HAYRAN
"Hayrânınım!" demek inan çok basit kalır,
İmzâlı bir kalbini alabilir miyim?
Kalem yoksa, vallâhi imzâsız da olur,
Hattâ, onu ebedî çalabilir miyim?
Bir su gibi kadeh, güneş gibi evine,
Usul yavaş süzülüp dolabilir miyim?
Duydum ki çıkmışsın, keklik ceylân avına,
O keklik ve ceylân ben olabilir miyim?
Kavuşmak da ayrılmak da hep uykusuzluk,
Kavuşup da uykunu bölebilir miyim?
Bitsin artık bu okyanustaki susuzluk,
Sessizce kıvrılıp da dalabilir miyim?
Gözlerinden sicim gibi süzülen yaşı,
Titreyen ellerimle silebilir miyim?
Göğsüne yaslayıp bu gamlı dertli başı,
Uykuların koynuna salabilir miyim?
El pençe durmak benim en şerefli işim,
O şekilde yanında kalabilir miyim?
Ömür adamış, bu başı kurban etmişim,
Hiç yorulup usanır, yılabilir miyim?
Ne bir âlim bildi ne hoca sonumuzu,
Bu câhil hâlimle ben bilebilir miyim?
İkimiz iki dağa dönsek yönümüzü,
Sen bulursun, ben seni bulabilir miyim?
Kollarında, yüzüne çevirip yüzümü,
Gözlerine bakarak ölebilir miyim?
Sen kılarken benim ezansız namâzımı,
Omuz omuza safta ben de kılabilir miyim?
NOTLAR:

