YOZLAŞMA ve GELECEK
1980 yılında 19 yaşında devlet memuru olmuş ve devletin memur, şef ve şube müdürlüğü pozisyonlarında millete ve devlete 46 yıl hizmet etmiş bir kişi olarak günümüz (2026 yılı) en az 0-25 yıllık çalışanlarının millet ve devlet hizmetlerine bakışı ve hizmetindeki performansı konularında Hasta haneler, adalet sarayları, okullar (MEB dahil), vergi daireleri dahil bütün devlet dairelerinde işi olan vatandaşımızın aldığı hizmetten memnuniyeti nedir, tabii ki hayır; hizmet memnuniyet odaklı değil çalışan ekosunun ürettiği rahatlık ve vurdum durmaz davranışları ile karşılaşmayan ve/veya cep telefonu ile oyun veya borsa oynayanı görmeyen, bu duruma şahit olmayan vatandaş var mıdır. ?????
Günümüz çalışanının bilgisayarı daha hızlı ve bilgisayarın daha çok fonksiyonunu kullanmayı biliyor olması asli işni fiilen yaklaşık %10 performansla yaptığı, işindeki %90 performansını kapitalizmin öğretisi kişisel menfaatler için kullandığı, çalışma saati olarakta %90 kapitalizm öğretisi, %10 oranında asli işini yapmakla zaman geçirdiği, buralardan hizmet alan herkes tarafından bilinen bir gerçeklik olup; herhangi bir devlet dairesine gidildiğinde bu konu kolayca teyit edilir. Millete efelik taslamayı kültür, devlete ihaneti amaç, işe saygıyı borsa gelirlerine heba eden düşünce yapısı, emeksiz çok kazanma arzusu, işe gelip gitmeyi çalışmış kabul eden hastalıklı ruh hali, hizmet etmekle görevlendirildiği millete karşı büyüklük kompleksini yaşayan bir nesille karşı karşıya olmak ülke geleceği için düşündürücüdür.
Siz; hastahanede doktor tarafından hakarete uğradınız mı?, ilgisizlikle karşılandınız mı?, bekleme salonunda ve/veya koridordaki ahşap veya vinleks koltuklarda saatlerce doktor beklediniz mi?, doktorun “neyiniz var” sorusuna “bir kaç gündür başım ağrıyor” dediğinizde bir ağrı kesici ile eve gönderildiniz mi?, branşı olmasına rağmen doktor tarafından şu veya bu nedenle hastayı başka hastahaneye gitme konusunda uyarıldınız mı?, bütün röntgenleri, emar ve/veya tomografisi çekilmiş olmasına rağmen doktorun şaşı incelemesinden kaynaklı kanser hastasına (daha sonra konulan teşhis) migrenin var teşhisi ile eve gönderildiniz mi?, ayağı kırık şüphesi ile alçıya alınarak yaklaşık on beş gün alçılı ayak üzerine basarak günlük ihtiyaçlarınızı karşıladınız mı?, on beş gün sonra doktorunuza konuyu anlatıp filmin incelenmesi gerekli olmaması halinde alçının söktürülmesi talebinize “ aynı hasta hanede alçı işlemi bilgisi dahilinde yapılmış” olmasına rağmen “hangi hasta hanede tedavi görüyorsanız o hastaneye gidin” gibi bir söylemle karşılaştınız mı?, vergi dairesinde vergi vermek için gittiğinizde memur tarafından “yarın gel” gibi, adalet faaliyetlerinde en basit tek celsede bitirileceği düşünülen “şikâyetçisi/davacısı” olmayan tespit davalarında yıllarca karar beklediniz mi?, beklendiği yönünde hikaye dinlemediniz mi?, devlet organizasyonunda her birim, kurum tabelası asılmış olmasına rağmen örneğin; her ilce ilde ziraat müdürlükleri olmasına rağmen bir ziraat mühendisini arazide/sahada göreniniz var mı?, İllerde örgütlenmiş kadastro müdürlükleri (husumet üretme çiftlikleri) personelini arazide/sahada göreniniz var mı?; bu meslek grubunun yaptığı iş sahaya çıkmak yerine internet ortamında tapu güncellemeleri ile husumet üretmek ve/veya piyasada bu işleri ücret karşılığı yapan kişi ve ticari İşletmelere paklayıp, iş üretip vatandaşı buralara mahkûm etmek, belediye bünyesinde inşaat faaliyetleri için istihdam edilmiş devletten maaş alan inşaat, çevre, jeoloji, makine, elektrik, harita ve mimar istihdam edilmiş olmasına rağmen dar gelirli bir vatandaşın imarlı arazisine prefabrik dahil başını sokacak bir ev yapma isteği, eve yapacağı masrafın en az 1/4 ü kadar belediye ve bu işle ilgili kişi ve işletmelere para ödemesi ile karşı karşıya bırakıldığını, Milli Eğitim Bakanlığı ilk ve orta öğretim ders kitaplarını bastırıp öğrencilerin hizmetine sunmasına rağmen okul idarelerinin yardımcı kaynak adı altında öğrenciden istediği dergi kitap vs. Öğrenci velisine ek bir maliyet yüklediğini, bunun yanında bakanlığın öğrencilere verdiği ders kitaplarının kapağı açılmadan çöpe atıldığı gibi hikayeler ve gerçeklerle doludur. vb,vb,vb,vb,
Yazının ücüncü paragrafında ifade edilen vakalardan en az biri ile karşılamış olabilme oranı yüksek bir olasılık olup, zaman ilerledikçe bu ve buna benzer vakaların çoğalacağı, yoğun karşılaşılacağı çalışma hayatına yeni katılmış katılacak kişi ve kişilerin eğitim öğretim ve çevrenin yüklediği kapitalizm kültürünün sonucu olduğunu söylemek sahadaki veriler ile doğru arantılıdır.
Peki; çözüm nedir der gibisiniz? Çözüm : öncelikle mevcut çalışma hayatına yeni ve güncel kurallar konularak etkin denetim yapılmalıdır. Örneğin; 1- bilindiği üzere devlet dairelerinin hepsinde iletişim için sabit telefonlar bulunmaktadır, bu nedenle; öncelikle mobil telefonları çalışma alanı içerisine yani iş yerine getirilmesi ve/veya kullanımı yasaklanmalıdır. 2-Bilgisayarlar “kurumsal internete” bağlı olmalı kurumun müsaade ettiği ölçüde kurumsal fayda üretecek internet bağlantısı sağlanmalı, özel bilgisayarların işyerlerine sokulması önlenmelidir. 3- Mesleklerin “iş tanımları” anlaşılır, uygulanabilir, hesap verilebilir olacak şekilde “tanımlar” mevzuat haline getirilmeli, Kamu Kurum, Kuruluş, ve/veya İş yerinin en yüksek ita amirliğince en az beş, en fazla yedi kişiden kurulmuş “bağımsız kurulca” yıllık programlanmış atölye, alan, çevre ve saha çalışmalarında sorumlu yetkili olduğu alan ve/veya saha ile ilgili yılsonu itibari ile oluşturulmuş “bağımsız kurulun ”performans denetimine tabi olup, düşük performanslarda yüzde oranında düşük ücret, yüksek performanslarda ise ödüllendirilecek sistem kurulmalıdır. Çalışma alanı; Örneğin; atölye sorumlusu bir makine, elektrik mühendisi atölye ortamında, çevre mühendisinin sorumlu olduğu cevrede, ziraat mühendisi sorumlu olduğu tarım alanlarında, maden mühendisinin görevli olduğu maden sahasında, inşaat mühendisi, mimar proje uygulama sahasında, arkeolog kazı yaptığı alan/bölgede vs günlük mesaisinin büyük bölümünü en az 3/4 ünü geçirecek şekilde ortam hazırlanmalıdır. Bu üç yeni uygulama devletin çalışanı eliyle millete kamu hizmetinin kaliteli ve fayda üretir sunumunu sağlayacaktır. Uzun vadede ise; eğitim öğretim faaliyetlerinde “milli düşünce sistemini” kültürü yapmış bir nesli yetiştirme ile mümkündür.

