Buzdolabı ve güneş

Olumlu ve coşkuluysanız, insanlar sizinle zaman geçirmek ister. jeff keller
mesut YİĞİT
mesut YİĞİT

Buzdolabı ve güneş

 Yorum

 0

Yorum

 2

Beğeni

 0,0

Puan

 36

Okunma

Buzdolabı ve güneş

Buzdolabı ve güneş


Buzdolabı ve Güneş

Göründüğüm kadar düzüm.
Sevdiğim kadar şeffafım.
Ama unutma ki, en sessiz denizin dalgası kıyısını en çok yorandır.

Beni tanımak, hayatı anlamak gibidir aslında.
Saf ve temiz, düz bir insanım.
İçimde zerre kadar samimiyetsizlik yok.
Neşeliyimdir. Samimiyetimi tüm içtenliğimle hissettiririm.

Değer verdiğim insan için yapamayacağım hiçbir şey yoktur.
Sevgimi, ilgimi hiç eksik etmem, sakınmam.
Sonuna kadar “sen-ben” değil, “biz” olurum.

Ama herkesin olduğu gibi benim de buzdolabı gibi bir yanım var.
Kırmızı çizgilerimi aştığın zaman,
Değerlerime saygı duymadığın zaman,
Sevdiğini hissettirmediğin zaman

O sıcakkanlı, girişken, güler yüzlü insan yerine
Buzdolabı gibi mesafeli, soğuk, belki de asabi biri çıkar karşına.
Anlatmak istemiyorum ama çok tehlikeli bir insan da çıkabilirim.
Bu tamamen sana bağlıdır.

Herkesin bir hayat hikayesi vardır.
Kimse bu yaşa doğaçlama gelmemiştir.
Benim de heveslerim, hayallerim, beklentilerim vardı.
Ama onları birer birer toprağa gömerek geldim bu yaşıma.

Hiç kimseden hiçbir şeyi esirgemedim.
Karşılık alamadım.
Bu hayatta çoğunun içinde eksik kaldım,
Çoğunun hayatında fazla oldum.

Şu an ne kimseden bir beklentim var,
Ne de kimseye bir kırgınlığım.
Sadece yorgunum.

Artık kimseye bir şeyler ispatlama, anlatma gereği bile duymuyorum.
Varlığımda yokluğumda sadece yaralara emanetim.

Rabbimin inançları doğrultusunda kimsenin karşısında eğilmedim.
Rabbim bu yaştan sonra da eğdirmesin.

Ama şu bilinmeli ki, verdiğim değerin karşısında değeri hissetmek isterim.

Evet, belki yanlış biliyordum.
Aldığımız terbiye buyurdu:
“Kimse kırılmasın, gücenmesin, aman kimsenin tadı kaçmasın” diye
Kendi hayatıma, kendime zulmettim.

Ben alttan aldıkça, kendini bir şey sananlar,
Kendini bilmezlere meydan kaldı.

Kimse kimsenin şımarıklığını, hadsizliğini çekmek zorunda değildir.
Yeri geldiğinde herkes haddini bilmek zorundadır.
Haddini bilmeyene haddini bildirmek,
Temiz bir kalbin değil, karakterin ve adaletli vicdanın asaletidir.

Zor zamanlarımız oldu.
Rabbimden başka kimseye el açıp boyun bükmedik, elhamdülillah.
Kimsenin kapısına gidip minnet dilenmedik.

Gördüm ki lafta herkes dürüst, herkes cefalı, herkes “seni etmem”.
Ama iş fedakarlığa, çıkarsız duruşa geldiğinde ortalıkta kimse kalmıyor.
Bu beni şaşırtmıyor artık.

Masa, nisa, kasa için eğilen insanlar karakterinden yoksundur.
Aldığı terbiye ilk bakışta belli olur.
Dostunun içinde ne varsa dışına o vurur.

Ön yargı, yargısız infaz kendini her yerde belli eder.
İyilik yapmayı salaklık, arkadan konuşmayı göze açıklık gören insanlara söz söylemeye gerek yok.
Ben sadece onlara derim ki:
“Kendi çöplüğünüzde, kendi krallığınızda boğulun.”

Herkes kalbinin ekmeğini yer.
Nihayetinde kendi karakterinin çizgisinde yaşar.
Susmak bazen yeterli cevaptır.

Bugün nerede işimiz, aşımız varsa,
Hepsinde kendi emeğimiz, göz nurumuz, çabamız vardır.
Haram lokma yememeye, kul hakkına girmemeye çalıştık, elhamdülillah.
Aslanlar gibi varlığı da yokluğu da gördük.
Badireleri atlatırken o anları tek başımıza atlattık, elhamdülillah.

Dün tükürdüğünü bugün çıkar için yalayanlarla yolumuz hiçbir zaman birleşmez, inşallah.
Birilerinin gözüne girmek, şirin görünmek için karakterimden parça bile taviz vermedim, vermem.

Benim doğrularım rüzgara göre yön değiştirmez.
Bugün neysem, elhamdülillah yarın da öyle.

Günü kurtarmak için öz değerlerinden vazgeçenler bilsin ki,
Yeri geldiğinde sığınacak onurlu bir omuz bulamazlar.

Biz o onuru her şeyin üstünde tutar, bedeli neyse tek başımıza öderiz.
Kimseyi ne günahıma ne de bedeline ortak etmek gibi bir düşüncemiz olmadı, olamaz.

Bugüne kadar kuluna muhtaç etmeyen Rabbime hamd-ü senalar olsun.

KırıkKalem
Mesut Yiğit

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.