DUL AVRAT ETİ

Yayınlanma : 27 Temmuz 2026 23:46

DUL AVRAT ETİ

 

Müjde sevgili delikanlılar, emmiler, dayılar ve dedeler!

 

Hattâ ve hattâ muhterem lezbiyenler ve gayler, sizlere de müjde!


Hepinizin gözü aydın olsun!


Batı cephesinin proje san'atçıları”ndan güzîde san'atçımız Gülben Ergen, instagram’da "79,90 TL / Ay özel abonelik bedeli" ile teşhirciliğe başlamış.

 

Yaşı ilerleyince fiyat daha da düşer mi, bilmem.

 

Tâze gösteri fiyâtı, "Bu kadarcık da mı paran yok be birâder?" dedirtecek cinsten oldukça mâkul, ucuz.

 

Hem de sudan ucuz: 79,90 TL / Ay

 

Evet, yanlış duymadınız: Aylık sâdece 79,90 TL'cik!

 

Bu fırsat ve bu "ziyâfet" aslâ kaçmaz, benden demesi!

 

Bugüne kadar doğada; papatyagillerden, istilâcı karakterli ve fazla tüketildiğinde yan etkileri olan “dul avrat otu” diye bir ot vardı.

 

Bir de patlıcangillerden olup öldürücü şekilde zehirli olduğu için üretimi ve tüketimi kesinlikle yasaklanmış olan “güzel avrat otu” da var.


Ben, bu tâbirlerden yararlanmak sûretiyle; Gülben avrada, fizyolojik ve biyolojik evresi îtibârıyla "GÜZELLİĞİ MUTLAK GEÇİCİ AMA DULLUĞU MUTLAK KALICI" olduğundan "dul avrat" demeyi daha uygun gördüm.


Çirkin, ayıbının görülmemesi için löp löp et ve kat kat esvap örtünürken ve Gülben avrat da teşhîre girişmişken; dul dedim diye, çirkin dediğimi de anlamasın!



Şimdi Gülben avrat sâyesinde, “hem ergen hem dul avrat eti” çıkmış oldu. Yan etkisi kuvvetle muhtemel olduğundan, doktor gözetiminde tüketilmeli ve her hâlükârda aşırı tüketimden mutlakâ kaçınılmalıdır.

 

Gerçi, teşhîri bir san'ata dönüştüren ve meslek olarak icrâ eden muhterem Hülyâ AVŞAR hanımefendinin dul avrat eti konusunda epeyi hocalık yapacak geçmişi var ya; neyse, o konuya burada girmeyeyim!

 

Her ne kadar uygulama hakkında kulağıma bir şeyler çalınmış olsa da birim fiyatla ilgili önemli sorular var:

     *Lânsman fiyâtı mı; belirli sayıda aboneye ulaşıldıktan sonra artacak mı?

    *Sezon ve mevsime girişlerde yüksek olarak belirlenen turfanda fiyat mı; sezon ve mevsim sonunda indirime gidilecek mi?

     *Öğrenci, öğretmen, polis; emekli ile mahkûm, engelli, yaşlı ve dul gibi dezavantajlı grup indirimi var mı?

      *LGBT'li ve viagralılara özel muâmele var mı?

       *Filtrelinin mi, yoksa filtresizin fiyâtı mı?

       *Açtı kapattı fiyâtı mı; kaç sâniye ve kaç cm2'lik alan için geçerli?

       *Sohbet dâhil mi; değilse, sohbetli teşhîrin fiyâtı nedir?

       *Her yer tek fiyat mı; bölgelere göre daha pahâlı, daha ucuz ve bedâvâ yerler var mı?

       *Gece ve gündüz, hafta içi ve sonu ile millî ve ulusal bayram târifesi var mı?

      *Belirli bir süreden ve cm2’den sonra teşhirmetre çalışıyor mu?

      *Banyo, yatak, WC; havuz, plâj ve benzerî yere göre fiyat değişiyor mu?

     *Cesur, dekolte, transparan, muhâfazakâr, utangaç veyâ korkak giyimli; şifon, saten, polyester veyâ pamuklu bornoz, bikini, sabahlık veyâ gecelikli; uzun veyâ az-yarı-süper miniye göre falan fiyat değişiyor mu?

     *Özellikle bilgisayar ürünlerinde yazıcı fiyâtına toner / kartuşun satılması gibi, esâs ürünü daha pahâlıya mı teşhîr ediyor?

     *Sembollerle îmâ etmek gerekirse: 5 X görene, ‘1 X’ ya da ‘1 Y’ veyâ ‘1 X + 2 Y’ kısmın teşhîri bedâvâ mı?

    *Hamam, sauna, otel, park, pastane ve balıkçı buluşmaları ile buralarda elletme ve dokunma gibi ekstra ve kademeli ücrete tâbi işler var mı; varsa, fiyâtı nedir? 

    *Allâh ömür verir de yaşı 70, 80 hattâ 90'lara geldiğinde nasıl bir fiyat politikası uygulayacak; kallavî bir indirim mi yoksa zam mı yapacak?


Cevâp aranması gereken sorular daha da arttırılabilir. 

 

Af edersiniz ama; duyunca iğrendiğim için, bu konulardan yana hiçbir bilgim yok!

 

Uygulamanın nicelik ve niteliğini merâk edenler varsa, üzülmesin:

 

Gülben avradın çok saygıdeğer ve pek muhterem aboneleri, diğer teşhircilere göre "top one / top secret" puanlaması da yaparak biz istemesek de hepimize detaylı bir bilgi verecek ve bu konudaki merâkımızı bedâvâ giderecektir!

 

Gülben avradın; 53 yaşında, kız / dul kurusu ve nine olma çağında böyle bir işe başlaması bir hayli ilginç.


Daha önce bu tarz işlere, "kötü yolda olmak" ya da “kötü yola düşmek” denirdi, bu tanım hâlâ da geçerli.

 

Ama Gülben avradın kendisi kötü yolda olsa ve kötü yola düşse de; kendisinin “dimdik ayakta” ve işlerin de “yolunda” ve “iyi” olacağından bir hayli emin!


Hani “[ YİĞİDE ]’yi öldür, ama hakkını yeme; nasıl da yakıştı haspama!” diyeceğim; fakat, böyle işler için biraz geç kalmış durumda.

 

Ama olsun; bitli baklanın bile kör alıcısı oluyorsa, hemi ergen hemi nine hemi de dul avrad etinin alıcısı hayli hayli olur!

 

Giden gitti, gelen bir; zararın neresinden dönse kârdır!


Şu âna kadar bilinen sayı îtibârıyla en az iki koca eskitmiş olan Gülben avrat; zekî, çevik ve çalışkan bir avrattır.

 

Bu işte bir ümîdi ve bir bildiği olmasa, bu işte bir ışık ve ekmek görmese, bu işe kesinlikle girmezdi.

 

Genç "rakîbe"lerine göre "yaş ve hâl" bakımından teşhîre "oldukça" dezavantajlı başlamış ve arayı aslâ kapatamayacak olsa da kazanç garanti: Birimden kazanamazsa, sürümden kazanır!

 

Eskiden, “çok âdî ve basit mallar”ın satıldığı “bi milyoncular” vardı. Şimdi “on liracı, yüz liracı” olarak mı iş yapıyorlar, bilmem.

 

Ergen avradın teşhir bedeline baktığımızda, tezgâha koyduğu mal bi milyoncudaki maldan çok daha âdî ve basit olmalı.

 

Öyle ki: Eski bi milyon TL’yi bugünkü bin TL saydığımızı farz etsek; Gülben avradın teşhir bedeli, bi milyoncudaki malın değerinin tam on iki buçukta biri!


"Fâhişeliği=orospuluğu" devlet ve toplum nezdinde makbul ve mûteber hâle ve vergisi ödenmek sûretiyle kutsal bir kazanç hâline getirmeyi başaran medâr-ı iftihârımız Manukyan hanımefendi yaşasaydı; işi bu kadar ayağa düşürdüğü için Gülben avrat hakkında kesinlikle suç duyurusunda bulunurdu, her şeyine bahse girerim!


Hiç değilse, birim fiyat küsurlu olmasaydı eyiydi!


Meşhur "film ve kaset yapımcısı tezgâhı" hikâyesini bir kenâra koyalım; "kuyumcu ve mücevherci tezgâhı"ndan başka bir tezgâh kabûl etmeyen Gülben avrat; artık kendisini, herkesin kolaylıkla ulaşabileceği pazar ve tezgâhlara koymuş.

 

“Verilen Görev”, bu denli ayağa düşmeyi gerektiriyor demek ki!

 

Teşhîrin de bir haysiyeti ve rajonu var diyeceğim ama:

    *Hülyâ Avşar, Âhû Tuğba, Hârika Avcı ve Müjde Ar gibilerle teşhîr işi ciddî şekilde yara almış ve seviye kaybetmiş,

      *Melek Mosso, Hâdise, Gülşen ve Manifest gibilerle iyice yerlere düşmüştü.

      *Gülben avrat, teşhîri hepten yerde sürünür hâle getirmiş..

 

Deniz bitti, kara göründü; hayat, Gülben avradı zorlamaya başladı demek ki!

 

Ama bir şey demeden de geçemeyeceğim:

 

Teşhirde fiyâtı "bir kolon spor toto-spor loto-ganyan / yarım paket sigara / bir bardak çay" fiyâtına inecek kadar kırmakla, genç teşhircileri oldukça zor durumda bıraktığını da net bir şekilde söylemeliyim!

 

Bu sâatten sonra; genç teşhirciler evlerine ekmek götürmekte bir hayli zorlanacaklar, çoluk çocukları kuru ekmek ya da taş yiyecekler!

 

Çünkü, söz konusu genç teşhircilerin hayalleri çok yüksek, sâhip olduğu lüks ile konforu kaybetmeye tahammülsüz ve aslâ dayanamayacak kadar dayanıksız.

 

Genç, körpe ve tâze teşhirciler; bir birim dahi kaybettiklerinde sudan çıkmış balık ve eşekten düşmüş karpuzdan beter olacakları söz konusu lüks ve konforu kaybetmemek adına, ek iş olarak muhtemelen limon satmanın ötesinde işlere kalkışacaklar ve kötü yola düşecekler hafazanallah!

 

NOT:

"Sanat, Hak ve halk içindir!" düstûruyla yazmaya çalıştığım yazı ve şiirlerime yorum yapmak sûretiyle sağladığınız katkı için çok teşekkür ederim!

 

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Abdulmuttalip Arslan28 Temmuz 2026 06:17

    EYVALLAH