BİR ÖLÜNÜN NOT DEFTERİ
Göğsüne takmış herkes hep aynı resimi,
Neden arkam sıra cenâze merâsimi,
Eğer ölen ben isem şimdi sırası mı?
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Elimdeki tam kazanacağım işimdi,
Tüm hesaplarım acâyip türlü biçimdi,
Nasıl yâni; olamaz, ben öldüm mü şimdi?
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
İyi baktım sağ soluma, kimseler yoktu,
O araba birden önüme nasıl çıktı?
Birden başımdan ve göğsümden kanlar aktı,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Bil’umûm deliklerime pamuk tıkandı,
Her tarafım baştan ayağa hep yıkandı,
Bedenim kefenlenip bir tâbûta kondu,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Gelen çoktu ama, çok azı iyi bildi,
Cemâatten birkaç kişi gözünü sildi,
Kimi seyretti kimi de abdestsiz kıldı,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Herkes sohbette, ancak birkaç kişi dalgın,
Hoca aceleyle verir tehlil ve talkın,
Fazla beklemeyin başımda haydi kalkın,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Mezar ki, bir adam boyu ve on tahtalık,
Örtüldü her bir tahta karardı ortalık,
Bir yudum ışık için kalmadı bir delik,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Neden bu kadar karanlık ve dar ki odam?
Açılan bir kapıdan girdi iki adam,
Başımı tavana vurdum kalkacaktım tam,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
El üstündeyken kim itti bu derinliğe?
Gözüm hiç alışamadı bu karanlığa,
Kimse yok yanımda dostluk ve yârenliğe,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Çiçek dikerken bile ne kadar sahteler,
Yalandan gözyaşı, yalandan âh vâhtalar,
Çoktan masada mîrâs ile nikâhtalar,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Büyük küçük, gizli açık her şey soruldu,
“Cık cık cık!” çekilip iki defter dürüldü,
Biri arkadan biri sol yandan verildi,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
Bir cennet bahçesi, bir cehennem çukuru,
Bir günah karanlığı var, bir sevap nûru,
Dirilip yürüyeceğim mahşere doğru,
Hayallerim hep yarıda kaldı desene!
NOTLAR:

