Şişeden Çıkan Başkanlar ve Cennet Pendik
Şişeden Çıkan Başkanlar ve Cennet Pendik
Şişeden çıkan bir başkanımız var. Aslında, öncekiler de şişeden çıkmıştı.
Bir önceki, ilaç şişesinden çıkmıştı. Çıktığı yerin adı Kenan Şahin’di. Pek yaman başkandı vesselam! Darbeyi önceden bilenlerdendi. Değişik bir cindi anlayacağınız.
Ondan evvel de bir Ata Cin vardı. Kaya gibi sertti ama koltuğu pek yumuşaktı. Öyle yumuşaktı ki üzerine oturan kalkmak nedir bilmezdi. Neredeyse koltuğun üzerinde ölecekti. Oturduğu koltukta hangi günahları işlediyse artık, bilinmesini hiç istemedi.
Ondan sonra koltuğa oturanlar da bir görev edindiler kendilerine: Yapılanlar bilinmeyecek, konuşulanlar unutulacak!
Neyse, gelelim şimdiki Başkan Cin’e…
Bir gün buyurmuş:
“Artık dereler taşmayacak!”
Nedenini soranlara da göğsünü gere gere cevap vermiş:
“Ben 105 kilometre dere ıslah ettim!”
Maşallah Cin Başkan! Dereyi ıslah etmişsin de yağmurun dilinden anlamamışsın galiba. Zira şimdi her yağmur yağdığında dereler su sızdırıyor, ortalık yine karışıyor.
Yoksa Cin Başkan biraz fazla mı büyük konuştu? Şişeden çıkınca kendini dev aynasında mı gördü?
Şimdi insan sormadan edemiyor:
Cennet Pendik’ten kovulma vaktimiz geldi mi, ne?
Yoksa bu cennetin cinleri de mi suyunu çıkardı?
