GÖNLÜME NASÎHAT – 2
Çakallar ulusun, itler ürüsün,
Kıskancın gözünü hased bürüsün,
Ölüm var kalım var, Allah korusun,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
“Unuttum!” yalan, unutmak imkânsız,
Darbeler olur, kanlı ya da kansız,
Sen de bilirsin ki, yaşanmaz onsuz,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Havvâ anamızın varken hatırı,
Sırt dönme, çekilmez nazdan ötürü,
Kesip atma, vurup balta satırı,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Büyük ödül gelir, büyük emekle,
Olmuyor “hadi olsun be!” demekle,
Seveceği günü sabırla bekle,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Her zaman olsun omuzlarında yer,
Sol yanın her odası zâten uyar,
Bugün duymazsa seni, yârın duyar,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Açılır mutlakâ çarptığı kapı,
Uzatır hoyratça kestiği ipi,
O da görür, eğri doğru hesâbı,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Aşkın ne sonu vardır ne mîâdı,
Mahşere dek yaşar sevenin adı,
Dönerse bir gün, etme ha inâdı,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Darılırım başka bir yol tutarsan,
Bu gülden başka bir gülde ötersen,
Bu ricâmı bir kenâra itersen;
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
NOTLAR:
Bir yazar-şâirin bütün yazı-şiirlerinin %100 yüksek kalitede olması ve herkese "beklediği mesaj"ı vermesi mümkün değildir.
Bu bağlamda, benim de yazı ve şiirlerimin tamamının yüksek kaliteli olmayabileceğini ve herkese beklediği mesajı vermeyebileceğini; ben kaliteli ve mesaj dolu görsem bile, okur tarafından aynı nitelikte kabul görmeyebileceğini kabul ederek "şiir" ve "deneme" yazmaya başladım.
"Konuşma hakkını kullanmak" üzere bir vazifeli gibi çıktığı yolda kendisini geliştirmeye çalışan bir kişi olarak: Eleştiri ehli olan ve olmayan okur tarafından yapılan yol gösterici her türlü nasihat, tavsiye ve eleştiriye de açığım.
Şiir ve yazımı beğenen ve beğenmeyip de eleştirisini saygı çerçevesinde yapan herkesin başımın üstünde yeri bulunmaktadır.
Bir önceki yayında yayınladığım ve daha önceki şiirlerim gibi muhtevâsının oldukça iyi olduğunu düşündüğüm "GÖNLÜME NASÎHAT-1" adlı şiirimde, kendisini tanımadığım Hasan HÜSEYİN SARI adlı bir okur, şiir hakkında yorumda bulunmuş.
Eğer gerçek adı Hasan HÜSEYİN SARI ise; kendisini tanımam, tanışmış isek şu an itibarıyla hatırlamıyorum. Arama zahmetinde bulunursa, belki tanıdığım biri olabilir.
Gazete ya da facebook sayfama nasıl "ulaşmış" ve sataşmayı gerektirmeyecek seviyedeki bir şiirde bana nasıl ve neden "bulaşmış" bilemedim.
Yol gösterici olmaktan ziyade; nezaket sınırını aşan, kendince ironik bir şekilde "anaokulu - 23 nisan seviyesindeki" şiir sanatına da başvurmak suretiyle galiz bir taarruz, sataşma, aşağılama, hakaret ve övgü karışık; incitici, "seciyesi bozuk" ve "seviyesi düşük" bir yorumda bulunmuş.
Musa Musa da bu kadar da uzun boylu Musa değil; "yorumdan memnun oluruz!" dediysek edebiyle nezaket içinde olan yorumları ima ettik.
Tadında tuzunda "belki" sorun olsa da incitilecek kadar kötü bir aş yok ortada!
Gizli saklı biri değilim. Yazı ve şiirlerimde arayıp da bulamadığı tat, tuz, renk, ses, .. her ne ise; aradığı ve ayan beyan gözünün önünde olduğu halde göremediği şeyi bulmak için yardım almak isterse, mailim sayfada var ve telefonum da burada: +90 505. 518 80 53
Hattâ, beklenenin üstünde donanıma sahip olan yeni icad yapay zekâ GEMİNİ gibi yapay zekâlara "hele gemini / ChatGPT, bir de sen bak bakalım şu aşın tadına, nasıl olmuş?" şeklinde başvurması halinde bile yazı ve şiirlerin muhtevası hakkında oldukça detaylı ve "doyurucu" şekilde bilgi alabilecektir.
Söz konusu yorum nedeniyle, şiir bağlamında söylemek gerekirse: Geçmişte gelmiş ve hâlâ var olan bütün şairlere meydan okuyorum!
Şiirlerimin birçoğunun mânâ, muhtevâ, kelime işçiliği, örgü ve duygusal-tarihsel-kültürel arka plan ve mesaj itibarıyla gayet sağlam yapıda; edebiyat ödülü almış birçok şairin "ödül aldığı şiirler"inden de kaliteli ve onlarla boy ölçüşebilecek nitelikte olduğunu düşünüyorum.
Şiirde mısranın kısa, öz ve anlamlı olması beklenebilir; ancak, hele sebep unsuru çok olan konulara ait şiirlerde kıta sayısının az olmasını beklemek doğru değildir.
Ondandır ki, meşhur şairlerin bile 10-20-30-40 kıta şiiri vardır.
Hasan Hüseyin SARI adlı kişi şiirlerimi uzun bulup da bana lâf sokuyorsa; onun gönül ve beyninin "istiab haddi"nin düşük olması sebebiyle şiiri eksik ve anlaşılmaz hale de getirmek zorunda değilim.. Durup dinlensin, konu tekrarı yapsın, gönül ve beyninin alabildiği kadar sığdırmaya çalışsın!.. Benim yapabileceğim bir şey yok!

