KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 3
KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 3
Söz konusu “kod adı: san’atçı” olan “dişi ve dişimsi etki ajanları”nın istikrarlı empozeleri sonucu, kadınlar bir takım “kaygı ve heves”e itilmiş ve iknâ da edilmiştir:
*Belirtilen yerde, ölçüde ve şekilde açılmadığı ve süslenmediği takdirde: Erkekler tarafından “dişi” sayılmayacak ve görülmeyecek, erkek edinemeyecek, edindiği erkeğini elde tutamayacak ve günün birinde mutlakâ kaybedecektir.
*Ancak çözdüğü düğme sayısı, açtığı degaj ve dekolte, verdiği frikik ve kısalttığı etek boyu kadar: Güzel, dişi, seksî, şehvetli, aşk kadını, havâî, romantik, diri, şık, hârika, zarif, şuh, arzulu, alımlı, civelek, cıvıl cıvıl, cilveli, işveli, bir içim su, dilber, edâlı, dâvetkâr, cür’etkâr, muhteşem, câzibeli, büyüleyici, akıl çelici, göz alıcı, göz pası silici, göz düşürücü, yürek hoplatıcı, ağzı açık bıraktırıcı, hayran oldurucu, ortalığı yıkıp geçici, uğruna ölünücü, bakmaya doyulamaz olucu, en erkek bükücü, cesur, eğitimli, modern, medenî ve şehirli olacaktır.
Söz konusu bu itilme ve iknâ edilme nedeniyledir ki; dindar kadınlar da dâhil olmak üzere, kadınlar arasında tesettürümsü ya da teşhirci kıyâfetler içinde “daha da dişileşme ve dişi görünme” konusunda alabildiğine bir yarış başlamış bulunmaktadır.
Yaratılışında bir anomali olmadığı takdirde, kadın denilen insan, zâten sâdece yüzü ile bile hârika, muhteşem, alımlı ve ilgi çekicidir.
Söz konusu bu pozitif niteliğine ek olarak soyunmak sûretiyle “çıplaklığı bir ökseotu ve silâh olarak kuşanan” kadın, günümüzde; her türlü sınırı yıkmış ve bir kenâra itmiş şekilde, mahrem nâmahrem ve bekâr evli ayırımı yapmaksızın bütün erkeklerin gözü önünde, kışkırtıcı bir şekilde, her türlü teknik, biyolojik ve psikolojik şekil ve sonuçlarıyla “dişiliğini; Nirvana’da, dorukta, zirvede ve alabildiğine sınırsızca yaşamak” istemektedir.
“Dişiliği, hakkını vererek yaşamış sayılma”nın temeli olarak ise; edâlı konuşma, süslenme, çıplaklık ve teşhîr olarak kabûl edilmiş gibidir.
Artık kadın, neredeyse hiç kıyâfet giymek istememekte, kıyâfet denilen şeyin “yok olması”nı istemektedir. Giyinmek zorunda kaldıysa, alacağı kıyâfetin “yok gibi hissi vermesi”ni ve transparan olmasını istemekte, bu şekilde kendini rahat ve mutlu hissetmektedir.
Kadın, âdetâ “fenâ fit’teşhir: Teşhîr ile iç içe geçip teşhirde yok olmak” istemektedir.
Hani, yemeğini yemeyen çocuklara yemeği yedirmek için söylenen bir tekerleme vardır:
-Yemezsen büyüyemezsin, okuluna gidemezsin; çabuk çabuk yiyelim, okulumuza gidelim!
Bu tekerlemenin “olmak istediği hâle ulaşmaya heveslendirmek ve söz konusu hâle ulaşamamanın yarattığı riskten korunmak için” çocuklara empoze edilmesi gibi; kadınlara da şu tekerlemenin fikri, hevesi endîşesi ve korkusu empoze edilmiş ve kadınlar da buna iknâ edilmiş durumda:
-Soyunmazsan ve süslenmezsen dişi olamazsın; dişi olmazsan, erkekler tarafından beğenilmez ve erkeğini elinde tutamazsın; çabuk çabuk fazla fazla soyunup süslenip dipdişi olalım, erkekler tarafından beğenilelim ve erkeğimizi elimizde tutalım!”
Bu tekerlemede aslında, “kadının bir dişi olarak erkekle bağlantı kurma ve bağlantıyı devâm ettirme yöntemi” ile “dişileşme yöntemi” doğru olarak hatırlatılmıştır.
Ancak ne var ki; bahsettiğimiz söz konusu etki ajanları bu tekerlemeyi revaç buldurarak kadını muhteşemleştirmeyi ve erkekle dişiyi belirli ahlâk kuralları içinde birleştirmeyi değil, “mahremiyet ve ahlâk kalesinin duvarı”nı yıkmayı temel hedef edinmiştir.
“San’atçı kostümlü” dişi etki ajanları; fırsat buldukları her yüz yüze ve medyatik ortamda giyinmenin şeklini değil, soyunmanın şeklini göstermektedir.
Hâlbuki: Tertemiz, nezih, nâzik, zarif ve bakımlı olmakla karıştırılan ve bir tutulan teşhîrin; hiçbir ahlâkî ve mâsum gerekçesi ve söz konusu niteliklerle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Başlı başına çıplaklık yetersiz bulunmuş olmalı ki; çıplaklık, sâdece çıplaklık olarak değil tamamlayıcı ek davranışlarla bütünleştirilmiş ve kemâle erdirilmiş durumda.
“Erotik ve porno film”ler, teşhirciliğin serencâmı ve en güçlü tamamlayıcı unsurları olarak bu konuda özel bir işâret ve anlam taşımaktadır.
Erotik ve porno filmler, serüvenleri îtibârıyla:
*12 Eylül 1980 darbesinden önce, kapalı gişe sinemalarda oynatmak üzere “on sekiz yaş üstü” için çekilmiş ve oynatılmıştır.
*12 Eylül 1980 darbesinin ardından, önce şifreli özel kanallarda ve hemen ardından Devlet televizyonu kanalları dâhil bütün kanallarda ve halka açık sinemalarda “her yaş için” oynatılır hâle gelmiş ve oynatılmıştır.
Erotik ve porno filmlerde:
-->Anaçlığı ya da gaddarlığı ile ağına düşürdüğü bütün kadınları “sermâye” olarak kullanan; her türlü mekânı ticârî bir işletme olan “kârhâne” niyetine “Genelev = kerhâne = fuhuşhâne” olarak işleten kerhâne işletmecisi “fâhişebaşı = sancaktar” kadın Nerîman Köksal,
-->Nerîman Köksal yönetiminde parayı verenle seks yapan “fuhuş sermâyesi” Âhû Tuğba, Hârika Avcı, Bânû Alkan, Hülyâ Avşar ve Müjde Ar (?)
Gibiler başat olarak rol almaktadır.
Söz konusu fuhuş sermâyesi beş kadın; âdetâ “beşi bir yerde” ve “mahşerin beş atlısı” gibi, “teşhîrin beş atlısı” ve “fuhşun beş gözdesi” olarak bütün ahlâk kurallarını ve mahremiyet eşiklerini yıkıp geçmiştir.
Şimdi ise, evvelkilerin sermâye niteliğini kaybetmesi nedeniyle, aralarındaki görev dağılımı gereği: Hâdise, Gülşen, Melek Mosso, Aleyna Tilki ve yeni türeyen tâze teşhirci hayâsız altı kızdan oluşan Manifest grubu; sahne çalışmaları ve müzik adıyla, “beşi bir yerde” ve “mahşerin beş atlısı” gibi, “teşhîrin beş atlısı” ve “fuhşun beş gözdesi” olarak aynı görevi büyük bir azim ve gayretle devâm ettirmektedir.
Söz konusu kadınların çömezi olarak Ece Seçkin, Derya Uluğ, Zeynep Bastık, Gülçin Ergül, Simge Sağın ve Banu Parlak gibiler de aynı görevle aynı kulvarda yoluna devam etmektedir.
Söz konusu teşhirci kadınlar; kendini kendi varlığıyla kabûl ettiremeyen kadınların kendi varlıklarının görülmesini sağlamak adına müptelâ oldukları teşhir konusunda kadınların başına belâ olmuş durumdadır.
( D e v â m E d e c e k )
NOT:
Yazarın Diğer Yazıları
- MAL BİLDİRİMİ: BENİMKİ TAMAM DA ONUN MALINI BEN NERDEN BİLEYİM? - 3
- MAL BİLDİRİMİ: BENİMKİ TAMAM DA ONUN MALINI BEN NERDEN BİLEYİM? - 2
- MAL BİLDİRİMİ: BENİMKİ TAMAM DA ONUN MALINI BEN NERDEN BİLEYİM? - 1
- HEY SEN, 431 MÜNDEMİÇ; AYAĞA KALK!
- KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 13
- KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 12
- KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 11
- AMA SENİNKİ DE DÜPEDÜZ FONGUN SAYILIR! - 3
