Hukukun Üstünlüğüne Dair

Bu yazımda değinmek istediğim konu; suçlulara gereken cezaların verilmemesi ve adalet sisteminin gerektiği gibi işlenmemesidir. 


Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümüne neden olan olayda İlhan İhtiyaroğlu'na verilen on bir yıllık ceza, herkes gibi beni de derinden üzdü. 
Genç, yaşlı, çocuk, bebek demeden insanların yaşamına kast eden katillerin ve cinsel saldırı suçunu işleyenlerin, işledikleri suçun niteliğine uygun olarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine inanıyorum. Bence bu suçların cezası müebbet hapis olmalıdır. Sabıkalılar dışarıda istedikleri gibi dolaşmamalıdır. İnsan hayatı her şeyden daha önemlidir. 


 Adaletin eksik işlediğine dair algının güçlenmesi,  toplumun güven duygusunu da zedeliyor. Hukukun etkin ve tarafsız uygulanmadığına yönelik endişeler sürdükçe, benzer acı haberlerin devam  etmesinden kaygı duyuyorum. 
Geçmişte suçsuz yere yargılanan ya da hapse giren insanların yaşadığı mağduriyetler de toplumun adalet duygusunu yaralamıştır. Öte yandan, gerçekten suç işleyenlerin hak ettikleri cezaları alması da hukuk devletinin temel gereğidir. 


Bu konu partiler üstü bir meseledir. Bu; vicdan, adalet ve toplum güvenliği meselesidir. Ben de herkes gibi insanların güven içinde yaşayabildiği, hukukun eşit uygulandığı ve adaletin tam anlamıyla işlediği bir ülke diliyorum.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • ABDURRAHMAN AYAR13 Temmuz 2026 18:06

    Sn Zeynep hanım temennilerine katılıyor, TC Anayasasının "A. Mahkemelerin bağımsızlığı MADDE 138- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. 98 Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. B. Hâkimlik ve savcılık teminatı MADDE 139- Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz." şeklindedir.

  • Abdurrahman Ayar30 Haziran 2026 23:37

    Anayasanın Yargı yetkisi faslı; "Madde 9 – Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır." şeklindedir. bu madde şu şekilde olmalıdır " Yargı yetkisi, "ilgili mevzuat doğrultusunda bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır." Gerekçe; "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" bu yetkiyi "Yasama" ve "Yürütme" organları millet adına kullanır.