KURANİ HAYAT REHBERİ
Kur’an’ın o statik, donuk ve pasif din anlayışını yerle bir eden; insanı özgürleştiren, ona sorumluluk yükleyen ve onu kendi hayatının başrolü yapan o en "dinamik" ve sarsıcı ayetler
İslam’ın "DNA"sı niteliğindeki, insan iradesine en çok saygı duyan o meşhur beyanlardır:
1. İrade ve İnanç Özgürlüğü: "Zorla Güzellik Olmaz"
Bu ayetler, dinin bir "kalp ve samimiyet" meselesi olduğunu, baskının girdiği yerde imanın kaçtığını haykırır.
- Bakara, 256: > "Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır..."
- Kehf, 29: > "De ki: Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin..."
- Yunus, 99: > "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?"
- Gâşiye, 21-22: > "Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğütçüsün. Sen, onlar üzerinde bir zorba (tahakküm kurucu) değilsin."
2. Eylem ve Çaba Dinamiği: "Neye Koşarsan O Olursun"
İnsanı "kader mahkûmu" olmaktan çıkarıp, "kaderinin mimarı" yapan, pasif bekleyişi yasaklayan ayetler:
- İsrâ, 13: > "Biz her insanın kaderini (çabasını/amelini), kendi boynuna (kendi çabasına) bağlı kıldık. Kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız."
- Necm, 39: > "İnsan için ancak çalıştığının (kendi çabasının) karşılığı vardır."
- Necm, 40: > "Ve şüphesiz onun çalışması (çabası) ileride görülecektir."
- Bakara, 286: > "...Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir..."
3. Toplumsal Değişim Yasası: "Sen Değişmezsen Dünya Değişmez"
Toplumların başına gelenlerin birer "tesadüf" değil, kendi tercihlerinin sonucu olduğunu anlatan sosyolojik kanun:
- Ra’d, 11: > "...Şüphesiz ki, bir kavim (toplum) kendi içindekini (kendi halini/ahlakını) değiştirmedikçe, Allah da onlarda olanı değiştirmez..."
- Şûrâ, 30: > "Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Allah ise çoğunu affeder."
4. Akletme ve Sorgulama Dinamiği: "Düşünmez Misiniz?"
Kur'an'ın en çok tekrarlanan ve insanı zihinsel prangalardan kurtaran o keskin sorusu:
- Yunus, 100: > "...Allah, aklını kullanmayanların üzerine pislik (rezillik/perişanlık) yağdırır."
- Nahl, 44: > "...İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve ola ki iyice düşünürler diye bu Zikri (Kur'an'ı) indirdik."
Bu ayetler bir araya geldiğinde ortaya şu çıkıyor:
Allah insanı serbest bırakmış (zorlama yok), eline bir harita vermiş (vahiyle yol göstermiş) ve "ne kadar yürürsen o kadar yol alırsın" (çaba/kader ilişkisi) demiştir.
Yani Kur'an;
Oturanların değil, koşanların,
Akledenlerin
Ve özgürce seçenlerin kitabıdır.

