ODAYA SERDİM KİLİM, GEL OTUR SEN DE YE GÜLÜM! - 2
ODAYA SERDİM KİLİM, GEL OTUR SEN DE YE GÜLÜM! - 2
c-Odalar, belirli klanlar tarafından zaptedilmiş ve ele geçirilmiş durumdadır.
Örgütlenme modelinde “yerel, bölgesel ve ulusal ölçekte sadece bir örgüt kurulması” prensibine yer verilmesi, odaların belli klanların eline geçmesine ve husûmetlerin oluşmasına neden olmuştur.
-->Söz konusu klanlar, odaları ele geçirdikten sonra klanın hedefleri doğrultusunda kullanmaya başlanmış ve:
*Devlet ve Millet aleyhine olan hususlarda kılını kıpırdatmazken; elinde bulundurduğu "temsil gücü"nü, "dış güçlerin menfâatlerini ve terör örgütlerinin haklarını savunacak kadar" bizzat devlet ve millet ile mücâdele etmenin yasal dayanağı olarak kullanmıştır.
*Sosyal, kültürel, siyâsal ve şahsî husûmetlerin yönetildiği bir çarpışma alanına dönüştürmüş; ilgisine göre, iktidârın en azılı ana muhalefet partisi olarak “kızıl, yeşil ya da mâvi oda”ya ya da en tutkulu işbirlikçi yandaşı olarak “sarı oda”ya dönüştürmüştür.
Bu bağlamda, oda yöneticiliği; gerçek anlamda meslektaşların sorunlarını çözme alanı değil, siyâsete atılmanın sıçrama taşı olarak kullanılmaktadır.
Yandaşı oldukları partinin iktidâr olduğu süre boyunca ilgili odanın her türlü sorunları devâm etmesine rağmen, oda yöneticileri: Oda yönetiminden istifâ etmek ya da yönetimi bir diğer “klandaş”ına devretmek sûretiyle; dişe diş, göze göz ve kora kor mücâdele etmeleri gereken iktidâr partisinin yönetimine girmekte ya da milletvekili olmaktadır.
*Körlerle sağırların birbirini ağırladığı, “ye kürküm ye!” prensibiyle 20-50 yıl aksırıncaya ve tıksırıncaya kadar sömüreceği “sofra”ya ve dilediği gibi at koşturacağı “çiftlik”e dönüştürmüştür.
*Odaların birim, bölge ve merkez teşkilâtlarının yönetim ve denetim kurulları, genel olarak aynı klan tarafından dizayn edilmiş şekilde dönüşümlü olarak aynı klan ve kişilerin elinde üfürükten, üstünkörü ve öğretilmiş denetimlerle on yıllarca oyuncak olmuştur.
Merkezin denetim mekanizması, bütün gayrete rağmen yönetimi ilgili klan tarafından ele geçirilemeyen birim ve bölge odalara yönelik olarak “demoklesin kılıcı” olarak kullanılmaktadır.
-->Mesleğini ar ve nâmûsu ile icrâ etmek isteyen ama örgüt işleri ile iştigâl etmek istemeyen insanlar: Dünyâ yıkılsa hayatta hiçbir zaman bir araya gelmek ve bir arada görünmek istemediği; Devletine karşı olduğunu, belirli güç odaklarının eline geçtiğini, taban tabana zıt görüşte olduğunu, verdiği âidâtı hortumladığını, .. bildiği bir odaya üye olmaya mahkûm edilmiş ve söz konusu odayı kendi elleriyle beslemek zorunda bırakılmıştır.
Bu şekliyle odalar; mesleğin gelişmesini sağlayan unsur değil, mesleklerin gelişmesinin önündeki engel ve Devlet açısından başı ezilmesi gereken bir cânâvâr haline gelmiştir.
Bu Anayasal göreve, hakka ve hakkâniyete sistemin yakın zamanda “kendiliğinden” değişmesi beklenmiyor, değişemez de.
Hulâsa: Devlet, millet ve meslek mensuplarına hiçbir hayrı olmayan; devlet, millet ve meslek mensuplarının verdiği yetkiyi yine onların aleyhine kullanmak sûretiyle onların amaç, istiklâl ve istikbâline aykırı hareket eden bu odalara “devlet tarafından” el atılması ve köklü bir müdâhalede bulunulması bir mecbûriyet hâline gelmiştir.
Bu bağlamda:
1)-Meslek odaları mutlakâ kapatılmalıdır. İlgili mesleğin gelişmesini sağlama ve sorunlarını giderme görevi, zâten bu amaçla görev ve sorumluluğu olan ilgili kamu kurumlarına devredilmelidir.
2)-Eğer meslek odaları illâ kapatılmayacak ve faâliyetine devâm edecekse, aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
a-Odaya üyelik, gönüllülük esâsına göre olmalıdır. Bir meslek erbâbı; beceriksiz, art niyetli hattâ kendi inanç, kültür, sosyal yapısına hasım kişinin idâresinde olacağı görülen bir odaya cebren üye olmak zorunda bırakılmamalıdır.
b-Bir odanın belliri bir klanın ve düzenbaz grubun eline geçmesini önlemek ve odalar arası oluşacak rekâbetle hizmet kalitesini arttırmak amacıyla; en küçük idârî birim olan ilçeler dâhil, bir idârî birimde en az iki oda kurulmasının ve her odanın kendi dikey örgütlenmesini sağlamanın önü açılmalıdır.
Birbirine hasım olanların aynı odada tekrar karşı karşıya gelmesi ve husûmetin büyümesi önlenmiş olacaktır.
Niyet, tutum ve hizmet kalitesi kötü olan odalar üye edinemeyeceği ve mevcut üyelerini zamanla kaybedip sahneden çekileceği için “doğal seleksiyon” yoluyla yine şimdiki gibi tek odaya düşecektir.
Kaldı ki Devlet; îzâh edilen şekilde olduğunu bilip artık tahammül edilemez hâle geldiğini gördüğü barolarda örgütlenme sayısı kapsamındaki kısıtlamayı kaldırmış ve bir ilde birden fazla baro kurulması imkânını tanımıştır. Bu uygulama, diğer odalar içinde sağlanmalıdır.
c-İşletme kuruluş ilânları, “temel bilgileri ihtivâ edecek şekilde” basitleştirilmelidir.
ç-Odada yapılacak istihdamlar sınavla ve öncelikle oda üyelerinin kendisi ya da âile fertleri içinden yapılmalı ve bir âileden en fazla bir kişi istihdam edilmelidir.
d-Bir kişi; birim, bölge ve merkez oda yönetim kuruluna en fazla 2 dönem üye olmalı ve daha sonra bile üye olamamalıdır.
e-Birim yönetim kurulu üyeleri en az lise, bölge ve merkez yönetim kurulu üyeleri ise lisans mêzûnu eğitime sâhip olmalıdır.
f-Oda yönetim kurulu üyesi, başkan, denetimçi, genel müdür, sekreter gibi yöneticilerinin maaş ve huzur hakları belirli bir standarda bağlanmalıdır.
g-Oda sekreterleri ve genel müdürleri Devlet tarafından atanmalıdır.
ğ-Oda denetim kurulu kaldırılmalı; denetim, Devletin müfettişlik denetimi ve “havuz yöntemi” ile seçilen yeminli müşâvirlik denetimi ile sağlanmalıdır.
h-Görevi sûiistimâl eden yönetim başkanı, kurul üyesi ve müdür gibi yöneticilere en az 20 yıl hapis cezâsı verilmeli, yönetim öncesi edindiği mallar dâhil bütün mal varlıklarına el konulmalıdır.
ı-Mesleğin icrâ edilmesini önleyen kurs ve sınavlar kaldırılmalı; söz konusu kurs ve sınavlar, ancak kurs ve sınavdaki başarıya özgü özel fırsattan yararlanmak isteyenler için düzenlenmelidir.
i-Denetim görevini gereği îfâ etmeyen kamu ve özel denetim kişilerine ez az 20 yıl hapis cezâsı verilmeli, yönetim öncesi edindiği mallar dâhil bütün mal varlıklarına el konulmalıdır.
j-Oda yönetiminde yer alan kişiler, istifâ ya da devir yoluyla oda yönetiminden ayrılışının üzerinden 5 yıl geçmeden; herhangi bir siyasî partinin yerel, bölgesel ve merkezi yönetiminde ve TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve diğer kamu kuruluşları gibi devlet yönetim kademelerinde görev almamalıdır.
Bu ve benzeri temel düzenlemelerden sonra: Ancak adam gibi yönetecek olanlar ile maçası yiyenler oda yönetim ve denetiminde yer almalıdır!
NOT:
*"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla yazmaya çalıştığım yazı ve şiirlerime yorum yapmak sûretiyle sağladığınız katkı için çok teşekkür ederim!
Yazarın Diğer Yazıları
- MAL BİLDİRİMİ: BENİMKİ TAMAM DA ONUN MALINI BEN NERDEN BİLEYİM? - 3
- MAL BİLDİRİMİ: BENİMKİ TAMAM DA ONUN MALINI BEN NERDEN BİLEYİM? - 2
- MAL BİLDİRİMİ: BENİMKİ TAMAM DA ONUN MALINI BEN NERDEN BİLEYİM? - 1
- HEY SEN, 431 MÜNDEMİÇ; AYAĞA KALK!
- KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 13
- KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 12
- KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 11
- AMA SENİNKİ DE DÜPEDÜZ FONGUN SAYILIR! - 3
