Eski zamanlarda bir kral, halkının engellere karşı nasıl davrandığını görmek için saraya giden yolun üzerine büyük bir kaya koydurur. Tüccarlar, kervancılar ve saray görevlileri kayanın etrafından dolaşarak yollarına devam ederken şikâyet etmekten başka bir şey yapmazlar. Ancak sıradan bir köylü, gücünü zorlayarak kayayı kaldırmayı başarır ve altında onu bekleyen büyük bir ödülle karşılaşır. Bu anlamlı hikâye, hayattaki engellerin aslında gizlenmiş fırsatlar olduğunu hatırlatan değerli bir yaşam dersidir.
Yolumuzdaki ENGELLER …
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu.
Bakalım neler olacaktı?
Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğleye kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi.
Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti.
Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü.
Açtı...
Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde...
"Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral.
Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
"Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır..."

