Bayram bayram ola

Kurban Bayrami 

Hepimiz diyoruz ki:  
“O eski bayramlar nerede?  
Örf ve adetlerimiz nerede?  
Çocukluğumuz, saflığımız, güzel yüzlü hayata bakışımız nerede?”

Büyüklerimizin ellerini öpüşümüz,  
Onların bizi sıcacık sarması,  
Sevgi, saygı, vakar, gurur, saf ve temizliğin bir arada olduğu günler…  
İşin, gücün, masa-nisa-kasanın teneffüs arası olduğu kavuşmaları…  
Nerden gelip nereye gideceğimizi bildiğimiz günler nerede?

Biz değişmezse idik, değiştirme seydik,  
Acaba böyle dermiydik? Hiç düşündük mü?

Bayramlar sadece kurban kesilen bir gün değil.  
Kırgınlıkların sustuğu, vicdanların konuştuğu,  
İnsanın kendini yeniden tarttığı mukaddes anlardır.

Sofradaki bereketin adı,  
Sofranın çeşitliliği, etin çokluğu değil…  
Belki de son kez aynı sofrayı paylaştığımız güzel insanların varlığıdır.

Bayram, kibri, öfkeyi, kırgınlığı unutup  
“Biz” olabilme hissidir.  
Dünyaya fazla bağlanmayı bir anlığına bırakabilmek tır.

Zaman herkesin maskesini düşür.  
Asıl olanın değeri zamanla ortaya çıkar.

Bayram sabahı şunu hatırlatır:  
Kim gerçekten yanımızda,  
Hangi dua içten edildi,  
Hangi sessizlik derin bir kırgınlık taşıyor…

Gün aslında aynıdır.  
Ona anlam katan, inançlarımızın ışığı ve inanmanın adıdır.  
Bu yorgunlukların arasında insanı yeniden insan yapan en kıymetli eşiğimizdir bayram.

Bayram günü,  
Bir çocuğun gülüşünü,  
Bir büyüğün duasını,  
Bir dostun samimiyetini,  
Sevginin yüceliğini, sevgilinin varlığını,  
Bir annenin merhametini hissettiğimiz en özel andır.

Ben inanıyorum ki:  
Hakkın zedelenmediği, adaletin eşit ulaştığı,  
Çocukların ölmediği, savaşların sustuğu,  
İnsanın insana yük değil umut olduğu bir dünya mümkündür.

Önce biz kendimizden başlarsak, her şey düzelir.

Yeterince kırıldık, yorulduk, ayrı düştük.  
Kalabalıkların içinde bile yapayalnız kaldık.

Dinlemeden anlamaya, araştırmadan yargılamaya alıştık.  
Hep karşımızdakinde aradık, kendimize konuşmadık.

Gelin bu günler miladımız olsun.  
İyi bir iletişimle birbirimizi daha anlayalım.  
Ahd-i vefa içinde, beklentisiz gönül alalım.  
Ben, sen, o, bu, şu değil… “biz” olalım.

Çünkü bazen uzun cümlelere değil,  
Samimi bir “Selamün aleyküm, nasılsın?”a,  
Samimi bir tebessüme,  
Ve gerçek bir hatırlanışa ihtiyaç duyar insan.

Bayram günleri en güzel fırsattır.  
Unutmamak, unutulmamak,  
“Unutulduğunu sanmamak” için…

Küsenleri barıştıralım, düşenleri kaldıralım.  
Uzakları yakınlaştıralım.  
İnsanız, şaşar beşeriz. İstemeden kırıp döktüysek de,  
Gönülleri yeniden kazanalım.

“Sevelim yaradılanı Yaradan’dan ötürü.”

Gıybeti terk edelim, kul hakkından sakın alım.  
Adaleti savunup vicdanı diri tutalım.  
Kesilen hiçbir kurban, niyeti bozuk bir insanı hakikate yaklaştıramaz.  
Niyetimizi, amellerimizi düzeltelim.

Yük olanı hafifletilmesi, mesafeleri yakın edelim.  
Kalpleri birleştirip huzuru, merhameti, kardeşliği çoğaltalim.

Sofralarımız bereketle,  
Evleriniz huzurla,  
Kalpleriniz kıymet bilen güzel insanlarla dolsun.

Yarınlarından emin insanların,  
Özgürce ve kardeşçe yaşayabileceği,  
Çocukların korkmadan güle bileceği,  
Adaletin herkese eşit ulaştığı  
Nice güzel bayramlara ulaşmak ümidiyle…

Mübarek Kurban Bayramınızı en kalbi duygularımla tebrik ediyor;  
Sağlık, huzur, adalet ve umut dolu nice bayramlar diliyorum.

*Kırık kalem*  
*Mesut Yiğit*
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.