Göğün Yokluklarına Yürümek
Göğün Yokluklarına Yürümek
Zekânı kınından çıkarıp göğün boşluğunda sallayacaksın. Vuracak, itecek, kendini ileriye doğru savuracaksın; göğün derinliklerinde kendine bir yaşam alanı bulabilmek için.
Nefes aldıracaksın o derinliklere. Gerekirse nefesin kendisi olacaksın; gözlerin görmediği, hiçbir temasın henüz gerçekleşmediği göğün katmanlarında.
Göğe minder serip zekânı güreştireceksin gerekirse. Onu kendi sınırlarıyla karşı karşıya getireceksin.
Gerekirse sezgi yolları açacaksın yıldızlar arasında yürüyebilmek için.
Adım adım ilerleyeceksin. Keşfettiğin her ıssız sokağa bir tabela dikeceksin göğün. Bazen kaybolacak, sonra yeniden kendini arayıp bulacaksın.
Çünkü her kayboluş, kendine çıkan başka bir yolun başlangıcıdır.
Ve sen, adım adım varacaksın yokladığın yokluklara. Belki de orada, henüz kimsenin dokunmadığı o sonsuz boşlukta, kendinin bile bilmediği bir yanını keşfedeceksin.
