KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 1

Yayınlanma : 29 Eylül 2026 01:01

KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 1

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, son zamanlarda yayınladığı taşı gediğine koyan ve lâftan anlayana çok şey anlatan hutbelerde iyi iş çıkartıyor.

 

Söz konusu hutbeler bizim yüreğimizi soğuturken; keferelerin böğrüne ve muhtelif âzâlarına batıyor, yüreğini yakıyor, kefereleri hop oturtup hop kaldırtıyor!

 

Daha önceki başkan “15 Temmuz 2016 salâlarının mûcidi” Prof. Dr. Mehmet Görmez’den olduğu gibi, bir sonraki Başkan Prof. Dr. Ali Erbaş ve ekibinden Allah râzî olsun!

 

Göreve yeni başlayan Başkan Prof. Dr. Safi Arpaguş ve yeni ekipten de aynı tutumu ve performansı “istikrarlı ve sürdürülebilir” şekilde göstermesini bekliyoruz!

 

Konuya daha önce teşekkür mâhiyetinde yer vermiştim.

 

Şimdi bahsedeceğim konuya ise, hiç girmeyeyim dedim ama; girsem bir türlü, girmesem hiç olmaz!

 

Hiç konuşmayayım dedim ama; konuşsam bir türlü, sussam hiç olmaz!

 

Çok meşhur ve özgün biri olmasam da konuyu, benim stilimle birilerinin dile getirmesi ve dinleyicilerin “mısırın türküsünü bir de benden dinlemesi” gerekiyor!

 

Konu, derin ve tehlikeli!


Mısırın türküsünü söylerken, inşâallah detone olmam!


Nefes ne kadar sağlam da olsa, ne kadar iyi bir yüzücü ve dalgıç da olunsa; konuya sağlam ve yedekli bir dalgıç ekipmanı ile dalmak, maksadı îzâh edip vurgun yemeden çabucak yüzeye çıkmak gerekiyor.

 

Konuya doğrudan girebilmek, birbirimizi can kulağıyla dinleyebilmek ve daha iyi anlayabilmek için öncelikle hedef kitleyi belirlemek gerekiyor:

 

     -Evvet baylar: ‘Beni gördüğünde, hiçbir kadın benden etkilenmiyor; kadın gördüğümde, hiçbir yerime bir şeyler olmuyor, kadınlar benim için hiç ama hiçbir şey ifâde etmiyor!’ diyenler, lütfen el kaldırsın!

 

   -Evvet bayanlar, şimdi sıra sizde: ‘Beni gördüğünde, hiçbir erkek benden etkilenmiyor; erkekler benim için hiç ama hiçbir şey ifâde etmiyor!’ diyenler, lütfen el kaldırsın!

 

    -Tamam, güzel, hârika.. Her şey yolunda..

 

Sayın doktor arkadaşlar ve kimyâger arkadaşlar: Öncelikle hormon aşılama için kimyâ lâboratuvarına ve ardından da gerekli tedâvîyi uygulamak için psikoloji ve psikiyatri servisine götürmek üzere, el kaldıran şu şu şu şu ve şu bay ve bayanların salondan çıkışlarına lütfen teşrîf eder misiniz?

 

Tedâvîye gönderilen arkadaşlar, “cinsiyetlerinin farkında olmalarını sağlayan” eğitim ve tedâvîden sonra bir sonraki toplantımıza hiç çekinmeden katılabilirler, mutlakâ bekleriz!

 

Evvet: Mıntıka temizliğini bu şekilde yaptıktan ve şu 3 niteliği taşıyanlarla baş başa kaldıktan sonra konumuza geçebiliriz:

 

          -->Cinsiyetinin farkında olanlar (Kadınlık Ve Erkekliğinin Farkında Olanlar)

 

         -->Cinsiyeti fark edilenler (Kadınlığı Ve Erkekliği Fark Edilenler)

 

         -->Karşı cinsi fark edenler (Kadını Fark Eden Erkekler, Erkeği Fark Eden Kadınlar)

 

 

(Bu arada, bir merâkımı belirtmek isterim: Biraz önceki sorularımızda okuyuculardan el kaldıran olmadı, değil mi?)

 

Hemen özetle yazının konusunu belirtelim:

 

Teşhîrin Sosyal, Biyolojik Ve Psikolojik Nedenleri Ve Teşhîrin Sebep Olduğu Sonuçlar

 

Bu yazı dizisinde kadınlar, “ırkına, dînine, mezhebine ve meşrebine bakılmaksızın” teşhîrin temel davranışı olan çıplaklık açısından ikiye ayrılmıştır:

 

        1-Bilinçsizce açık giyinen iffetli kadınlar

 

        2-Bilinçli şekilde teşhîri yaşam tarzı ve san’at edinen teşhirci iffetsiz kadınlar

 

 

Takvâ ehli olanlar hâriç, genel çoğunluğu îtibârıyla teşhir sürecinin “edilgen ve zavallı nesne”si olan erkekler hiçbir sınıfa ayrılmamıştır.

 

Her türlü eleştirim, iffetini muhâfaza eden bilinçsizler dâhil olmak üzere açık giyinen bütün kadınlaradır.

 

İleri derecedeki eleştiri ve iğnelemelerim, teşhîri “kendisi cinsel bir haz ve doyum elde ederken, erkekleri de aynı amaçla kışkırtma”yı bir yaşam felsefesi ve san’at hâline getiren “teşhirci ve iffetsiz proje kadınlar” içindir.

 

Yazı serisinde çizilen resimde yer alan hususlar, “milyonlarca kişinin zâten bilip kendi içinden konuştuğu, ama açıkça dile getiremediği” gerçeklerdir.

 

Birbirinin ayrılmaz parçası hâline gelmiş ve et ile tırnak gibi bütünleşmiş çıplaklık-teşhircilik-fâhişelik gibi konulara, yeri geldiğinde iç içe geçmiş şekilde yer verilmiştir.

 

Bu gerçeklerle ilgili mevcut durumun, algının ve bakış açısının anlaşılmasını ve göz önüne serilmesini sağlamak üzere “kitâbın ortası ya da ortasına yakın yerlerden” doğrudan ve iğneli şekilde îmâ ve ironi diliyle yazılan ifâdelerden ve yapılan teşbihlerden kimse alınmamalıdır ya da illâ gerekiyorsa kendi payına düşeni almalıdır!

 

Dilerseniz ve hâzırsanız, artık uzun soluklu konuya geçelim!

 

Bu kadar yazıyı kim okuyacak derseniz, orası kolay:

 

En temel konulara yer veren “her şeyin yaratıcısı ve kural koyucu Rabbi” olan Allâh’ın kitâbı bile okunmuyor ve dikkate alınmıyor ki, “çok az kimse için bir şey ifâde eden ben”in çok da dolu olmayan yazısı okunsun da hisse alınsın, yol çizilsin!

 

Ben kim, Allah kim; mukâyese bile edilemez!

 

Onun için, okuyucu çokluğu ve etki açısından çok şey beklemiyorum, müsterîhim yânî!

 

 

Söylenmesi ve yazılması gereken şeyler varsa eğer; okunmayacağını, uyulmayacağını ve bir şey de değişmeyeceğini bile bile yine de söylemek ve yazmak gerekiyor!

 

Ki, sonradan:

 

      *Söylemek ve yazmak zorunda olanlar sorumlu olmasın!

 

     *Uymak zorunda olan kimsenin ileri süreceği mâzereti ve bahânesi kalmasın!

 

 

Herkesin vereceği bir cevap mutlakâ var.

 

Ama; kendi cevâbımı en son bölümde vermek üzere, kazık soru ile konuya başlayalım mı:

 

     -->Kapalılık, çıplaklık, teşhir, hayâ, .. nedir?

     -->Bu kavramların Sınırı nerede başlayıp bitmektedir?

     -->Bu kavramların tanımını kim yapmaktadır?

 

 

Şurası kesindir ki:

 

Bu yazı dizisinde “iffet ve nâmus benim baş tâcımdır!” diyen hiçbir kadın hedef alınmamış ve bu nitelikteki hiçbir kadına maddî ya da mânevî zarar verilmemiştir!

 

Amaç belli, yine de haddi aştıysak ve sürç-i lisân ettiysek affola!



NOT:

*"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla yazmaya çalıştığım yazı ve  şiirlerime yorum yapmak sûretiyle sağladığınız katkı için çok teşekkür ederim!

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.