İçimizde Büyüyen Sessiz Çöküş olsun

Özlediğimiz, içimizi umutla dolduran haberleri alamadık yine. Maalesef ülke olarak iyi şeyler duymaya hasret kaldık. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki iki okulda arkadaşlarına saldıran öğrenciler, Türkiye'deki yaralara yenilerini ekledi. Çok acı ki şiddet, okul sıralarına kadar girdi. Bunu yapanlar da gencecik çocuklar. 


İktidarların çoğu kusursuz değildi. Fakat halk hiç bu kadar yozlaşmamıştı. İnsan hayatı bu kadar ucuzlaşmamıştı. Bu kadar liyakatsizlik, tedbirsizlik, ihmalkârlık yoktu. Bu çocuklar dizilerden özeniyor deyip, diğer unsurları göz ardı edemez kimse. Çok üzüldüm ölen gencecik insanlara. Yarın hangimizin başına ne geleceğini bilmiyoruz. 
 Bir diğer yüreğimizi yakan konu ise maden işçilerine yapılan haksızlıklar. Hem onları ölüm tehlikesi altında, çok zor koşullarda çalıştırıyorsunuz hem de maaşlarını vermiyorsunuz. Yeterli güvenlik önlemleri alınmadığı için daha önce çok ocaklar söndü. 


 Polisler, bizim için canını hiçe sayıp halkı koruyan insanlar, evet. Onlara saygı duymalıyız. Fakat son yıllarda polislerin itibarı sarsıldı. Genelleme yapmadan söylemek gerekirse, onlara duyulan güven azaldı. Umarım grev yapan işçiler en kısa zamanda maaşlarını, ikramiyelerini alırlar ve tüm haklarını kazanırlar. Çocuklarına yiyecek götürürler.

Gülistan Doku davasını kazanan savcı Ebru Cansu'ya helal olsun. Üstü örtülen bir cinayet davasında adaleti sağladı. Hâlâ namuslu insanlar var. Bu da bize umut oldu.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.