
… anlayış, yaşayış
“Kur’an’a göre bizim anlayışımız nasıl olmalıdır?”
Kur’an’a Göre Bizim Anlayışımız: Hayata Dair 100 Temel İlke
İnançtan Adalete, Ahlaktan Özgürlüğe: Kur’an Ne Söylüyor?
Kur’an’ın Işığında Hayatı Yeniden Anlamak
Dini Nasıl Anlamalı, Hayatı Nasıl Yaşamalıyız?
Kur’an Merkezli Bir Hayatın 100 Ölçüsü
Kur’an’ı yalnızca ibadetlerle sınırlamayan bu çalışma; inançtan adalete, ahlaktan yönetime, aileden ekonomiye, bilimden çevreye kadar hayatın bütün alanlarını 100 temel ilke üzerinden ele alıyor.
Zorlamanın karşısına özgür iradeyi,
Gösterişin karşısına samimiyeti,
Ayrıcalığın karşısına adaleti,
Tembelliğin karşısına emek ve sorumluluğu koyarak;
İnsan onurunu koruyan, aklı ve vicdanı birlikte çalıştıran Kur’an merkezli bir hayat anlayışı ortaya koyuyor.
1. BİZİM DİN ANLAYIŞIMIZ
Gerçek iyilik yalnızca biçimsel yöneliş değildir; iman etmek, paylaşmak, ibadeti yerine getirmek, sözünde durmak ve sıkıntılara sabretmektir.
Kaynak: Bakara, 2/177.
Din; baskı ve gösteriş değil, özgür iradeyle iman, güzel ahlak ve salih ameldir.
- Bakara 2/256: “Dinde zorlama yoktur.”
- Yûnus 10/99: İnsanların inanması için zorlanamayacağı bildirilir.
- Nahl 16/125: Allah’ın yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağırmak emredilir.
- Bakara 2/177: İyiliğin yalnızca şekil ve yönelişten ibaret olmadığı; iman, paylaşma, sözünde durma ve sabırla tamamlandığı anlatılır.
- Mâûn 107/1-7: Yetimi itip yoksulu gözetmeyen, ibadetini gösterişe dönüştüren anlayış eleştirilir.
Kur’an’a göre iman, zorlamayla değil özgür iradeyle gerçekleşir. Diyanet – Bakara 2/256
2. BİZİM ADALET ANLAYIŞIMIZ
Kendinizin, anne babanızın ve yakınlarınızın aleyhine bile olsa adaleti titizlikle ayakta tutun.
Kaynak: Nisâ, 4/135.
Adalet; yalnız dostlara değil, kendimize, yakınlarımıza ve düşmanlarımıza karşı da korunmalıdır.
- Nisâ 4/58: Emanetleri ehline vermek ve insanlar arasında adaletle hükmetmek emredilir.
- Nisâ 4/135: Kişinin kendisi ve yakınları aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutması istenir.
- Mâide 5/8: Bir topluluğa duyulan öfkenin insanı adaletsizliğe sürüklememesi emredilir.
- Nahl 16/90: Allah’ın adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emrettiği bildirilir.
Kur’an’ın adaleti; kişiye, makama, servete ve yakınlığa göre değişmez. Diyanet – Nisâ 4/135
3. BİZİM KADER ANLAYIŞIMIZ
Bir toplum kendisinde olanı değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.
Kaynak: Ra‘d, 13/11.
Kader; hiçbir şey yapmadan beklemek veya bütün hataları Allah’a yüklemek değildir. İlâhî ölçü ile insanın irade ve sorumluluğu birlikte düşünülmelidir.
- Kamer 54/49: “Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.”
- Ra‘d 13/11: Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah’ın onların durumunu değiştirmeyeceği bildirilir.
- Necm 53/39-41: İnsanın ancak çabasının karşılığını elde edeceği açıklanır.
- Kehf 18/29: “Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.”
- İnsan 76/3: İnsana yolun gösterildiği; onun şükreden veya nankör olanı tercih edebileceği bildirilir.
- Tekvîr 81/28-29: İnsanın doğru yolu istemesi ile Allah’ın kuşatıcı iradesi birlikte ifade edilir.
Bu ayetler birlikte okunduğunda kader; ölçü, imtihan, tercih, gayret, sorumluluk ve Allah’ın kuşatıcı iradesi olarak anlaşılır. Tembellik ve teslimiyetçilik kader değildir. Diyanet – Kamer 54/49, Diyanet – Kehf 18/29
4. BİZİM İNSAN ANLAYIŞIMIZ
Allah insanoğlunu onurlu ve değerli kılmış, ona birçok varlıktan üstün imkânlar vermiştir.
Kaynak: İsrâ, 17/70.
- İsrâ 17/70: İnsanoğlunun şerefli ve değerli kılındığı bildirilir.
- Hucurât 49/13: İnsanların birbirlerini tanımaları için farklı topluluklara ayrıldığı; üstünlüğün takvada olduğu açıklanır.
- Nisâ 4/1: İnsanlığın tek bir özden yaratıldığı bildirilir.
- Tîn 95/4: İnsanın en güzel biçimde yaratıldığı belirtilir.
İnsan; ırkı, soyu, serveti veya makamıyla değil, ahlakı ve sorumluluk bilinciyle değer kazanır.
5. BİZİM İBADET ANLAYIŞIMIZ
Allah’a kurbanların eti ve kanı değil, insanın sorumluluk bilinci ve samimiyeti ulaşır.
Kaynak: Hac, 22/37.
- Bakara 2/177: Dindarlığın yalnızca dış görünüş ve şekilden ibaret olmadığı anlatılır.
- Hac 22/37: Kurbanların et ve kanlarının değil, insanların takvasının Allah’a ulaşacağı bildirilir.
- Mâûn 107/4-7: Gösteriş için ibadet eden ve yardımlaşmayı engelleyenler eleştirilir.
- Ankebût 29/45: Namazın insanı kötülükten ve hayasızlıktan uzaklaştırması gerektiği bildirilir.
Gerçek ibadet, insanın davranışlarını ve ahlakını güzelleştiren ibadettir.
6. BİZİM AHLAK ANLAYIŞIMIZ
Allah adaleti, iyiliği ve paylaşmayı emreder; hayasızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar.
Kaynak: Nahl, 16/90.
- Hucurât 49/11-12: Alay etmek, küçümsemek, kötü lakap takmak, zan, kusur araştırmak ve gıybet yasaklanır.
- İsrâ 17/23-39: Anne babaya iyilik, yoksulu gözetmek, ölçülü harcamak, cana kıymamak ve sözünde durmak emredilir.
- Fussilet 41/34: Kötülüğün en güzel davranışla karşılanması istenir.
- Ahzâb 33/70: Doğru ve sağlam söz söylemek emredilir.
- Saff 61/2-3: Yapılmayan şeylerin söylenmesi ağır biçimde eleştirilir.
7. BİZİM AKIL VE İLİM ANLAYIŞIMIZ
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bunu ancak aklını kullananlar düşünüp anlar.
Kaynak: Zümer, 39/9.
- Alak 96/1-5: İlk emir “Oku”dur.
- Zümer 39/9: Bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağı bildirilir.
- Sâd 38/29: Kur’an’ın ayetleri üzerinde düşünülmesi istenir.
- Bakara 2/170: Ataları sorgulamadan taklit eden anlayış eleştirilir.
- Zümer 39/18: Sözü dinleyip onun en güzeline uyanlar övülür.
Kur’an; körü körüne bağlılığı değil, okuyan, düşünen ve gerçeği araştıran insanı öne çıkarır.
8. BİZİM ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ANLAYIŞIMIZ
Hak Rabbinizdendir; dileyen iman eder, dileyen inkâr eder ve tercihinin sorumluluğunu taşır.
Kaynak: Kehf, 18/29.
.
- Bakara 2/256: İnançta zorlama yoktur.
- Kehf 18/29: İman veya inkâr tercihi insana bırakılmıştır.
- Müddessir 74/38: Her insanın yaptıklarından sorumlu olduğu bildirilir.
- Zilzâl 99/7-8: Zerre kadar iyilik veya kötülük yapanın karşılığını göreceği açıklanır.
- Fâtır 35/18: Hiçbir insanın başkasının günahını yüklenmeyeceği bildirilir.
9. BİZİM YÖNETİM VE LİYAKAT ANLAYIŞIMIZ
Emanetleri ehil insanlara verin ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmedin.
Kaynak: Nisâ, 4/58.
- Nisâ 4/58: Emanetlerin ehline verilmesi emredilir.
- Şûrâ 42/38: Müminlerin işlerini danışarak yürüttükleri bildirilir.
- Âl-i İmrân 3/159: Peygamber’e bile insanlarla istişare etmesi emredilir.
- Mâide 5/8: Yönetimde öfke ve tarafgirlik yerine adalet istenir.
Yönetimin temeli; ehliyet, liyakat, adalet, emanet ve istişaredir.
10. BİZİM ÇALIŞMA VE RIZIK ANLAYIŞIMIZ
İnsan için ancak kendi çabasının karşılığı vardır.
Kaynak: Necm, 53/39
- Necm 53/39: “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.”
- Tevbe 9/105: “Çalışın; yaptıklarınızı Allah, rasulü ve müminler görecektir.”
- Mülk 67/15: Yeryüzünde dolaşmak ve Allah’ın rızkından yararlanmak emredilir.
- Cuma 62/10: Namazdan sonra yeryüzüne dağılıp Allah’ın lütfundan rızık aranması istenir.
Tevekkül; çalışmayı bırakmak değil, gerekeni yaptıktan sonra Allah’a güvenmektir. Diyanet – Necm 53/39
11. BİZİM MAL VE SOSYAL ADALET ANLAYIŞIMIZ
Servet yalnızca zenginler arasında dolaşan bir güç hâline gelmemelidir.
Kaynak: Haşr, 59/7.
- Haşr 59/7: Servetin yalnızca zenginler arasında dolaşan bir güç hâline gelmemesi gerektiği belirtilir.
- Zâriyât 51/19: Mallarda ihtiyaç sahiplerinin hakkı bulunduğu bildirilir.
- Bakara 2/188: Malların haksız yollarla yenmesi ve yöneticilere rüşvet verilmesi yasaklanır.
- Bakara 2/261: Allah yolunda paylaşmanın bereketi anlatılır.
- Mâûn 107/1-3: Yetimi ve yoksulu gözetmeyen anlayış, dini yalanlamakla ilişkilendirilir.
12. BİZİM KADIN – ERKEK VE AİLE ANLAYIŞIMIZ
Eşler arasında huzur, sevgi ve merhamet var edilmesi Allah’ın işaretlerindendir.
Kaynak: Rûm, 30/21.
- Nisâ 4/1: Kadın ve erkeğin aynı özden yaratıldığı bildirilir.
- Tevbe 9/71: Mümin erkeklerle mümin kadınların birbirlerinin dostu ve yardımcısı olduğu açıklanır.
- Ahzâb 33/35: İman, ibadet, sabır ve ahlak bakımından kadın ve erkek birlikte anılır.
- Rûm 30/21: Evliliğin sevgi, merhamet ve huzur üzerine kurulduğu bildirilir.
13. BİZİM MERHAMET ANLAYIŞIMIZ
Peygamber bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.
Kaynak: Enbiyâ, 21/107.
- Enbiyâ 21/107: Hz. Muhammed’in âlemlere rahmet olarak gönderildiği bildirilir.
- Zümer 39/53: Allah’ın rahmetinden ümit kesilmemesi emredilir.
- Âl-i İmrân 3/159: Kaba ve katı davranışın insanları uzaklaştıracağı belirtilir.
- Beled 90/17: Merhameti birbirine tavsiye edenler övülür.
14. BİZİM BARIŞ ANLAYIŞIMIZ
Karşı taraf barışa yönelirse siz de barışa yönelin ve Allah’a güvenin.
Kaynak: Enfâl, 8/61.
- Bakara 2/190: Saldıranlarla mücadele edilmesi fakat sınırın aşılmaması emredilir.
- Enfâl 8/61: Karşı taraf barışa yönelirse barışa yönelmek istenir.
- Mâide 5/32: Haksız yere bir cana kıymanın büyüklüğü, İsrailoğulları üzerinden anlatılır.
- Mümtehine 60/8: Müslümanlarla savaşmayan insanlara iyilik ve adaletle davranmak yasaklanmaz.
15. BİZİM ÇEVRE VE TABİAT ANLAYIŞIMIZ
İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır.
Kaynak: Rûm, 30/41.
- Rûm 30/41: Karada ve denizde bozulmanın insanların yaptıkları yüzünden ortaya çıktığı bildirilir.
- A‘râf 7/56: Yeryüzü düzene konulduktan sonra bozgunculuk yapılmaması emredilir.
- En‘âm 6/141: İsraf yasaklanır.
- Rahmân 55/7-9: Evrendeki dengenin bozulmaması istenir.
16. BİZİM BİRLİK ANLAYIŞIMIZ
Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın; bölünüp parçalanmayın.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/103.
- Âl-i İmrân 3/103: Allah’ın ipine hep birlikte sarılmak ve bölünmemek emredilir.
- Hucurât 49/10: Müminlerin kardeş olduğu ve aralarının düzeltilmesi gerektiği bildirilir.
- Enfâl 8/46: Çekişmenin toplumun gücünü kaybettireceği uyarısı yapılır.
17. BİZİM KUR’AN ANLAYIŞIMIZ
Bu kutlu kitap, ayetleri düşünülsün ve akıl sahipleri öğüt alsın diye indirilmiştir.
Kaynak: Sâd, 38/29.
- İsrâ 17/9: Kur’an’ın insanı en doğru yola yönelttiği bildirilir.
- Sâd 38/29: Kur’an’ın ayetleri üzerinde düşünülsün diye indirildiği açıklanır.
- Zümer 39/18: Sözü dinleyip en güzeline uyanlar övülür.
- Kamer 54/17: Kur’an’ın düşünüp öğüt almak için kolaylaştırıldığı bildirilir.
- Furkān 25/30: Peygamber’in, toplumunun Kur’an’ı terk edilmiş bıraktığından yakınacağı bildirilir.
“Bizim din anlayışımız; aklı dışlamayan, adaleti ertelemeyen, kaderi tembelliğe dönüştürmeyen, ibadeti ahlaktan ayırmayan ve insanın onurunu koruyan Kur’an merkezli bir anlayıştır.”
İnanç ve maneviyat
18. BİZİM TEVHİT ANLAYIŞIMIZ
De ki: O Allah birdir.
Kaynak: İhlâs, 112/1.
- İhlâs 112/1-4: Allah birdir; doğurmamış, doğmamış ve hiçbir şey O’na denk değildir.
- Bakara 2/163: İlahın tek olduğu bildirilir.
- Şûrâ 42/11: Allah’ın benzerinin bulunmadığı açıklanır.
- En‘âm 6/102: Her şeyi yaratanın Allah olduğu ve yalnız O’na kulluk edilmesi gerektiği bildirilir.
Tevhit, yalnızca Allah’ın varlığını kabul etmek değil; insanı, makamı, parayı ve din adamını kutsallaştırmamaktır.
19. BİZİM PEYGAMBER ANLAYIŞIMIZ
Peygamber de insanlar gibi bir insandır; ancak ona ilahınızın tek olduğu vahyedilmektedir.
Kaynak: Kehf, 18/110.
- Kehf 18/110: Peygamberin de insanlar gibi bir insan olduğu, ancak kendisine vahyedildiği bildirilir.
- Ahzâb 33/21: Allah’ın resulünde güzel bir örnek bulunduğu açıklanır.
- Nisâ 4/80: Peygambere itaatin Allah’a itaat olduğu bildirilir.
- Âl-i İmrân 3/144: Hz. Muhammed’in bir peygamber olduğu; ondan önce de peygamberlerin gelip geçtiği hatırlatılır.
Peygamber; ilahlaştırılan değil, vahyi yaşayarak insanlığa örnek olan Allah’ın elçisidir.
20. BİZİM DUA ANLAYIŞIMIZ
Allah kullarına yakındır; kendisine dua edenin duasına karşılık verir.
Kaynak: Bakara, 2/186.
- Bakara 2/186: Allah’ın insana yakın olduğu ve dua edenin duasına karşılık verdiği bildirilir.
- Mü’min 40/60: “Bana dua edin, size karşılık vereyim” buyurulur.
- A‘râf 7/55: Allah’a alçak gönüllülükle ve içtenlikle dua edilmesi istenir.
- Furkān 25/77: İnsanın değerinin duası ve kulluğuyla ilişkili olduğu bildirilir.
Dua, sorumluluktan kaçmak değil; çalışırken Allah’la gönül bağını korumaktır.
21. BİZİM TÖVBE ANLAYIŞIMIZ
Allah’a içten ve samimi bir tövbeyle yönelin.
Kaynak: Tahrîm, 66/8.
- Tahrîm 66/8: İçten ve samimi bir tövbeye çağrı yapılır.
- Âl-i İmrân 3/135-136: Hata yaptığında Allah’ı hatırlayan ve yanlışında ısrar etmeyenler övülür.
- Furkān 25/70-71: Tövbe edip hayatını düzeltenlerin kötülüklerinin iyiliğe çevrilebileceği bildirilir.
- Şûrâ 42/25: Allah’ın tövbeleri kabul ettiği açıklanır.
Tövbe yalnızca “pişmanım” demek değil; yanlışı terk etmek, zararı gidermek ve davranışı değiştirmektir.
22. BİZİM SABIR VE MUSİBET ANLAYIŞIMIZ
İnsanlar korku, açlık, mal ve can kaybıyla sınanabilir; sabredenler müjdelenir.
Kaynak: Bakara, 2/155.
- Bakara 2/155-157: Korku, açlık ve kayıplarla sınanma karşısında sabredenler müjdelenir.
- Yûsuf 12/87: Allah’ın rahmetinden ümit kesilmemesi istenir.
- İnşirah 94/5-6: Zorlukla beraber kolaylığın bulunduğu iki kez vurgulanır.
- Tegābün 64/11: Musibet karşısında imanını koruyanın kalbine Allah’ın yön vereceği bildirilir.
Sabır; zulme boyun eğmek değil, sıkıntı karşısında doğruluktan ayrılmamaktır.
23. BİZİM ŞÜKÜR ANLAYIŞIMIZ
Şükrederseniz Allah nimetlerini artırır; nankörlüğün ise ağır bir karşılığı vardır.
Kaynak: İbrâhim, 14/7.
- İbrâhim 14/7: Şükredenlere nimetlerin artırılacağı bildirilir.
- Lokmân 31/12: Şükreden kişinin kendi yararına şükretmiş olacağı açıklanır.
- Nahl 16/18: Allah’ın nimetlerinin sayılamayacak kadar çok olduğu belirtilir.
- Sebe’ 34/13: Şükreden kulların az olduğu hatırlatılır.
Şükür yalnızca sözle değil, nimeti doğru kullanmak ve paylaşmakla gerçekleşir.
24. BİZİM HELAL–HARAM ANLAYIŞIMIZ
Delilsiz biçimde “Bu helaldir, şu haramdır” diyerek Allah hakkında yalan söylemeyin.
Kaynak: Nahl, 16/116.
- Nahl 16/116: Delilsiz biçimde “Bu helaldir, bu haramdır” denilmesi yasaklanır.
- Mâide 5/87-88: Allah’ın helal kıldığı güzel şeylerin yasaklanmaması istenir.
- A‘râf 7/32: Allah’ın kulları için yarattığı güzellikleri ve temiz rızıkları kimin haram kılabileceği sorulur.
- En‘âm 6/119: Haramların Allah tarafından açıklandığı bildirilir.
Dinde helal ve haram koyma yetkisi kişisel zevklere, geleneklere ve dinî otorite iddiasındaki insanlara bırakılamaz. Diyanet – Nahl 16/116
Bireysel ve ahlaki hayat
25. BİZİM ÖLÇÜLÜLÜK ANLAYIŞIMIZ
Doğru insanlar harcarken ne savurganlık ne de cimrilik eder; ikisi arasında dengeli davranır.
Kaynak: Furkān, 25/67.
- Bakara 2/143: Müslümanların aşırılıklardan uzak, dengeli bir toplum olması istenir.
- A‘râf 7/31: Yeme ve içmede israf yasaklanır.
- Furkān 25/67: Harcamada savurganlıkla cimrilik arasında dengeli olmak övülür.
- Mâide 5/77: Dinde haksız yere aşırıya gidilmemesi emredilir.
Kur’an’ın ölçüsü; ifratla tefrit arasında adaletli, sağduyulu ve dengeli bir hayattır. Diyanet – Bakara 2/143
26–50
26. BİZİM HABER VE BİLGİ ANLAYIŞIMIZ
Bir haber geldiğinde doğruluğunu araştırın; bilmeden insanlara zarar verip pişman olmayın.
Kaynak: Hucurât, 49/6.
- Hucurât 49/6: Gelen bir haberin doğruluğu araştırılmadan insanlara zarar verilmemesi istenir.
- Nûr 24/15-16: Bilgi sahibi olunmayan söylentilerin aktarılması ağır biçimde eleştirilir.
- Bakara 2/42: Gerçeğin yanlışla karıştırılması ve bilerek gizlenmesi yasaklanır.
- Kāf 50/18: İnsanın söylediği her sözün kayıt altında olduğu bildirilir.
Kur’an’a göre haberin temel ilkeleri; doğrulama, delil, sorumluluk ve insan onurunu korumaktır. Diyanet – Hucurât 49/6
27. BİZİM SÖZ VE İLETİŞİM ANLAYIŞIMIZ
Kullara sözün en güzelini söylemeleri emredilmiştir; kötü söz insanların arasını bozar.
Kaynak: İsrâ, 17/53.
- İbrâhim 14/24-25: Güzel söz, kökü sağlam ve meyve veren ağaca benzetilir.
- İsrâ 17/53: İnsanlara sözün en güzelini söylemek emredilir.
- Bakara 2/83: İnsanlarla güzel konuşulması istenir.
- Lokmân 31/19: Kibirli ve yüksek sesli konuşma eleştirilir.
Söz; kırmak, küçültmek ve kışkırtmak için değil, hakikati güzellikle ulaştırmak için kullanılmalıdır.
28. BİZİM ÖZ ELEŞTİRİ ANLAYIŞIMIZ
Kendinizi kusursuz ve tertemiz göstermeye çalışmayın; kimin sorumluluk sahibi olduğunu Allah bilir.
Kaynak: Necm, 53/32.
- Necm 53/32: İnsanın kendisini kusursuz ve temize çıkarmaması istenir.
- Haşr 59/18: Herkesin yarın için ne hazırladığına bakması emredilir.
- Kıyâmet 75/14-15: İnsan mazeret ileri sürse bile kendi durumunu bildiği açıklanır.
- Bakara 2/44: Başkalarına iyiliği emredip kendisini unutmak eleştirilir.
Kur’an’ın insanı önce başkasının değil, kendi niyet ve davranışlarının hesabını vermelidir.
29. BİZİM DİNİN İSTİSMARI ANLAYIŞIMIZ
Din adamları arasında insanların mallarını haksızca yiyen ve onları Allah’ın yolundan uzaklaştıranlar vardır.
Kaynak: Tevbe, 9/34.
- Bakara 2/174: Allah’ın kitabından bir kısmını gizleyip karşılığında çıkar sağlayanlar eleştirilir.
- Tevbe 9/34: İnsanların mallarını haksız yere yiyen din adamları uyarılır.
- Âl-i İmrân 3/78: Kitaptan olmadığı hâlde sözlerini kitaptanmış gibi gösterenler eleştirilir.
- Mâide 5/44: Allah’ın ayetlerinin küçük çıkarlar karşılığında değiştirilmemesi istenir.
Din; para, nüfuz, makam ve siyasi güç kazanmanın aracı yapılamaz.
30. BİZİM MEZHEP VE GRUPLAŞMA ANLAYIŞIMIZ
Dinlerini parçalayıp gruplara ayrılanların hesabı Allah’a aittir; peygamberin bu parçalanmayla ilgisi yoktur.
Kaynak: En‘âm, 6/159.
- En‘âm 6/159: Dinlerini parçalayıp gruplara ayrılanlarla peygamberin ilişkisinin bulunmadığı bildirilir.
- Rûm 30/31-32: Dini bölüp her grubun kendi anlayışıyla övünmesi eleştirilir.
- Mü’minûn 23/52-53: İnsanların ortak dini parçalara ayırarak taraflara bölündükleri anlatılır.
- Âl-i İmrân 3/105: Açık deliller geldikten sonra ayrılığa düşülmemesi istenir.
Mezhep ve cemaat, dinin kendisi hâline getirilmemeli; hiçbir grup Allah’ın ve Kur’an’ın önüne geçirilmemelidir. Diyanet – En‘âm 6/159
Ekonomik ve toplumsal hayat
31. BİZİM TİCARET ANLAYIŞIMIZ
Mallarınızı haksız yollarla yemeyin; ancak karşılıklı rızaya dayanan ticaret meşrudur.
Kaynak: Nisâ, 4/29.
- Mutaffifîn 83/1-3: Alırken tam alıp verirken eksik ölçenler kınanır.
- Hûd 11/85: Ölçü ve tartının adaletle yapılması emredilir.
- Şuarâ 26/181-183: İnsanların haklarının eksiltilmemesi istenir.
- Nisâ 4/29: Karşılıklı rızaya dayanan ticaret dışında malların haksız yollarla yenmesi yasaklanır.
Kazancın meşruiyeti yalnız sözleşmeye değil; dürüstlük, rıza ve hakkaniyete bağlıdır.
32. BİZİM SÖZLEŞME VE BORÇ ANLAYIŞIMIZ
Belirli bir vadeyle borçlandığınızda borcu adaletle ve eksiksiz biçimde yazılı hâle getirin.
Kaynak: Bakara, 2/282.
- Mâide 5/1: Yapılan sözleşme ve anlaşmalara bağlı kalınması emredilir.
- Bakara 2/282: Vadeli borçların yazılması, şahit tutulması ve belirsizliğin önlenmesi istenir.
- Nahl 16/91: Verilen sözlerin yerine getirilmesi emredilir.
- Mü’minûn 23/8: Emanetlerine ve sözleşmelerine sadık kalanlar övülür.
Sözlü güven önemlidir; fakat hakkın korunması için borç ve ticari anlaşmalar yazılı hâle getirilmelidir.
33. BİZİM ÖFKE VE BAĞIŞLAMA ANLAYIŞIMIZ
Bollukta ve darlıkta paylaşan, öfkesini yenen ve insanları bağışlayanlar övülmüştür.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/134.
- Âl-i İmrân 3/134: Öfkelerini yenen ve insanları bağışlayanlar övülür.
- Şûrâ 42/40-43: Haksızlığa denk karşılık verme hakkı tanınırken, bağışlama ve uzlaşma üstün tutulur.
- A‘râf 7/199: Affedici olmak, iyiliği emretmek ve bilgisizlerin sataşmalarından uzak durmak istenir.
- Nûr 24/22: Affetmek ve hoş görmek teşvik edilir.
Affetmek, haksızlığı doğru kabul etmek değil; intikamın insanı yönetmesine izin vermemektir.
34. BİZİM YETİM VE YOKSUL ANLAYIŞIMIZ
Doğru insanlar, kendileri ihtiyaç duysalar bile yoksulu, yetimi ve esiri doyururlar.
Kaynak: İnsan, 76/8.
- Duhâ 93/9-10: Yetimin ezilmemesi, isteyip yardım arayanın azarlanmaması emredilir.
- Fecr 89/17-20: Yetimin gözetilmemesi ve yoksulun doyurulmasına öncülük edilmemesi eleştirilir.
- Bakara 2/273: Onurundan dolayı ihtiyacını belli etmeyen yoksulların fark edilmesi istenir.
- İnsan 76/8-9: Yoksulun, yetimin ve esirin karşılık beklenmeden doyurulması övülür.
Yardım, yoksulu teşhir ederek değil; onurunu koruyarak yapılmalıdır.
35. BİZİM ANNE–BABA VE ÇOCUK ANLAYIŞIMIZ
İnsana anne babasına iyilik etmesi emredilmiş; annenin çocuğu için çektiği sıkıntılar hatırlatılmıştır.
Kaynak: Ahkāf, 46/15.
- Lokmân 31/13-17: Çocuğa inanç, ahlak, ibadet, sabır ve sorumluluk bilinciyle öğüt verilmesi anlatılır.
- Tahrîm 66/6: Kişinin kendisini ve ailesini kötülüklerden koruması istenir.
- Furkān 25/74: Eşlerin ve çocukların huzur kaynağı olması için dua edilir.
- Ahkāf 46/15: Anne babaya iyilik ve annenin fedakârlığı hatırlatılır.
Çocuk, ailenin mülkü değil; kişiliği, iradesi ve sorumluluğu bulunan bir emanettir.
36. BİZİM GENÇLİK ANLAYIŞIMIZ
Onlar Rablerine inanmış gençlerdi; Allah da onların doğru yoldaki kararlılığını artırdı.
Kaynak: Kehf, 18/13.
- Kehf 18/13-14: İnançları uğruna cesaret gösteren gençlerden söz edilir.
- Meryem 19/12: Hz. Yahyâ’ya çocuk yaşta hikmet verildiği bildirilir.
- Yûsuf 12/22: Hz. Yûsuf olgunluğa eriştiğinde kendisine bilgi ve hikmet verildiği anlatılır.
- Enbiyâ 21/60: Putları sorgulayan Hz. İbrahim’den “bir genç” olarak söz edilir.
Gençlik yalnızca korunacak değil; sorumluluk verilecek, sözü dinlenecek ve desteklenecek bir dönemdir.
37. BİZİM YAŞLILIK ANLAYIŞIMIZ
Allah insanı güçsüz yaratır, sonra güç verir; gücün ardından yeniden zayıflık ve yaşlılık gelir.
Kaynak: Rûm, 30/54.
- Nahl 16/70: İnsanın yaşlılıkta güç ve bilgi kaybı yaşayabileceği bildirilir.
- Rûm 30/54: Zayıflık, güç ve yeniden zayıflık dönemleri anlatılır.
- Yâsîn 36/68: Uzun ömür verilen insanın yaratılış bakımından güçten düşeceği belirtilir.
- Meryem 19/4-6: Hz. Zekeriyyâ’nın yaşlılık hâli ve duası anlatılır.
Yaşlılık küçümsenecek bir yetersizlik değil; saygı, anlayış ve bakım gerektiren hayat evresidir.
Hayat, zaman ve kırılgan gruplar
38. BİZİM ZAMAN ANLAYIŞIMIZ
İnsanlık kayıp içindedir; ancak iman eden, yararlı işler yapan, hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.
Kaynak: Asr, 103/1-3.
- Asr 103/1-3: Zaman üzerine yemin edilerek insanın kaybı; iman, iyilik, hak ve sabırla aşabileceği bildirilir.
- Münâfikūn 63/9-10: Mal ve çocukların insanı Allah’ı anmaktan alıkoymaması istenir.
- Mü’minûn 23/115: İnsanın amaçsız yaratılmadığı belirtilir.
- Tekâsür 102/1-2: Çokluk yarışı ve biriktirme tutkusunun insanı ölüme kadar oyaladığı anlatılır.
Zaman tüketilen değil, anlam ve iyilikle doldurulması gereken sınırlı bir emanettir.
39. BİZİM ÖLÜM VE AHİRET ANLAYIŞIMIZ
Her canlı ölümü tadacak; gerçek karşılık hesap gününde eksiksiz verilecektir.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/185 - Tevbe, 9/6.
- Âl-i İmrân 3/185: Her canlının ölümü tadacağı bildirilir.
- Mülk 67/2: Ölümün ve hayatın, insanın davranışlarını sınamak için yaratıldığı açıklanır.
- Enbiyâ 21/35: İnsanın iyilik ve kötülükle sınanacağı bildirilir.
- Kıyâmet 75/13: İnsana yaptıkları ve geride bıraktıkları haber verilecektir.
Ölüm hayatı değersizleştirmez; tam tersine zamanı, sorumluluğu ve yapılan iyiliği değerli kılar.
40. BİZİM SIĞINMACI VE MUHACİR ANLAYIŞIMIZ
Sığınma isteyen kişiye güvence verin, hakikati dinlemesini sağlayın ve onu güvenli bir yere ulaştırın.
- Tevbe 9/6: Sığınma isteyen bir müşriğe güvenlik sağlanması ve güvenli yere ulaştırılması emredilir.
- Nisâ 4/97-100: Zulüm altında kalanların güvenli bir yere göç edebilmesi üzerinde durulur.
- Haşr 59/9: Muhacirleri karşılayan ve onları kendilerine tercih eden Medineliler övülür.
- Enfâl 8/72: Göç edenlerle onlara barınak ve yardım sağlayanların dayanışması anlatılır.
Sığınmacı meselesi yalnız güvenlik değil; insan onuru, merhamet, adalet ve toplumsal düzen meselesidir.
41. BİZİM ENGELLİLİK ANLAYIŞIMIZ
Görme ve yürüme engelliyle hasta olanlar dışlanmamalı; toplum ve aile hayatına katılmalarında sakınca görülmemelidir.
Kaynak: Nûr, 24/61; Diyanet tefsiri.
- Abese 80/1-10: Görme engelli bir insana yeterli ilginin gösterilmemesi üzerinden peygamber dahi uyarılır.
- Nûr 24/61: Görme, yürüme veya sağlık engeli bulunanların toplumdan dışlanmaması gerektiği anlaşılır.
- Fetih 48/17: Engellilere güçlerinin üzerinde sorumluluk yüklenmeyeceği bildirilir.
Engellilik, insanın değerini azaltmaz; toplumun görevi erişilebilirliği ve eşit katılımı sağlamaktır.
42. BİZİM HAYVANLAR ANLAYIŞIMIZ
Yeryüzündeki hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da insanlar gibi topluluklardır.
Kaynak: En‘âm, 6/38.
- En‘âm 6/38: Hayvanların ve kuşların da insanlar gibi topluluklar olduğu bildirilir.
- Nahl 16/5-8: Hayvanların yararları ve güzellikleri anlatılır.
- Nûr 24/41: Gökteki ve yerdeki varlıkların Allah’ı tesbih ettiği bildirilir.
- Gāşiye 88/17: Devenin yaratılışına dikkatle bakılması istenir.
Hayvanlar yalnızca yararlanılacak nesneler değil, yaratılış düzeninin canlı üyeleridir.
Bilgi, yorum ve kamusal hayat
43. BİZİM MAHREMİYET ANLAYIŞIMIZ
Kendi eviniz dışındaki evlere izin almadan ve selam vermeden girmeyin.
Kaynak: Nûr, 24/27.
- Nûr 24/27-29: Başkasının evine izin almadan girilmemesi emredilir.
- Nûr 24/58: Aile içinde bile özel zamanlarda izin alınması istenir.
- Ahzâb 33/53: Ev hayatına, özel alana ve kişisel sınırlara saygı gösterilmesi öğretilir.
Mahremiyet; gizlenecek suçu değil, insanın kişiliğini ve özel alanını koruyan temel hakkı ifade eder.
44. BİZİM DELİL VE İSPAT ANLAYIŞIMIZ
Bir iddiada bulunuyorsanız ve doğru söylüyorsanız delilinizi ortaya koyun.
Kaynak: Bakara, 2/111.
- Bakara 2/111: İddia sahiplerinden delil getirmeleri istenir.
- Yûnus 10/36: Zannın hakikat karşısında hiçbir değer taşımadığı bildirilir.
- Necm 53/28: Bilgi yerine tahmine uyanlar eleştirilir.
- En‘âm 6/148: Bilgisizce tahminde bulunanların yaklaşımı reddedilir.
İddianın gücü, onu söyleyen kişinin makamından değil; delilinden ve doğruluğundan gelir.
45. BİZİM KUR’AN’I YORUMLAMA ANLAYIŞIMIZ
Kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak amacıyla kitabın yoruma açık bölümlerinin peşine düşerler.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/7.
- Âl-i İmrân 3/7: Kur’an’daki açık ve yoruma açık ayetler karşısında kötü niyetli yorum arayışları eleştirilir.
- Zümer 39/23: Kur’an’ın kendi içinde uyumlu ve birbirini açıklayan bir kitap olduğu bildirilir.
- Tevbe 9/122: Bir grubun dini derinlemesine öğrenmesi ve toplumunu bilinçlendirmesi istenir.
- Nahl 16/44: Vahyin insanlara açıklanması ve onların düşünmesi amaçlanır.
Bir ayet, bağlamından koparılarak kişisel görüşe delil yapılamaz; Kur’an, kendi bütünlüğü içinde okunmalıdır. Diyanet – Âl-i İmrân 3/7
46. BİZİM İKTİDAR VE GÜÇ ANLAYIŞIMIZ
İnsanlar arasında hak ile hükmet; kişisel arzularına uyma, çünkü onlar seni adalet yolundan uzaklaştırır.
Kaynak: Sâd, 38/26.
- Sâd 38/26: İnsanlar arasında hak ile hükmetmek ve kişisel arzulara uymamak emredilir.
- Kasas 28/4: Firavun’un halkı sınıflara ayırarak bir bölümünü ezmesi eleştirilir.
- Hac 22/41: İktidar verildiğinde ibadet, paylaşma ve toplumsal iyiliğin korunması istenir.
- Hûd 11/113: Zulmedenlere yakınlık gösterilmemesi emredilir.
İktidar bir ayrıcalık değil; adaletle yerine getirilmesi gereken ağır bir emanettir.
47. BİZİM KAMU MALI VE YOLSUZLUK ANLAYIŞIMIZ
Ortak emanete ihanet eden kişi, haksızca aldığını hesap gününde karşısında bulacaktır.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/161.
- Âl-i İmrân 3/161: Kamuya veya ortak emanete ihanet edenin, aldığını hesap gününde taşıyacağı bildirilir.
- Enfâl 8/27: Emanetlere bile bile ihanet edilmemesi emredilir.
- Kasas 28/77: Yeryüzünde bozgunculuk ve yozlaşma peşinde koşulmaması istenir.
- Bakara 2/205: Gücü ele geçirince üretimi ve nesilleri tahrip eden kişi eleştirilir.
Kamu malı sahipsiz değildir; onda yetimin, yoksulun ve bütün toplumun hakkı vardır.
48. BİZİM KOMŞULUK ANLAYIŞIMIZ
Anne babaya, akrabaya, yetime, yoksula, yakın ve uzak komşuya iyilik edin.
Kaynak: Nisâ, 4/36.
- Nisâ 4/36: Yakın ve uzak komşuya iyilik edilmesi emredilir.
- Bakara 2/215: Yardımın anne babaya, akrabaya, yetime, yoksula ve yolda kalmışa ulaştırılması istenir.
- Mâide 5/2: İyilik ve sorumluluk konusunda yardımlaşmak emredilir.
- Âl-i İmrân 3/92: Sevilen şeylerden paylaşmadıkça gerçek iyiliğe ulaşılamayacağı bildirilir.
Komşuluk yalnızca selamlaşmak değil; yakındaki insanın derdiyle ilgilenmektir. Diyanet – Nisâ 4/36
49. BİZİM ZULME KARŞI DURUŞUMUZ
Ezilen erkekler, kadınlar ve çocukların hakları için mücadele etmekten kaçınmayın.
Kaynak: Nisâ, 4/75.
- Nisâ 4/75: Ezilen erkekler, kadınlar ve çocuklar için mücadele edilmesi istenir.
- Hac 22/39-40: Haksızlığa uğrayıp yurtlarından çıkarılanlara kendilerini savunma hakkı verilir.
- İbrâhim 14/42: Allah’ın zalimlerin yaptıklarından habersiz olmadığı bildirilir.
- Nahl 16/126: Haksızlığa verilecek karşılığın, yapılanı aşmaması istenir.
Kur’an sabrı öğütler; fakat zulmü meşru görmeyi veya zalime teslim olmayı emretmez. Diyanet – Hac 22/39-40
50. BİZİM TEVAZU VE ONUR ANLAYIŞIMIZ
Rahmân’ın kulları yeryüzünde ağırbaşlı yürür; bilgisizler sataştığında barış diliyle karşılık verirler.
Kaynak: Furkān, 25/63
- Furkān 25/63: Rahmân’ın kullarının yeryüzünde ağırbaşlı yürüdükleri bildirilir.
- Lokmân 31/18: İnsanları küçümsemek ve böbürlenerek yürümek yasaklanır.
- Kasas 28/83: Büyüklük taslamayan ve bozgunculuk istemeyenlere güzel son, vaat edilir.
- Âl-i İmrân 3/139: İnananların ümitsizliğe ve ezilmişlik duygusuna kapılmaması istenir.
Tevazu, insanın kendisini değersiz görmesi değil; kimseyi küçümsemeden kendi onurunu korumasıdır.
51–75
51. BİZİM KORKU VE ÜMİT ANLAYIŞIMIZ
İnananlar yataklarından kalkarak Rablerine korku ve ümitle dua ederler.
Kaynak: Secde, 32/16.
- Hicr 15/49-50: Allah’ın bağışlayıcılığıyla azabının ciddiyeti birlikte bildirilir.
- Secde 32/16: Allah’a korku ve ümitle yönelenler övülür.
- Enbiyâ 21/90: Peygamberlerin ümit ve kaygı içerisinde dua ettikleri anlatılır.
- Bakara 2/218: İman edenlerin ve Allah yolunda çaba gösterenlerin rahmeti umdukları bildirilir.
İman ne yalnız korkuya ne de sınırsız bir güven duygusuna dayanır; sorumlulukla ümit arasında denge kurar.
52. BİZİM İHLAS ANLAYIŞIMIZ
Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.
Kaynak: En‘âm, 6/162.
- Beyyine 98/5: Dinin yalnızca Allah’a özgü kılınarak kulluk edilmesi istenir.
- Zümer 39/2: Allah’a içtenlikle kulluk etmek emredilir.
- En‘âm 6/162-163: Namazın, ibadetin, hayatın ve ölümün Allah için olduğu bildirilir.
- Mü’min 40/14: İnanç ve kulluğu yalnızca Allah’a yöneltmek istenir.
İhlas, insanların beğenisini değil Allah’ın rızasını esas almaktır.
53. BİZİM DÜNYA HAYATI ANLAYIŞIMIZ
Dünya hayatını gösteriş, övünme ve mal–evlat çokluğu yarışına dönüştürmek geçici bir aldanıştır.
Kaynak: Hadîd, 57/20.
- Hadîd 57/20: Dünya hayatının gösteriş, övünme ve çokluk yarışına dönüştürülmesi eleştirilir.
- Kehf 18/45-46: Mal ve çocukların geçici dünya süsü olduğu bildirilir.
- A‘lâ 87/16-17: İnsanların geçici dünya hayatını tercih ettiği, ahiretin ise daha kalıcı olduğu belirtilir.
- Ankebût 29/64: Asıl hayatın ahiret hayatı olduğu açıklanır.
Kur’an dünyadan kaçmayı değil, dünyaya kul olmadan yaşamayı öğretir. Diyanet – Hadîd 57/20
54. BİZİM MAL VE MÜLKİYET ANLAYIŞIMIZ
Size emanet edilen mallardan paylaşın; iman eden ve paylaşanlar için büyük bir karşılık vardır.
Kaynak: Hadîd, 57/7.
- Hadîd 57/7: İnsana emanet edilen maldan paylaşması emredilir.
- Nûr 24/33: Allah’ın insanlara verdiği maldan ihtiyaç sahiplerine verilmesi istenir.
- Bakara 2/284: Göklerde ve yerde bulunanların Allah’a ait olduğu bildirilir.
- Âl-i İmrân 3/26: Mülkün gerçek sahibinin Allah olduğu açıklanır.
İnsan mutlak malik değil, geçici tasarruf sahibi ve sorumlu bir emanetçidir.
55. BİZİM BAŞARI ANLAYIŞIMIZ
Kendisini ve iç dünyasını arındıran insan kurtuluşa ulaşmıştır.
Kaynak: Şems, 91/9.
- Şems 91/9-10: Nefsini arındıranın kurtuluşa ulaşacağı bildirilir.
- A‘lâ 87/14-15: Arınan, Allah’ı anan ve kulluk eden kişinin kurtuluşa ereceği belirtilir.
- Ankebût 29/69: Doğru yolda çaba gösterenlere yolların açılacağı bildirilir.
- Hac 22/77: İyilik yapanların kurtuluşa ulaşacağı ifade edilir.
Başarı yalnızca para, makam ve şöhret değil; insanın kendisini ahlaken geliştirebilmesidir.
56. BİZİM HUZUR ANLAYIŞIMIZ
Kalpler ancak Allah’ı anmakla gerçek huzura kavuşur.
Kaynak: Ra‘d, 13/28.
- Ra‘d 13/28: Kalplerin Allah’ı anmakla huzura kavuşacağı bildirilir.
- Fetih 48/4: Allah’ın inananların kalbine güven ve sükûnet verdiği açıklanır.
- Yûnus 10/62-64: Allah’a yakın olanların korkuya ve ümitsizliğe kapılmayacağı bildirilir.
- Nahl 16/97: İnanarak yararlı işler yapanlara güzel bir hayat vaat edilir.
Kur’an’daki huzur, problemsiz bir hayat değil; zorlukların içinde anlamını ve yönünü kaybetmemektir.
57. BİZİM HÜZÜN VE KAYIP ANLAYIŞIMIZ
Elinizden çıkana aşırı üzülmeyin, size verilene de böbürlenmeyin.
Kaynak: Hadîd, 57/23.
- Hadîd 57/22-23: Kaybedilenler karşısında yıkılmamak, verilenlerle de böbürlenmemek istenir.
- Yûsuf 12/84-86: Hz. Yakub’un acısını ve üzüntüsünü Allah’a arz ettiği anlatılır.
- Tevbe 9/40: “Üzülme, Allah bizimle beraberdir” sözü hatırlatılır.
- Âl-i İmrân 3/153: Kaçırılan fırsatlar ve yaşanan sıkıntılar karşısında insanın eğitildiği anlatılır.
Kur’an hüznü inkâr etmez; insanın acısını Allah’a yönelterek yaşamasına imkân verir.
58. BİZİM TEMİZLİK VE SAĞLIK ANLAYIŞIMIZ
Allah yanlışından dönenleri ve temizliğe özen gösterenleri sever.
Kaynak: Bakara, 2/222.
- Mâide 5/6: Abdest ve temizlenme hükümleri açıklanır.
- Bakara 2/222: Temizliğe özen gösterenlerin Allah tarafından sevildiği bildirilir.
- Müddessir 74/4-5: Elbisenin temiz tutulması ve kötülükten uzaklaşılması emredilir.
- Bakara 2/195: İnsanın kendisini tehlikeye atmaması istenir.
Temizlik yalnız beden ve elbise temizliği değil; çevrenin, kazancın ve davranışların temizliğidir.
59. BİZİM GIDA ANLAYIŞIMIZ
Yeryüzündeki helal ve temiz nimetlerden yiyin; kötülüğün adımlarını izlemeyin.
Kaynak: Bakara, 2/168.
- Bakara 2/168: Yeryüzündeki helal ve temiz gıdalardan yenilmesi istenir.
- Abese 80/24-32: İnsanın yediği gıdanın nasıl üretildiğine bakması istenir.
- Mâide 5/4: Temiz ve faydalı yiyeceklerin helal kılındığı bildirilir.
- Nahl 16/14: Denizden elde edilen gıdalar ve nimetler hatırlatılır.
Gıda yalnızca helal olma yönünden değil; temizliği, üretimi, israf edilmemesi ve paylaşılması bakımından da değerlendirilmelidir.
60. BİZİM ŞİFA ANLAYIŞIMIZ
Hastalandığımda bana şifa veren Allah’tır.
Kaynak: Şuarâ, 26/80.
- Şuarâ 26/80: Hz. İbrahim’in, hastalandığında kendisine şifa verenin Allah olduğunu söylediği aktarılır.
- İsrâ 17/82: Kur’an’ın inananlar için şifa ve rahmet olduğu bildirilir.
- Yûnus 10/57: Vahyin gönüllerdeki manevi hastalıklara şifa olduğu açıklanır.
- Fussilet 41/44: Kur’an’ın inananlar için rehberlik ve şifa olduğu belirtilir.
Bu ayetlerdeki şifa çoğunlukla manevi iyileşmeyi anlatır; tedavi olmak ve tıbbi yardım almakla çelişmez.
61. BİZİM PLANLAMA VE TEDBİR ANLAYIŞIMIZ
Bolluk yıllarında üretin; ürünün ihtiyaç dışındaki bölümünü başağında bırakarak geleceğe hazırlanın.
Kaynak: Yûsuf, 12/47.
- Yûsuf 12/47-49: Bolluk yıllarında üretim ve biriktirme yapılarak kıtlığa hazırlanılması anlatılır.
- Kehf 18/23-24: Gelecek için konuşurken Allah’ın iradesinin unutulmaması istenir.
- Nisâ 4/71: Tehlikeler karşısında tedbirli olunması emredilir.
- Enfâl 8/60: Güvenliğin korunması için hazırlık yapılması istenir.
Tevekkül plansızlık değildir; hesap yapmak, tedbir almak ve sonucu Allah’a bırakmaktır.
62. BİZİM TARİH ANLAYIŞIMIZ
Geçmiş toplumların hikâyelerinde aklını kullananlar için önemli dersler vardır.
Kaynak: Yûsuf, 12/111.
- Yûsuf 12/111: Geçmiş toplumların hikâyelerinde akıl sahipleri için dersler bulunduğu bildirilir.
- Âl-i İmrân 3/137: Yeryüzünde dolaşıp geçmiş toplumların sonuna bakılması istenir.
- Haşr 59/2: Geçmiş olaylardan ibret alınması emredilir.
- Hûd 11/120: Peygamberlerin hikâyelerinin kalbi güçlendirdiği açıklanır.
Tarih, övünmek veya düşmanlık üretmek için değil; aynı yanlışları tekrarlamamak için okunmalıdır.
63. BİZİM BİLİM VE TABİAT ANLAYIŞIMIZ
Göklerin ve yerin yaratılışında, geceyle gündüzün değişmesinde akıl sahipleri için işaretler vardır.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/190.
- Âl-i İmrân 3/190-191: Göklerin ve yerin yaratılışında düşünenler için işaretler bulunduğu bildirilir.
- Yûnus 10/101: Göklere ve yere dikkatle bakılması istenir.
- Zâriyât 51/20-21: Yeryüzünde ve insanın kendi varlığında deliller bulunduğu açıklanır.
- Câsiye 45/3-5: Canlılar, gece-gündüz, yağmur ve rüzgâr düşünmenin konusu yapılır.
Kur’an tabiatı araştırmayı imana karşı değil, yaratılışı anlamanın bir yolu olarak gösterir.
64. BİZİM DİL VE KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK ANLAYIŞIMIZ
Dillerin ve renklerin farklı olması Allah’ın yaratılıştaki işaretlerindendir.
Kaynak: Rûm, 30/22.
- Rûm 30/22: Dillerin ve renklerin farklılığı Allah’ın ayetlerinden sayılır.
- İbrâhim 14/4: Her peygamberin toplumunun diliyle gönderildiği bildirilir.
- Nahl 16/103: Kur’an’ın açık bir Arapça ile indirildiği belirtilir.
- Şuarâ 26/195: Vahyin açık ve anlaşılır bir dille geldiği bildirilir.
Dil ve kültür farklılıkları üstünlük veya düşmanlık gerekçesi değil, yaratılışın zenginliğidir.
65. BİZİM DİYALOG ANLAYIŞIMIZ
Haksızlık edenler dışında kitap ehliyle en güzel ve saygılı yöntemle konuşun.
Kaynak: Ankebût, 29/46.
- Ankebût 29/46: Haksızlık edenler dışında kitap ehliyle en güzel yöntemle konuşulması istenir.
- Âl-i İmrân 3/64: Farklı inanç mensupları ortak bir ilkeye davet edilir.
- Sebe’ 34/24-26: Tartışmada karşı tarafı aşağılamadan hakikatin Allah tarafından ortaya çıkarılacağı ifade edilir.
- Zümer 39/46: İnsanların ayrılığa düştükleri konularda son hükmün Allah’a ait olduğu bildirilir.
Diyalog, inançtan vazgeçmek değil; hakaretsiz biçimde konuşabilme ahlakıdır.
66. BİZİM ELEŞTİRİ VE ÖĞÜT ANLAYIŞIMIZ
Firavun gibi zalim bir insana bile yumuşak söz söyleyin; belki düşünüp öğüt alır.
Kaynak: Tâhâ, 20/44.
- Tâhâ 20/43-44: Hz. Musa’ya Firavun’la bile yumuşak bir dille konuşması emredilir.
- Zâriyât 51/55: Hatırlatmanın inananlara fayda vereceği bildirilir.
- A‘râf 7/164: Yanlış yapanları uyarmanın toplumsal sorumluluk olduğu gösterilir.
- Mâide 5/63: Din bilginlerinin kötülüklere sessiz kalması eleştirilir.
Eleştiri; aşağılamak, intikam almak veya üstünlük göstermek için değil, yanlışı düzeltmek için yapılmalıdır.
67. BİZİM İFTİRA VE SÖYLENTİ ANLAYIŞIMIZ
Bilginiz olmayan söylentiyi dilden dile aktarıp önemsiz sanıyorsunuz; oysa Allah katında ağır bir davranıştır.
Kaynak: Nûr, 24/15.
- Nûr 24/11-14, 17-20: İftiraya katılmanın ve söylentiyi yaymanın ağır sorumluluğu anlatılır.
- Kalem 68/10-11: Sürekli ayıplayan ve laf taşıyan kişilere uyulmaması istenir.
- Hümeze 104/1: İnsanları çekiştirip küçümseyenler uyarılır.
- Ahzâb 33/58: Suçsuz insanlara eziyet edenlerin açık bir günah yüklendikleri bildirilir.
“Ben yalnızca duydum” demek sorumluluğu ortadan kaldırmaz; aktarılan sözün doğruluğu ve vereceği zarar düşünülmelidir.
68. BİZİM EVLİLİK ANLAYIŞIMIZ
Evlilik, eşlerin birbirlerine verdikleri ağır ve ciddi bir sözleşmedir.
Kaynak: Nisâ, 4/21.
- Nisâ 4/19: Kadınlara zorla hükmetmek yasaklanır ve eşlerle iyi geçinmek emredilir.
- Nisâ 4/21: Evlilik ağır ve ciddi bir sözleşme olarak tanımlanır.
- Bakara 2/187: Eşler birbirlerinin örtüsü ve koruyucusu olarak anlatılır.
- Nûr 24/32: Evliliğin kolaylaştırılması istenir.
Evlilik sahiplik ilişkisi değil; karşılıklı güven, sadakat, merhamet ve sorumluluk birlikteliğidir.
69. BİZİM BOŞANMA ANLAYIŞIMIZ
Evliliği ya iyilikle sürdürün ya da iyilikle bitirin; zarar vermek için eşinizi nikâh altında tutmayın.
Kaynak: Bakara, 2/231; Diyanet tefsiri.
- Bakara 2/229-232: Boşanmanın baskı, intikam ve hak gaspına dönüştürülmemesi istenir.
- Talâk 65/1-2: Boşanma sürecinin belirli kurallar ve şahitlik içinde yürütülmesi emredilir.
- Nisâ 4/35: Anlaşmazlıkta iki aileden hakem görevlendirilmesi tavsiye edilir.
- Talâk 65/6-7: Boşanma sürecinde barınma ve maddi sorumlulukların ihmal edilmemesi istenir.
Kur’an boşanmayı kuralsız bir terk ediş değil, tarafların onurunu ve hakkını koruyan ciddi bir süreç olarak ele alır.
70. BİZİM BİREYSEL SORUMLULUK ANLAYIŞIMIZ
Her insan yaptığının sorumluluğunu taşır; hiçbir kişi başkasının günahını yüklenmez.
Kaynak: En‘âm, 6/164.
- En‘âm 6/164: Hiç kimsenin başkasının günahını yüklenmeyeceği bildirilir.
- Necm 53/38: Bir kişinin yükünün başka bir kişiye yüklenemeyeceği açıklanır.
- Bakara 2/286: Her insanın kazandığı iyiliğin lehine, kötülüğün ise aleyhine olduğu bildirilir.
- Tâhâ 20/15: Her insanın çabasının karşılığını göreceği belirtilir.
Aile, cemaat, millet veya lider adına hareket etmek, insanın kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Maneviyat ve kişilik
71. BİZİM İMTİHAN ANLAYIŞIMIZ
İnsanlar yalnızca “İman ettik” demeleriyle sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyorlar?
Kaynak: Ankebût, 29/2.
- Ankebût 29/2-3: “İman ettik” demekle insanların sınanmadan bırakılmayacağı bildirilir.
- Bakara 2/214: Önceki inananların ağır sıkıntılardan geçirildiği hatırlatılır.
- Muhammed 47/31: Mücadele edenlerle sabredenlerin ortaya çıkması için insanların sınanacağı açıklanır.
- Âl-i İmrân 3/186: Mal, can ve sözlü saldırılarla sınanmanın hayatın bir gerçeği olduğu bildirilir.
İmtihan, Allah’ın bilmediğini öğrenmesi değil; insanın tercih ve karakterinin davranışa dönüşmesidir.
72. BİZİM RİYA VE GÖSTERİŞ ANLAYIŞIMIZ
Yardımınızı başa kakarak, gönül kırarak ve insanlara gösteriş yaparak değersizleştirmeyin.
Kaynak: Bakara, 2/264.
- Bakara 2/264: İnsanlara gösteriş için yapılan yardımın değersizleşeceği bildirilir.
- Nisâ 4/142: İbadete isteksizce kalkıp insanlara gösteriş yapanlar eleştirilir.
- Enfâl 8/47: Gösteriş ve böbürlenmeyle hareket edilmemesi istenir.
İyilik, görüntü üretmek veya takdir toplamak için yapıldığında manevi değerini kaybeder.
73. BİZİM KİBİR ANLAYIŞIMIZ
Allah insanların gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir ve kibirlenenleri sevmez.
Kaynak: Nahl, 16/23.
- A‘râf 7/146: Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanların hakikati göremeyeceği bildirilir.
- Nahl 16/23: Allah’ın kibirlenenleri sevmediği açıklanır.
- Zümer 39/72: Kibirlenenlerin kötü sonu hatırlatılır.
- Mü’min 40/35: Kendilerine delil gelmeden tartışan kibirliler eleştirilir.
Kibir, yalnız kendini büyük görmek değil; başkasının hakkını ve gerçeği küçümsemektir.
74. BİZİM HASET ANLAYIŞIMIZ
Haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden Allah’a sığınırım.
Kaynak: Felak, 113/5.
- Felak 113/5: Haset edenin kötülüğünden Allah’a sığınılır.
- Nisâ 4/54: Allah’ın başkalarına verdiği nimetleri kıskananlar eleştirilir.
- Bakara 2/109: Haset yüzünden insanların inançlarından döndürülmek istendiği anlatılır.
- Yûsuf 12/8-9: Kardeşlerin kıskançlığının nasıl büyük bir kötülüğe dönüştüğü gösterilir.
Haset, başkasında bulunan nimetin kendisine verilmesini istemekten öte, o nimetin sahibinden alınmasını arzulamaktır.
75. BİZİM DOSTLUK ANLAYIŞIMIZ
Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve doğru insanlarla birlikte olun.
Kaynak: Tevbe, 9/119.
- Tevbe 9/119: Doğru ve dürüst insanlarla birlikte olunması emredilir.
- Kehf 18/28: Samimiyetle Allah’a yönelenlerle beraber olmaya sabır gösterilmesi istenir.
- Furkān 25/27-29: İnsanı doğru yoldan uzaklaştıran arkadaşlıktan duyulacak pişmanlık anlatılır.
- Zuhruf 43/67: Gerçek sorumluluk dostluğu dışındaki arkadaşlıkların düşmanlığa dönüşebileceği bildirilir.
Gerçek dostluk, yanlışı alkışlamak değil; insanın iyiliğine ve doğruluğuna katkı sağlamaktır.
76. BİZİM İNFAK VE SADAKA ANLAYIŞIMIZ
Mallarını paylaşan, ardından başa kakıp gönül incitmeyenler karşılıklarını Allah katında bulacaktır.
Kaynak: Bakara, 2/262.
- Bakara 2/262-263: Yardımın başa kakılmaması ve gönül incitilmemesi istenir.
- Bakara 2/271: Gizlice yapılan yardımın ayrı bir değer taşıdığı bildirilir.
- Hadîd 57/18: Karşılıksız paylaşan erkek ve kadınlar övülür.
- Tegābün 64/16: İnsanın gücü ölçüsünde sorumluluk taşıması ve paylaşması emredilir.
Sadakanın amacı yardım alanı küçültmek değil, ihtiyacını giderirken onurunu korumaktır.
Aile ve insan hakları
77. BİZİM MİRAS ANLAYIŞIMIZ
Anne baba ve yakınların bıraktıklarından hem erkeklerin hem kadınların belirlenmiş payı vardır.
Kaynak: Nisâ, 4/7.
- Nisâ 4/7: Kadınların ve erkeklerin mirastan belirlenmiş payları olduğu bildirilir.
- Nisâ 4/11-12: Çocuk, anne, baba ve eşlerin miras payları düzenlenir.
- Nisâ 4/32: Kadın ve erkeğin kazandıklarından kendilerine pay bulunduğu açıklanır.
- Nisâ 4/176: Kardeşlerin miras durumuyla ilgili hükümler bildirilir.
Kur’an mirası güçlü olanın el koyacağı bir servet olmaktan çıkarıp hak sahipleri arasında paylaşılması gereken hukuki bir emanet hâline getirir. Paylar akrabalık ve mali sorumluluklara göre değişebilir; “kadın daima erkeğin yarısını alır” şeklindeki genelleme doğru değildir. Diyanet – Nisâ 4/7
78. BİZİM VASİYET ANLAYIŞIMIZ
Ölüm yaklaşınca mal bırakacak kişinin yakınları hakkında hakkaniyetli bir vasiyette bulunması istenir.
Kaynak: Bakara, 2/180.
- Bakara 2/180-182: Vasiyetin doğruluk ve hakkaniyet içinde yapılması gerektiği bildirilir.
- Nisâ 4/9: Arkasında güçsüz çocuklar bırakmaktan endişe edenlerin başkalarının çocuklarının hakkını da gözetmesi istenir.
- Mâide 5/106-108: Vasiyet sırasında güvenilir şahitlerin bulunmasına ilişkin hükümler açıklanır.
Vasiyet; mirasçıları cezalandırma, mal kaçırma veya bazılarını kayırma aracı yapılamaz.
79. BİZİM KADIN HAKLARI ANLAYIŞIMIZ
Allah, uğradığı haksızlığı anlatan ve hakkını arayan kadının sözünü işitmiştir.
Kaynak: Mücâdele, 58/1.
- Mücâdele 58/1: Haksızlığa uğradığını anlatan kadının şikâyetinin Allah tarafından işitildiği bildirilir.
- Mümtehine 60/12: Kadınların kendi irade ve sorumluluklarıyla biat etmeleri anlatılır.
- Nisâ 4/124: İnanıp iyilik yapan kadın ve erkeğin cennete gireceği bildirilir.
- Mü’min 40/40: Kadın veya erkek, iman ederek iyilik yapanların aynı karşılığı göreceği açıklanır.
Kadın, bir erkeğin uzantısı değil; doğrudan Allah’a karşı sorumlu, söz ve mülkiyet sahibi bağımsız bir insandır.
80. BİZİM ÇOCUK HAKLARI ANLAYIŞIMIZ
Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; onların da sizin de rızkınızı Allah verir.
Kaynak: En‘âm, 6/151.
- En‘âm 6/151: Yoksulluk gerekçesiyle çocukların öldürülmesi yasaklanır.
- Bakara 2/233: Çocuğun beslenmesi ve anneyle babanın maddi sorumlulukları düzenlenir.
- Nûr 24/59: Çocukların büyüdüklerinde mahremiyet kurallarına uymaları istenir.
- Tekvîr 81/8-9: Öldürülen kız çocuğuna hangi suçtan öldürüldüğünün sorulacağı bildirilir.
Çocuk; yaşama, beslenme, korunma, eğitim ve kişilik geliştirme hakkına sahip bir emanettir.
Emek ve ekonomi
81. BİZİM İŞÇİ–İŞVEREN ANLAYIŞIMIZ
Çalıştırılacak en iyi kişi, işi yapabilecek kadar güçlü ve güvenilir olandır.
Kaynak: Kasas, 28/26.
- Kasas 28/25-28: Hz. Musa’nın yaptığı işin karşılığını alması ve çalışma süresinin açıkça kararlaştırılması anlatılır.
- Kasas 28/26: Çalıştırılacak kişide güç, yeterlilik ve güvenilirlik aranması gerektiği belirtilir.
- Yûsuf 12/55: Hz. Yûsuf göreve talip olurken güvenilirliğini ve bilgisini ortaya koyar.
İş ilişkisinin temeli; liyakat, güven, açık şartlar, karşılıklı rıza ve emeğin korunmasıdır.
82. BİZİM EMEK VE ÜCRET ANLAYIŞIMIZ
Allah kadın veya erkek hiçbir çalışanın emeğini boşa çıkarmayacaktır.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/195.
- Âl-i İmrân 3/195: Allah’ın kadın veya erkek hiçbir çalışanın emeğini boşa çıkarmayacağı bildirilir.
- Kehf 18/30: Güzel iş yapanların karşılığının kaybolmayacağı açıklanır.
- Ahkāf 46/19: Herkese yaptığının karşılığının eksiksiz verileceği bildirilir.
- Nahl 16/96: Sabırla ve doğrulukla çalışanlara güzel karşılık verileceği açıklanır.
Emeğin karşılığı geciktirilmemeli, eksiltilmemeli ve güçsüzlükten yararlanılarak gasp edilmemelidir.
83. BİZİM SUÇ VE CEZA ANLAYIŞIMIZ
Cezada denklik esastır; hakkından bağışlayarak vazgeçmek ise insan için arınmaya vesile olabilir.
Kaynak: Mâide, 5/45.
- Bakara 2/178-179: Öldürme suçunda kısas düzenlenirken bağışlama ve tazminat yolu da gösterilir.
- Mâide 5/45: Cezada denklik ilkesi açıklanır; hakkından vazgeçmenin bağışlanmaya vesile olacağı bildirilir.
- Nisâ 4/92: Kasten öldürmeyle yanlışlıkla öldürme birbirinden ayrılır; hata durumunda tazmin ve sorumluluk düzenlenir.
Ceza; intikam için değil, hakkı korumak ve yeni haksızlıkları engellemek için uygulanmalıdır. Kasıt, hata, delil, orantılılık ve bağışlama ayrı ayrı değerlendirilir.
84. BİZİM ŞAHİTLİK ANLAYIŞIMIZ
Şahitliği gizlemeyin; şahitliği gizleyen kişinin kalbi günaha bulaşmıştır.
Kaynak: Bakara, 2/283.
- Bakara 2/283: Şahitliğin gizlenmemesi emredilir.
- Nisâ 4/6: Yetimlerin malları teslim edilirken şahit bulundurulması istenir.
- Nûr 24/4: Ağır suçlamalarda delilsiz konuşmanın kabul edilemeyeceği gösterilir.
Şahitlik; yakınlık, korku, para ve siyasi baskıyla değiştirilemeyecek bir hakikat sorumluluğudur.
85. BİZİM BARINMA ANLAYIŞIMIZ
Allah evleri insanlar için huzur ve güven bulacakları yaşam alanları hâline getirmiştir.
Kaynak: Nahl, 16/80.
- Nahl 16/80-81: Evlerin huzur ve güvenlik yeri olduğu, insanlara çeşitli barınaklar verildiği bildirilir.
- Kehf 18/16: Baskı altındaki gençlerin mağaraya sığınarak güvenlik araması anlatılır.
- Hûd 11/61: İnsanların yeryüzüne yerleştirildiği ve orayı geliştirmekle sorumlu kılındığı bildirilir.
Barınma yalnızca bir bina sahibi olmak değil; güvenlik, mahremiyet ve insan onurunu koruyan bir hayat alanına sahip olmaktır.
Tabiat ve medeniyet
86. BİZİM SEYAHAT VE GÖÇ ANLAYIŞIMIZ
Yeryüzünde dolaşın ve yaratılışın nasıl başladığını araştırın.
Kaynak: Ankebût, 29/20.
- Ankebût 29/20: Yeryüzünde dolaşıp yaratılışın nasıl başladığının araştırılması istenir.
- Hac 22/46: Yolculuğun insanın düşünmesine ve hakikati kavramasına katkısı anlatılır.
- Rûm 30/9: Geçmiş toplumların bıraktıklarını görmek için yeryüzünde dolaşılması istenir.
- Kureyş 106/1-2: Güvenli ticaret ve mevsimlik yolculuklardan söz edilir.
Seyahat yalnız eğlenmek değil; öğrenmek, gözlemlemek, ticaret yapmak ve farklı toplumları tanımaktır.
87. BİZİM UYKU VE DİNLENME ANLAYIŞIMIZ
Allah uykuyu insanlar için dinlenme vesilesi yapmıştır.
Kaynak: Nebe’, 78/9.
- Rûm 30/23: Gece ve gündüz uyumak Allah’ın ayetlerinden sayılır.
- Furkān 25/47: Gece örtü, uyku dinlenme, gündüz ise çalışma zamanı olarak anlatılır.
- Nebe’ 78/9-11: Uykunun dinlenme; gecenin örtü, gündüzün çalışma zamanı olduğu bildirilir.
- Kasas 28/73: Gece dinlenme, gündüz geçim arama imkânı olarak sunulur.
Dinlenmek tembellik değil; bedenin ve zihnin hakkını vermektir.
88. BİZİM TARIM ANLAYIŞIMIZ
Ektiğiniz tohumu siz mi büyütüyorsunuz, yoksa onu büyüten Allah mıdır?
Kaynak: Vâkıa, 56/64.
- Vâkıa 56/63-67: Tohumu insanın ektiği, fakat onu bitiren kudretin Allah olduğu hatırlatılır.
- En‘âm 6/99: Yağmur, yeşillik, tahıl ve meyvelerin oluşumu anlatılır.
- Nahl 16/10-11: Yağmurla zeytin, hurma, üzüm ve ürünlerin yetiştirildiği bildirilir.
- Yâsîn 36/33-35: Ölü toprağın diriltilmesi ve bahçelerin oluşturulması delil olarak gösterilir.
Toprak ve ürün insanın sınırsız mülkü değil; korunması ve gelecek nesillere aktarılması gereken nimettir.
89. BİZİM SU ANLAYIŞIMIZ
Allah bütün canlı varlıkların hayatını suya bağlamıştır.
Kaynak: Enbiyâ, 21/30.
- Enbiyâ 21/30: Her canlı varlığın sudan yaratıldığı bildirilir.
- Mülk 67/30: Su çekilip giderse onu yeniden kimin getirebileceği sorulur.
- Vâkıa 56/68-70: İçilen suyun kaynağı üzerinde düşünülmesi istenir.
- Furkān 25/48-49: Yağmurun ölü toprağı ve canlıları hayata kavuşturduğu açıklanır.
Su ticari değeri bulunmakla birlikte hayatın ortak temelidir; kirletilmemeli ve israf edilmemelidir.
90. BİZİM ŞEHİR VE GÜVENLİK ANLAYIŞIMIZ
Hz. İbrahim, yaşadığı şehrin güvenli olması için Allah’a dua etmiştir.
Kaynak: İbrâhim, 14/35.
- İbrâhim 14/35: Hz. İbrahim yaşadığı şehrin güvenli olması için dua eder.
- Bakara 2/126: Bir beldenin güvenli olması ve halkının rızıklandırılması istenir.
- Nahl 16/112: Güvenli ve huzurlu bir şehrin nimetleriyle nankörlüğünün sonuçları anlatılır.
- Kureyş 106/3-4: Açlıktan kurtulmak ve korkudan emin olmak temel nimetler arasında sayılır.
İyi şehir; yalnızca binalardan değil, güvenlik, adalet, geçim, temizlik ve toplumsal huzurdan oluşur.
91. BİZİM SANAT VE GÜZELLİK ANLAYIŞIMIZ
Gökyüzüne bakın: Allah onu kusursuz biçimde kurmuş ve güzellikle süslemiştir.
Kaynak: Kāf, 50/6.
- Kāf 50/6-7: Gökyüzünün ve yeryüzünün güzelliğine dikkat çekilir.
- Sâffât 37/6: Yakın göğün yıldızlarla süslendiği bildirilir.
- Mü’min 40/64: İnsana güzel bir biçim verildiği anlatılır.
- Neml 27/60: Yağmurla yetiştirilen güzel bahçeler hatırlatılır.
Güzellik, gösterişten ibaret değildir; yaratılıştaki ahenk, ölçü ve anlamı fark etmenin yoludur.
92. BİZİM TEKNOLOJİ VE ÜRETİM ANLAYIŞIMIZ
Allah demiri var etmiş; onda büyük bir güç ve insanlar için çok sayıda yarar bulunduğunu bildirmiştir.
Kaynak: Hadîd, 57/25.
- Hadîd 57/25: Demirde büyük bir güç ve insanlar için yararlar bulunduğu bildirilir.
- Sebe’ 34/10-11: Hz. Dâvûd’a demiri işleme ve koruyucu araçlar üretme imkânı verildiği anlatılır.
- Enbiyâ 21/80: İnsanları tehlikeden koruyacak zırh yapma sanatının öğretildiği bildirilir.
- Kehf 18/96-97: Demir ve eritilmiş maden kullanılarak büyük bir savunma yapısı inşa edildiği anlatılır.
Teknoloji amaç değil araçtır; insanı koruduğu ve ortak yarar sağladığı ölçüde değerlidir. Diyanet – Hadîd 57/25
Hukuk ve kamu düzeni
93. BİZİM SAVAŞ ESİRLERİ ANLAYIŞIMIZ
Savaşta alınan esirler, çatışma sona erdiğinde karşılıksız veya bir bedel karşılığında serbest bırakılmalıdır.
Kaynak: Muhammed, 47/4; Diyanet tefsiri.
- Muhammed 47/4: Savaş sona erdikten sonra esirlerin karşılıksız veya fidye karşılığında serbest bırakılması yolları gösterilir.
- Enfâl 8/67-70: Esirler üzerinden maddi çıkar sağlama düşüncesi eleştirilir; esirlere umut ve iyilik kapısı gösterilir.
- Bakara 2/85: İnsanları yurtlarından çıkarmak ve esir almak eleştirilir.
Savaş esiri intikam alınacak, aşağılanacak veya sınırsız biçimde sömürülecek bir nesne değildir.
94. BİZİM MAHKEME VE SAVUNMA ANLAYIŞIMIZ
İnsanlar arasında hakka göre hükmet; suçlu ve hain olduğu bilinen kişilerin haksız savunucusu olma.
Kaynak: Nisâ, 4/105.
- Nisâ 4/105-107: Suçlu ve hain olduğu bilinen kişilerin haksız biçimde savunulmaması emredilir.
- Sâd 38/21-24: Bir anlaşmazlıkta tarafların iddialarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiği gösterilir.
- Mâide 5/42: Hüküm verilecekse adaletle hükmedilmesi istenir.
Savunma hakkı korunmalı; fakat avukatlık, yalanı gerçeğe dönüştürme veya suçu örtme aracı yapılmamalıdır. Diyanet – Nisâ 4/105
95. BİZİM DEVLET–VATANDAŞ ANLAYIŞIMIZ
Allah’a, peygambere ve meşru yönetime itaat edin; anlaşmazlıkları temel ilkelere göre çözüme kavuşturun.
Kaynak: Nisâ, 4/59; Diyanet tefsiri.
- Nisâ 4/59: Yönetime itaatten söz edilir; anlaşmazlıkların Allah’ın ve resulünün ilkelerine götürülmesi istenir.
- Nisâ 4/83: Kamu güvenliğini ilgilendiren haberlerin ehil ve yetkili kişilerce değerlendirilmesi gerektiği bildirilir.
- Bakara 2/247: Yöneticilikte servet yerine bilgi ve yeterliliğin esas alınması gerektiği gösterilir.
- Âl-i İmrân 3/104: Toplum içinde iyiliği savunan ve kötülüğe karşı çıkan bir topluluğun bulunması istenir.
Devlete itaat sınırsız değildir; yönetimin meşruiyeti adalet, liyakat, hukuk ve toplumsal sorumlulukla bağlantılıdır.
96. BİZİM EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ
Rabbim, benim bilgimi artır.
Kaynak: Tâhâ, 20/114.
- Tâhâ 20/114: “Rabbim, ilmimi artır” duası öğretilir.
- Rahmân 55/1-4: Allah’ın insana öğrenme ve kendini ifade etme yeteneği verdiği bildirilir.
- Mücâdele 58/11: İman edenlerle bilgi sahibi olanların derecelerinin yükseltileceği açıklanır.
- Kehf 18/66: Hz. Musa’nın bilgi öğrenmek için bir bilgenin peşinden gitmeyi istemesi anlatılır.
Eğitim ezberletmek değil; öğrenmeyi, düşünmeyi, sormayı ve insanın yeteneklerini geliştirmeyi sağlamaktır.
97. BİZİM BORÇLUYA KOLAYLIK ANLAYIŞIMIZ
Borçlu darlık içindeyse ödeme imkânına kavuşuncaya kadar ona süre verin; bağışlamak daha hayırlıdır.
Kaynak: Bakara, 2/280.
- Bakara 2/280: Ödeme güçlüğü çeken borçluya mühlet verilmesi istenir.
- Bakara 2/245: Allah rızası için yapılan karşılıksız yardım “güzel bir borç” benzetmesiyle anlatılır.
- Hadîd 57/11: Toplum yararına yapılan harcamanın karşılıksız kalmayacağı bildirilir.
- Tegābün 64/17: Gönüllü paylaşmanın bağışlanmaya vesile olacağı açıklanır.
Alacak hakkı korunurken gerçek anlamda ödeme gücü bulunmayan insan ezilmemelidir. İmkân varsa borcun tamamını veya bir kısmını bağışlamak üstün bir erdemdir. Diyanet – Bakara 2/280
98. BİZİM CİMRİLİK VE SERVET BİRİKTİRME ANLAYIŞIMIZ
Allah’ın verdiğini paylaşmayanlar cimriliklerinin kendileri için iyi olduğunu sanmasın; bu, onlar için kötüdür.
Kaynak: Âl-i İmrân, 3/180.
- Âl-i İmrân 3/180: Allah’ın verdiğini paylaşmayanların biriktirdiklerinin kendileri için kötü sonuç doğuracağı bildirilir.
- Hümeze 104/2-3: Mal biriktirip onun kendisini ölümsüzleştireceğini sanan kişi eleştirilir.
- Tevbe 9/35: Altın ve gümüşü biriktirip toplum yararına kullanmayanların sorumluluğu anlatılır.
- Leyl 92/8-11: Cimrilik eden ve kendisini ihtiyaçsız gören kişinin zorluğa sürükleneceği bildirilir.
Kur’an serveti değil, servetin insanı bencilleştirmesini ve toplumdan koparmasını eleştirir.
99. BİZİM SIR VE GÜVEN ANLAYIŞIMIZ
Peygamber eşlerinden birine özel bir söz söylemiş; bu söz açıklanınca Allah durumdan onu haberdar etmiştir.
Kaynak: Tahrîm, 66/3.
- Tahrîm 66/3: Eşler arasında paylaşılan bir sırrın açıklanması üzerinden güvenin önemi gösterilir.
- Mücâdele 58/7: Gizli konuşmaların Allah’ın bilgisinin dışında kalmayacağı bildirilir.
- Mücâdele 58/9: Günah, düşmanlık ve haksızlık amacıyla gizli konuşmalar yapılmaması istenir.
- Yûsuf 12/5: Hz. Yakub’un, zarar görmemesi için Yûsuf’a gördüğü rüyayı herkese anlatmamasını öğütlediği aktarılır.
Her doğru her yerde söylenmez; fakat sır saklamak da haksızlığı ve suçu örtme aracı yapılamaz.
100. BİZİM GELECEK VE UMUT ANLAYIŞIMIZ
Rabbin sana lütfedecek ve sen bundan hoşnut olacaksın.
Kaynak: Duhâ, 93/5.
- Duhâ 93/3-5: Allah’ın kulunu terk etmediği ve geleceğin daha hayırlı olabileceği bildirilir.
- Rûm 30/60: Allah’ın vaadinin gerçek olduğu hatırlatılarak sabır istenir.
- İnşikāk 84/6: İnsanın bütün çabasıyla Rabbine doğru ilerlediği bildirilir.
- Bakara 2/216: İnsanın hoşlanmadığı bir şeyde iyilik, sevdiği bir şeyde ise kötülük bulunabileceği hatırlatılır.
Kur’anî umut, hiçbir şey yapmadan güzel gün beklemek değildir; doğru olanı yaparak geleceğin Allah’ın bilgisi ve rahmeti içinde olduğuna inanmaktır.
Ayet anlamları, Diyanet Kur’an Portalı esas alınarak özlü biçimde ifade edilmiştir. Bunlar bire bir meal alıntısı değil, ayetin anlamını koruyan kısa aktarımlardır.
Unutma ki;
Furkan ile hakkı bâtıldan ayıramayanın
basireti zamanla körelir.
Ferasetten mahrum kalan,
gördüğünü sanır ama hakikati ıskalar.
Olayların arkasındaki hakikati göremez;
Hikmetle yoğrulmayan bilgi,
insanı yükseltmez; yalnızca yük olur.
İzan ise;
aklı kibirden, kalbi savrulmaktan koruyan, dengeleyen
son ölçü, son denge, son terazidir.
Ve bil ki;
Önyargısız, samimi ve cesurca sorgularsan,
hakikat sana bilgi olarak değil,
hikmet olarak sunulur.
Bu yolculukta seni ileri taşıyacak olan;
ne kalbin tek başına sesi
ne de aklın kuru hesaplarıdır.
Seni hakikate ulaştıracak olan,
Kalbin sesiyle aydınlanan bir akıl,
aklın ışığıyla derinleşen bir kalptir.
—
erolyazıcı /abbeyt♥️hakikat yolunda bir yolcu
28.08.2026, cuma


