ADLİYEDE FETÖ’YÜ ELEŞTİRMEYİN, ERDOĞAN’I ELEŞTİRİN!
ADLİYEDE FETÖ’YÜ ELEŞTİRMEYİN, ERDOĞAN’I ELEŞTİRİN!
Geçenlerde Samsun’dan bir yazar beni dava etmişti. Davaya telekonferans yoluyla katıldım.
FETÖ’nün en güçlü olduğu dönemde, onlara karşı yazdığım yazılar ve yaptığım paylaşımlar yüzünden ciddi sorunlar yaşadığımı anlattım. Türk adaletini temsil eden hâkim ve savcı ise söylediklerimi ciddiye almak yerine alaycı bir tavırla, “Başka işleri yok da seninle mi uğraşsınlar?” dediler.
Ben sanık olarak ifade veriyorum. Siz hâkim ve savcısınız. Benim anlattıklarımı yok sayamaz, söylediklerimi peşinen küçümseyemezsiniz. Göreviniz, vatandaşı dinlemek ve iddiaları ciddiyetle değerlendirmektir.
Üstelik hâkim, bir de kalkıp bana, “Sen ne biçim gazetecisin?” diye sordu.
Kendisine, “Benim mesleğimi aşağılamak sizin haddinize değil. Siz önce adil bir şekilde görevinizi yapın!” dedim.
Adaletin geldiği noktaya bakın! Vatandaşın karşısına geçip bir de tepeden bakıyorlar. Adalet dağıtması gereken makamda oturanların, kendilerini vatandaştan üstün görmesine tahammül edemiyorum. Adaletin hâline üzülürken bir de bu tavırlarla karşılaşıyoruz.
Peki, ben asıl ne anlatmak istiyorum?
Aradan bunca zaman geçmesine rağmen bazı yargı mensuplarının hâlâ geçmişin yaralarını taşıdığını, eski bağlılıklarının gölgesinden çıkamadığını düşünüyorum. Öyleyse size bir tavsiyem var: Mahkemede FETÖ’yü eleştirirken dikkatli olun! Erdoğan’ı eleştirirseniz belki daha doğru bir yerden konuşmuş olursunuz; hatta o davadan sıyrılmanız bile mümkün olabilir.
Benden söylemesi!
Çünkü bu ülkede bazen kimin ne söylediğinden çok, kimin hakkında ne söylediğiniz önem taşıyor izlenimi doğuyor. Oysa adaletin ölçüsü ne FETÖ ne Erdoğan ne de başka bir güç odağı olmalıdır.
Adaletin ölçüsü hak ve hukuk değilse, o kürsüde oturanlar kimin adaletini dağıtıyor?
