Hastanede yaşanan bu dokunaklı olay, insanın içindeki sevgi ve fedakârlığın ne kadar büyük olabileceğini gözler önüne seriyor. Ağır hasta ablasının tek kurtuluşu beş yaşındaki kardeşinin kanıydı. Durumu anlamaya çalışan küçük çocuk, ablasının yaşayacağını duyunca kanını vermeyi kabul etti ancak bunun karşılığında kendisinin öleceğini sandı. Tüm bunlara rağmen tereddüt etmemesi, insanın sahip olduklarının kıymetini ve vermenin gerçek değerini hatırlatan güçlü bir hayat dersine dönüştü. Bu hikâye, yaşamı daha anlamlı kılan duyguların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Önemli olan VERMEKTİR...
Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler.
Tek yasam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi.
Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu
Doktor durumu beş yasındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu.
Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi. Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu.
Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu... Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu:
"Hemen mi öleceğim?.."
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.
Göndericinin notu: Bu maili tüm dostlarınıza gönderin lütfen.
Eğer burada anlatılanlar sizi hiçbir şekilde etkilemediyse içinizdeki bazı duyguları kaybetmişsinizdir.
Aslında en önemli şey, "Elinizdeki Değerlerin Farkında Olup, Kıymetini Bilmektir.
" Gün gelir burun kıvırdığınız şeyleri de bir bakmışsınız ki yitirmişsiniz.
(Sanırım hayattaki en kötü şey de bu olsa gerek.)
Yaşamınızı ciddiye alın, Ruhunuzun güneşi hiç batmasın....

