Köşe Yazısı

KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 12

UFUK ERDEM
UFUK ERDEM
7 5 dk 0

KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 12

 

Ekmek ile köfte ya da zahmet / külfet ile nîmet arasındaki bu dengesizlik, erkekleri ürkütmüş ve korkutmuştur.

Bu nedenle, söz konusu şekilde ürken ve korkan erkekler; her türlü risk, cezâ ve kınamayı göze alarak:

     *Tâciz ve tecâvüze,

     *Zînâya,

    *Olay mahallinden en az hasarla ve sorumlulukla sıyrılıp kaçabilmek açısından, daha ucuz ve hiçbir ahlâkî ve hukûkî sorumluluğun olmadığı yaşam tarzı olan “metres tutma: böyle bir yaşamda mahzur görmeyen kadınlarla, evlenmeden birlikte yaşama yoluyla cinsel tatmîn”e,

     *“Beşerî kânunlar açısından suç olan” ikinci evliliğe,

İtilmiştir.

Bugün; “tek eşle evli olma zorunluluğu”nu getiren yasama üyeleri ile bu yasayı ihlâl eden vatandaşları cezâlandıran yargı üyelerinin bile birçoğu, resmî ya da gayr-i resmî şekilde çok eşli hayat veyâ metres hayâtı yaşamaktadır.

Kadının bu teşhirci tutumu sosyal ve kültürel açıdan, psikoloji ve hattâ kimyâ bilimi açısından incelenmeye değer bir konudur:

     *Bir kadın; bir mıknatısın iki kutbu gibi kendisi için “çekicilik” olan ama eş edinecek onur sâhibi bir erkek için “iticilik” olan teşhirciliği neden yapmaktadır?

      *Daha önceki zaman diliminde itildiği sevgisizlik, ezilme, hor görülme ve yok sayılma çukurundan; bedeninin çekicilik gücünden güç almak sûretiyle “kurtulma çabası” mı gütmektedir?

      *Bir kadın, iffet ve ar perdesini yırtarak: Günâhını bile vermeyeceği ve dünyâda hiç erkek kalmasa yüzüne bile bakmayacağı mahrem ve nâmahrem erkekler önünde alel’âde, uluorta ve pervâsız bir şekilde soyunmak sûretiyle:

               -->“En az vücûdunda açtığı yer büyüklüğünde”, nitelik ve rûhunda “açılmış olan hangi yırtık, pırtık, çatlağı tâmîr etmekte ve kapatmakta”dır?

 

               -->"Eksilmiş olan hangi eksik parça”yı tamamlamakta ya da sırtına yüklenmiş olan “hangi fazla yük”ü atmaktadır?

     *Kadın; başka türlü katma değeri ile kendi varlığını fark ettirememekte ve sevdirememekte midir ki, Allah vergisi güzellik ve zarâfetini “Allâh’a rağmen” sergileyerek bir çekim merkezi hâline gelmeye çalışmaktadır?

     *Kadınlar: Soyunma derecesi arttıkça medenî ve cesûr olduklarına; ancak soyundukça alımlı, yürek hoplatıcı ve baştan çıkartıcı olduklarına inandırılmış ve “aynı nitelikteki rakipleri ile yarışmak” zorunda bırakılmıştır.

     “Teşhîr ettiği şeyden mahrûm olduğu hâle düşüren” bir hâl başına geldiğinde veyâ teşhîr ettiği şeyden mahrûm olduğu yaşlara gelince, artık; alttan yetişen “medenî, cesur, baştan çıkartan, yürek hoplatan, tâze (!)” rakiplerine yerini terk etmek zorunda kalacağını, teşhir fiilinin anlamsız ve geçersiz hattâ komik hâle geleceğini, kendisinin gözden düşeceğini ve gereksiz bir “nesne / metâ” hâline geleceğini bile bile, neden böyle davranmaktadır ve ısrâr etmektedir?

     *Giyindikçe bir altın gibi ayârı ve değeri artan kadın, soyundukça yine başka metal karıştırılan bir altın gibi ayar ve değer kaybettiğini bile bile neden böyle davranmaktadır?

     *Teşhirci kadınların soysuzu, evlisi, bekârı, çirkini, yeteneksizi, mârifetsizi ve meslek sâhibi olmayanı teşhirci olduğu gibi; soy, güzellik ve san’at açısından evlenmek ve eş edinmek için gereken “teknik ve fiziksel altyapı”ya eksiksiz ve kusursuz şekilde sâhip olan soylusu, güzeli, evlisi, bekârı, yeteneklisi, mârifetlisi ve meslek sâhibi olanı da teşhircidir.

      Ancak bir “eş için” ve “kendilerine özel mahrem alanda” değerli ve anlamlı olabilecek teşhîri; toplum genelindeki hırlı hırsız, arlı arsız ve edepli edepsiz bütün gözlere yönelik yapmasının ne kadar da çok değer düşürücü ve mîde bulandırıcı olduğunu algılayamamakta mıdır?

     *Evlilik müessesesi bünyesinde “erkeğin hastalıkta bile bir ömür ve cân adadığı özel ve değerli bir varlık olmak” yerine; günü kurtarma ve o günün faydasını el etme sâikiyle, değersizleşmeye ve kolayca gözden çıkarılmaya sebep olan teşhîrin sebebi nedir?

     *Bir erkeği elde etmenin ve elde tutmanın tek, kesin, mutlak ve kalıcı yolu soyunma mıdır; eğer garanti yol bu ise, erkek elde edildikten sonra da soyunmaya neden devâm etmektedir?

     *El ve yüz gibi doğal olarak görülen yerleri, kendisi hakkında bir fikir edinilmesi ve “bir dişi kadın olarak” beğenilmesi için yeterli değil midir ki:

              -“Elim ve yüzüm, geri kalan kısmım hakkında bir fikir veriyor!” deyip geri kalan bölümleri kapatmamaktadır da “yüzüm ve ellerim güzel değil, ben de biliyorum; ama bakın, diğer yerlerim güzel!” der gibi açılıp saçılmaktadır?

               -Soyunduğu hâlde belirli kısımları hâlâ kapalı olanlar, kapalı olan yerlerini çirkin mi bulmaktadır da kapatmaktadır?

     *Erkeklerin erkekliği ölmediğine ve erkekler hâlâ ıslah ve terbiye olmadığına göre: Soyundukça, aslında tâciz ve tecâvüz tehdit ve tehlikesinin arttığının da farkında olduğu hâlde, bu tehdit ve tehlikeyi neden göze almaktadır?

Güzel olmasına, evlenmesine ve geçerli bir meslek sâhibi olmasına rağmen; kadınların bu “durdurulamayan ve zapt edilemeyen teşhircilik tutkusu”nun gerçek sebebi araştırılmalı ve eksik olan şey her ise âcil olarak tamamlanmalıdır.

Eksik ve yanlış olan bir şeyler olduğu kesin.

Eksik ve yanlış şeyler olduğu kesin ve bugüne kadar bahsedilen söz konusu “eksik ve yanlış olan şeyler”i dile getirenler. “Grup seks yapanlar, eş değiştiren swingerler, lezbiyenler, geyler, biseksüeller, panseksüeller, interseksüeller, aseksüeller, transseksüeller ve homoseksüeller ve cinsiyetine karar verememiş olup hâlâ sorgulayanlar” ile “anası belli, babası meçhuller” tarafından kıskanç, mutaassıp, gerici ve geri kafalı olarak lânse edilmiş; sosyal hayattan atılmış ve sosyal hayâtın en ücrâ köşelerine püskürtülmüştür.

( D e v â m  E d e c e k )

NOT:

*"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla yazmaya çalıştığım yazı ve şiirlerime yorum yapmak sûretiyle sağladığınız katkı için çok teşekkür ederim!

UFUK ERDEM
UFUK ERDEM

[email protected] · Makale sayısı: 245

Bu Yazıyı Paylaş