı.
Eğlence kaldığı yerden devam etti.
Fakat Hatice, gün içinde birkaç kez Zeynep ile İlyas'ın birbirlerine attıkları kaçamak bakışları yakaladı.
İçini tarif edemediği bir huzursuzluk kapladı.
Yine de üzerinde durmadı.
Dönüş hazırlıkları başladığında ise yeni bir şaşkınlık yaşandı.
Ne Zeynep ne de İlyas ortalıkta görünüyordu.
Hatice kayınvalidesine,
"İlyas nerede?" diye sordu.
Kayınvalidesi de bilmiyordu.
Bu sırada Zeynep'in eşi de onları aramaya başlamıştı.
Derken...
Ağaçların arasından birlikte çıktılar.
Yüzlerinde hem suçluluk hem de saklamaya çalıştıkları tuhaf bir mutluluk vardı.
Hatice'nin içine ilk kez gerçek bir şüphe düştü.
"Neler oluyordu?"
"Neden birlikte geliyorlardı?"
Sorular karşısında verdikleri kaçamak cevaplar, şüpheleri dağıtmak yerine daha da büyüttü.
Herkes sessizce kendi aracına bindi.
Dönüş yolu eskisi kadar neşeli değildi.
Sanki herkesin içinde söylenmeyen cümleler vardı.
Hatice ise yaklaşan kötü bir şeyleri hissediyordu.
Eve döndüklerinde odalarına çekildiler.
Hatice, aklındaki ilk soruyu İlyas'a sordu.
Ama aldığı cevap...
Suçluluk duygusunun gölgesinde verilmiş, kaçamak ve eksik bir cevaptı.
Hatice'nin içindeki şüphe artık daha da büyümüştü.
Farkında olmadan çok daha karanlık günlerin kapısı aralanıyordu.
İlyas, gerçeği gizlemek istercesine öfkeye, şiddete ve psikolojik baskıya sığınırken...
Hatice giderek yalnızlaşıyor, hayalleri birer birer yıkılıyordu.
Peki...
Hiçbir sır sonsuza kadar saklanabilir mi?
Gerçekler ne zaman ortaya çıkacak?
Hatice'nin yolculuğunda yarın, aynı saatte yeniden buluşmak dileğiyle...
Sevgiyle kalın.
EMELCE

