NE ÇIKAR DEME!
Haberin yok sessiz çağlayan gölden,
Deli deli akan Fırat’tan Nil’den,
“Bir Ufuk’tan bir ufka kuru çölden,
Ne çıkar?” deme, neler var içinde!
Bir haberin olsa düştüğüm hâlden,
Asır gibi hasretle geçen yıldan,
Öyle umursuzca baktığın saldan,
“Ne çıkar?” deme, neler var içinde!
Bir kere denilecek “gitme kal!”dan,
“Seni pek çok özledim, haydi gel!”den,
“Umûrumda değil, istersen öl!”den,
Ne çıkar?” deme, neler var içinde!
Çok üstün verdiğin çul, ipek şaldan,
Eline değen kuru ekmek baldan,
“Aç âşık, koruk at, kör çivi naldan,
Ne çıkar?” deme, neler var içinde!
Geri döndürür düştüğüm o yoldan,
Kurtarır beni kapıldığım selden,
“Kirpik ve saçımdaki kıl ve telden,
Ne çıkar?” deme, neler var içinde!
“Lâl olup da susmuş kekeme dilden,
Rengi kaçmış, göğe savrulmuş külden,
“Vîrân olup çökmüş böyle bir kuldan,
Ne çıkar?” deme, neler var içinde!
Hiçbir mevsim umut görmedim gülden,
Medet umdum canlı ve kuru daldan,
“Hep şâir olsan; o akıl ve elden,
Ne çıkar?” deme, neler var içinde!
NOTLAR:

