NELER OLDU?
Boş aslâ dolmuyor, dolu hiç almıyor,
Çıkartmış bölmüşler, toplasak olur mu?
Eski abâ dikiş tutmuyor, olmuyor,
Eski günler ve aşklar geri gelir mi?
Lâl olduk, ağzımızı bıçak açmıyor,
Muhabbetin artık hiç mi yok imkânı?
Gül gonca açmıyor ve bülbül uçmuyor,
Kim talan etti böyle bu gülistânı?
Akılsız başın cezâsını biz çektik,
Biz bedel ödedik, safâyı kim sürdü?
Ömür boyu murâda biz erecektik,
Kim çıktı kerevete murâda erdi?
Bu pişmiş aşka hangi hâin su katıp,
Yenilmez yapacak şekilde tuz attı?
Yûsuf’a uzatır gibi ip uzatıp,
Haraç mezat pazarda bizi kim sattı?
Çok acele ettik de Şeytan karıştı,
Nazar değdi, göze mi geldik savrulduk?
Yoksa meleklerle şeytanlar vuruştu,
Biz mi diz çöktük, dağ gibi devrildik?
Hangi fırtına sarstı yıktı temelden,
“Bir varmış bir yokmuş!” gibi yalan olduk?
Bölünmez bir bütündük vakt-i ezelden,
Hangi bölen böldü de biz elde kaldık?
Dağına göre yağan kar gibi yârdik,
Bu aşka kara gölgeyi kim düşürdü?
Bir ân ayrı düşsek ızdırap duyardık,
Hangi tuzağı kurdu, nasıl başardı?
Baltasız ağaç, domuzsuz orman olmaz,
Körpecik aşk fidanlarını kim kesti?
Şimdi adımız hiçbir yerde anılmaz,
Kim kıstı sesleri ve kim neden küstü?
Yürekler acısı sersefil hâldeyiz,
Daha ne kadar dayanır bu yürekler?
İkimiz de kupkuru aynı daldayız,
Bizi kavuşma mı, Azrâil mi bekler?
Zevâle erdi, bitti diye aşkımız,
Gelen zil sesi kimin eteklerinin?
Hâk ile yeksân oldu saray köşkümüz,
Haddi ve hesâbı yok yıktıklarının!
Kimin kuyruğuna bastık, kim kıskandı?
Bize düşmanlık edecek böyle kim var?
Neden korktu bizden, ne olacak sandı?
Neden bu kadar sinsi bu kadar kindâr?
Bu hasar, iç kanaması ve yaraya,
Hangi derman, ilâç ve tabip çâredir?
Şifâ mı girdi Azrâil mi sıraya,
Bu gidiş; yâr ve kabir, hangi yeredir?
Bülbül ve güller ağzımıza bakardı,
Bu aşkı, arap saçına kim döndürdü?
Bülbüller kanat çırpar, güller kokardı,
Bu aşkı, hangi taş yürekli söndürdü?
Ben meşhur bülbülüydüm, sen nazlı gülü,
Yerinde yeller esiyor gülistânın!
Târumâr zebîl oldu iki sevgili,
Baş köşesinde yatıyor kabristânın!
Boydan boya yırtıp teslim bayrağını,
Aşk bayrağını bir türlü asamadık!
Başlarına çalıp hased tuzağını,
Buralardan sırra kadem basamadık!
NOTLAR:

