GÖNLÜME NASÎHAT – 1
Günün ilk vaktinde ona vuruldun,
Deli dolu sel gibiydin, duruldun,
Biliyorum; çok haklısın, yoruldun,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Allah var, bilmezdin aşkı sevdâyı,
Ham bir cevherdin, o sürdü cilâyı,
Bir gün bir yıl değil, bir ömür boyu,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Küsersen gizli tut, kimse bilmesin,
Aranızda bir kırgınlık olmasın,
Aşkından zerre kadar eksilmesin,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Gizli ağla ve gizli yan, gizli tüt,
Kızılcık şerbetini iştahla yut,
Aşkına sarıl, sol yanında uyut,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Bakma sen, tam ortadan geçen faya,
Ayağa kalk, çık meydan ve sahneye,
Seslen dağa, vur tele, üfle neye,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Böyle bir hüsrâna kimler üzülmez,
Bir sürçmeyle aşkın üstü çizilmez,
Bunca hatır ricâ, aslâ ezilmez,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Bu sevdâdan zerre murâd almadın,
Derin bir “oh!” çekip şöyle gülmedin,
Ümîdini kesme, henüz ölmedin,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Geçtiğin yollardan kesin geçmedi,
İçtiğin pınardan belki içmedi,
Açtığın kapıyı henüz açmadı,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
Sık sık ara ve sor, koru ve kolla,
Yakından ve uzaktan selâm yolla,
Gönlünü al, bir tatlı söz ve gülle,
Sen yine hürmet et, başına tâc et!
NOTLAR:

