DUL AVRAT ETİ
Müjde sevgili delikanlılar, emmiler, dayılar ve dedeler!
Hattâ ve hattâ muhterem lezbiyenler ve gayler, sizlere de müjde!
Hepinizin gözü aydın olsun!
“Batı cephesinin proje sanatçıları”ndan güzîde sanatçımız Gülben Ergen, instagram’da "79,90 TL / Ay özel abonelik bedeli" ile teşhirciliğe başlamış.
Evet, yanlış duymadınız: Sâdece 79,90 TL'cik!
Bu fırsat aslâ kaçmaz, benden demesi!
Bugüne kadar doğada; papatyagillerden, istilâcı karakterli ve fazla tüketildiğinde yan etkileri olan “dul avrat otu” diye bir ot vardı.
Bir de patlıcangillerden olup öldürücü şekilde zehirli olduğu için üretimi ve tüketimi kesinlikle yasak olan “güzel avrat otu” da var.
Ben; Gülben avrada, fizyolojik ve biyolojik evresi îtibârıyla "GÜZELLİĞİ MUTLAK GEÇİCİ AMA DULLUĞU MUTLAK KALICI" olduğundan "dul avrat" demeyi daha uygun gördüm.
Çirkin, ayıbının görülmemesi için löp löp et ve kat kat esvap örtünürken ve Gülben avrat da teşhîre girişmişken; dul dedim diye, çirkin dediğimi de anlamasın!
Şimdi Gülben avrat sâyesinde, “hem ergen hem dul avrat eti” çıkmış oldu. Yan etkisi kuvvetle muhtemel olduğundan, doktor gözetiminde tüketilmeli ve her hâlükârda aşırı tüketimden mutlakâ kaçınılmalıdır.
Gerçi, dul avrat eti konusunda muhterem Hülyâ AVŞAR’ın epeyi hocalık yapacak geçmişi var ya; neyse, o konuya burada girmeyeyim!
Her ne kadar uygulama hakkında kulağıma birşeyler çalınmış olsa da:
*Birim fiyat, filtrelinin mi yoksa filtresizin fiyâtı mı?
*Birim fiyat, açtı kapattı fiyâtı mı; kaç sâniye ve kaç cm2'lik alan için geçerli?
*Birim fiyâta sohbet dâhil mi; değilse, sohbetli teşhîrin fiyâtı nedir?
*Her yer tek fiyat mı; daha ucuz, daha pahâlı ve bedâvâ yerler var mı?
*Hafta içi ve hafta sonu, millî ve ulusal bayram ile gece ve gündüz târifesi var mı?
*Belirli bir süreden ve cm2’den sonra teşhirmetre çalışıyor mu?
*Banyo, yatak, WC; havuz, plâj ve benzerî yere göre fiyat değişiyor mu?
*Cesur, dekolte, transparan, muhâfazakâr, utangaç veyâ korkak giyimli; bornoz, bikini, sabahlık veyâ gecelikli; şifon, saten, polyester veyâ pamuklu; uzun veyâ az-yarı-süper miniye göre falan fiyat değişiyor mu?
*Özellikle bilgisayar ürünlerinde yazıcı fiyâtına toner / kartuşun satılması gibi, esâs ürünü daha pahâlıya mı teşhîr ediyor?
*5 X görene, ‘1 X’ ya da ‘1 Y’ veyâ ‘1 X + 2 Y’ kısmın teşhîri bedâvâ mı?
*Otel, park, pastane ve balıkçı buluşmaları ile elletme ve dokunma gibi ekstra ve kademeli ücrete tâbi işler var mı; varsa, fiyâtı nedir?
Cevap aranması gereken sorular daha da arttırılabilir.
Af edersiniz ama; duyunca iğrendiğim için, bu konulardan yana hiçbir bilgim yok!
Uygulamanın nicelik ve niteliğini merâk edenler varsa, üzülmesin:
Gülben avradın çok saygıdeğer ve pek muhterem aboneleri, diğer teşhircilere göre "top one / top secret" puanlaması da yaparak biz istemesek de hepimize detaylı bir bilgi verecek ve bu konudaki merâkımızı bedâvâ giderecektir!
Gülben avradın; 53 yaşında, kız / dul kurusu ve nine olma çağında böyle bir işe başlaması bir hayli ilginç.
Hani “ ‘yiğide’ yi öldür, ama hakkını yeme; nasıl da yakıştı haspama!” diyeceğim; fakat, böyle işler için biraz geç kalmış durumda.
Ama olsun; bitli baklanın bile kör alıcısı oluyorsa, hemi ergen hemi nine hemi de dul avrad etinin alıcısı hayli hayli olur!
Giden gitti, gelen bir; zararın neresinden dönse kârdır!
Şu ana kadar bilinen sayı îtibârıyla en az iki koca eskitmiş olan Gülben avrat; zekî, çevik ve çalışkan bir avrattır.
Bu işte bir ümîdi ve bir bildiği olmasa, bu işte bir ışık ve ekmek görmese, bu işe kesinlikle girmezdi.
Genç rakiplerine göre biraz dezavantajlı başlamış ve arayı kapatamayacak olsa da teşhîre, kazanç garanti: Birimden kazanamazsa, sürümden kazanır!
Eskiden, “çok âdî ve basit mallar”ın satıldığı “bi milyoncular” vardı. Şimdi “on liracı, yüz liracı” olarak mı iş yapıyorlar, bilmem.
Ergen avradın teşhir bedeline baktığımızda, tezgâha koyduğu mal bi milyoncudaki maldan çok daha âdî ve basit olmalı.
Öyle ki: Eski bi milyon TL’yi bugünkü bin TL saydığımızı farz etsek; Gülben avradın teşhir bedeli, bi milyoncudaki malın değerinin tam on iki buçukta biri!
Medâr-ı iftihârımız Manukyan yaşasaydı; işi bu kadar ayağa düşürdüğü için kesinlikle suç duyurusunda bulunurdu, her şeyine bahse girerim!
Hiç değilse, küsurlu olmasaydı eyiydi!
Kuyumcu ve mücevherci tezgâhından başka tezgâh kabul etmeyen Gülben avrat; artık kendisini, herkesin kolaylıkla ulaşabileceği pazar ve tezgâhlara koymuş.
“Verilen Görev”, bu denli ayağa düşmeyi gerektiriyor demek ki!
Teşhîrin de bir haysiyeti ve rajonu var diyeceğim ama:
*Hülyâ Avşar, Âhû Tuğba, Hârika Avcı ve Müjde Ar gibilerle teşhir ciddî şekilde seviye kaybetmiş,
*Melek Mosso, Hâdise, Gülşen ve Manifest gibilerle iyice yerlere düşmüştü.
*Gülben avrat, teşhîri hepten yerde sürünür hâle getirmiş..
Deniz bitti, kara göründü; hayat, Gülben avradı zorlamaya başladı demek ki!
Ama bir şey demeden de geçemeyeceğim:
Teşhirde fiyâtı "bir kolon spor toto-loto-ganyan / yarım paket sigara / bir bardak çay" fiyâtına inecek kadar kırmakla, genç teşhircileri oldukça zor durumda bıraktığını da net bir şekilde söylemeliyim!
Bu sâatten sonra; genç teşhirciler evlerine ekmek götürmekte bir hayli zorlanacaklar, çoluk çocukları kuru ekmek ya da taş yiyecekler!
Çünkü, söz konusu genç teşhircilerin hayalleri çok yüksek, sâhip olduğu lüks ile konforu kaybetmeye tahammülsüz ve aslâ dayanamayacak kadar dayanıksız.
Bir birim dahi kaybettiklerinde sudan çıkmış balık ve eşekten düşmüş karpuzdan beter olacakları söz konusu lüks ve konforu kaybetmemek adına, ek iş olarak muhtemelen limon satmanın ötesinde işe kalkışacaklar ve kötü yola düşecekler hafazanallah!
NOT:
"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla yazmaya çalıştığım yazı ve şiirlerime yorum yapmak sûretiyle sağladığınız katkı için çok teşekkür ederim!

