Köşe Yazısı

KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 4

UFUK ERDEM
UFUK ERDEM
10 4 dk 0

KADINLAR HÂRİKALAŞTIKÇA, MECBÛREN NÛRÎLEŞEN ERKEKLER: TEŞHİR - 4

Söz konusu erotik ve porno filmlerde de görüldüğü üzere: “Sâdece fâhişelere mahsûs” olan ve söz konusu kadının fâhişe olduğunun herkes tarafından şıppadanak anlaşılmasını sağlayan “konuşma stilleri, duruşlar, süslenmeler ve giyimler” vardı.

Daha önce sâdece “fâhişeliğin remzi = işâreti” olan söz konusu konuşma stili, duruş, süslenme ve giyimler; artık günümüzde yadırganmayan, kınanmayan ve aksine neredeyse her kadın için değer bulan konuşma stili, duruş, süslenme ve giyime dönüştü!

Erotik ve porno film bombardımanlarını müteâkiben, “aşk oyunları = sevişme san’atı”; “sâdece fâhişelere mahsus ve sâdece onlar tarafından yapılabilen bir iş” olarak kanıksanmıştır.

Bu kanıksama sonucu:

     -->Fâhişe algısından korunmak isteyen kadınlar, söz konusu aşk oyunlarından uzak durmak sûretiyle eşlerinin kendilerinden uzaklaşmasına neden olmuştur.

     -->Evinde eşiyle aşk oyunu oynayamayan erkekler, aşk oyununu oynamak üzere ya müptezel sokak ve mahalle fâhişleri ya da vesîkalı fahişlerin fuhuş yaptığı iğrenç kerhâne önlerinde kuyruğa girmiştir.

Yüzlerce fabrikanın olduğu bu Ülkede bir zamanlar, modern fâhişebaşı muhterem (!) ve saygıdeğer (!) Matild Manukyan yıllarca rekor üstüne rekor kırarak vergi rekortmeni olmuşken; bana, “hadi cânım sende!” demezsiniz umarım!

Bugün birçok kadının giyim ve tutumu, fâhişelerinkinin “tıpkı yapım” kopyası gibi benzer şekilde iken; birçok kadının giyim ve tutumu da bunun bir ya da iki tık üstünde, ucu ucuna kurtarıyor duruma geldi!

İffetli kadın ile iffetsiz kadın ayrılamaz hâle gelmeye başladı.

Teşhîrin diğer bir beşlisi, en çıplak hâliyle masa masa dansözlük yapıp gecelik ücretten ayrı olarak peçe, külot ya da sütyenine sıkıştırılan bahşişlerle “ekmek parası çıkartan” (=?) Nesrin Topkapı, Burçin Orhon, Tanyeli, Asena ve dansözlüğü başarılı bir şekilde kamuoyuna unutturulup san’atçı hâline getirilen şimdilerin cânım ses san’atçısı Sibel Can’ın dansöz kıyâfetleri bile nerede ise tesettürlü kıyâfet sınıfına girecek kadar kapalı kalıyor!

Nerede ise, Mihrican Bahar’ın meşhûr ettiği Tokat türküsünde de belirtildiği üzere; “pardon, kız ben seni alacağım da söyle nâmuslu musun?” diye sorulmak zorunda kalınacak!

“Ancak nefes alacak kadar burnunun ucu görünen”, yabancı erkeklerle göz göze gelmeye ve konuşmaya utanan babaanne ve anneannelerin devri biteli çok oldu.

Bu babaanne ve anneannelerin son dönem nesilleri; her erkek önünde bacakları ayrık şekilde sereserpe oturup kalkan, cıvıldaşa cıvıldaşa işveli işveli konuşan ve neredeyse “ancak burun ucu kadar yeri kapalı olan” nesiller hâline gelmeye doğru gidiyor!

Birçok örnekte görüldüğü üzere:

          *Mahmut Tuncer’in “un var, yağ var, tuz var; eeee ne duruyorsun, hadi helva yapsana!” meâlindeki türküsünde talep edildiği gibi ve Bânû Alkan’ın açıkça “neremi neremi” popunda dile getirdiği gibi âdetâ “oram var, buram var, şuram var; eee ne duruyorsun, hadi atlasana!”

            *“-Nefes alsın yeter: Her erkekle, her yerde, her zaman ve hiçbir ahlâkî değer gözetmeden ilişkiye hazırım!”,

           *“-Heyte lek, heyte lek, heyte leeeek: haydi gel, haydi gel; ne duruyorsun haydi geeeeeel!”

           *“-Her şey dâhil konseptte sınırsız ikram açık büfeyim, serpme kadınım / kahvaltıyım. Aksırıncaya ve tıksırıncaya kadar yiyin!”

           *“-Beni atıştırın, cinsel açlığınızı yatıştırın!”

Dercesine kadınların bu denli pervâsız, cür’etkâr ve dâvetkâr duruşu, açıkçası:

         *Nefsinin kölesi olmuş ve emri altına girmiş erkeklerin iştâhını kabartırken,

      *Ortalama onur ve haysiyet ile terbiye sâhibi, ortalama erkeklik gurûru ve “erkeklik kimyâsı”na sâhip erkekleri korkutmaktadır!

Şurası kesin ki: Evde muhteşem, 8 / 25 / 366 gün arzulanan ve istenen şey olan bu mahrem tutum; sokakta çok iğrenç, itici ve korkutucu olmakta!

Bekâr veyâ evli olup olmadığına bakmaksızın, bir ökseotu ve silâh olarak hayâtında teşhîre yer veren ve teşhîri götürebildiği en son mertebesine kadar götüren teşhirci çıplak kadın; mevcut tutumu ile sâdece erkekler için değil, diğer kadınlar için de âdetâ bir “dış güç” ve “terörist” gibi tehlikeli bir varlık olarak ortalıkta kol gezmektedir!

NOT:

"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla yazmaya çalıştığım yazı ve  şiirlerime yorum yapmak sûretiyle sağladığınız katkı için çok teşekkür ederim!
UFUK ERDEM
UFUK ERDEM

[email protected] · Makale sayısı: 238

Bu Yazıyı Paylaş