Ramazan Yaman, bu hutbede alışılmış kalıpları, sorgusuz itaati ve insanları kendine bağımlı kılan yapılara teslimiyeti açıkça reddediyor. Hiçbir kurumdan, cemaatten, hizipten güç devşirmeyen bir bağımsızlıkla konuşuyor; menfaat, alkış ve memnuniyet beklentisinden uzak durarak hakikati olduğu gibi dile getiriyor.
Bu yazı, mümini başkalarına değil kendi özüne çağıran bir uyarı niteliğinde. İnsanları düşünmekten, sorgulamaktan alıkoyan, iradeyi felç eden, kişiyi kalabalıkların arasında sürü psikolojisine mahkûm eden yapılara karşı güçlü bir itiraz yükseliyor.
Yaman, Rabbine yaklaşmanın yolunun başkalarının ardına takılmakla değil, insanın önce kendine gelmesiyle mümkün olduğunu hatırlatıyor. Çünkü Allah kuluna şah damarından daha yakınken, insanlar birbirlerini kendilerinden uzaklaştırıyor.
Bu giriş, hutbenin ana mesajını açıkça ortaya koyuyor:
Mümin, başkalarının gölgesinde değil; kendi iradesi, aklı ve kalbiyle dimdik durarak Rabbine yürümelidir.
"KORSAN HUTBE!"
Kıymetli müminler:
Başka hutbelerimde de söylemiş olduğum gibi; ben hiçbir kuruma, kuruluşa, cemaate, mezhebe, partiye, hocaya, lidere, şeyhe, şıha, imama bağlı olmadığım için, kimseden bir menfaat beklemediğim için, kalabalıkları memnun etmek gibi bir derdim, onları karşıma almaktan korkmak gibi bir kaygım olmadığı için, menfaat devşirmek gibi bir hedefim olmadığı için, alkış almak gibi, lanet yemek gibi bir tasam olmadığı için, bildiğim hakikatleri apaçık söylüyorum.
Bunu yapamayanları da ayıplamıyorum çünkü onların zorunlulukları, sorumlulukları, bağlılıkları, bağımlılıkları, hesapları, korkuları olabilir. Başlarındaki ağalara, paşalara, büyüklere, hiziplere hesap verecek bir pozisyonda olabilirler.
Kalabalıkları memnun etmek gibi, uyutmak gibi, uyuşturmak gibi, mobilize etmek gibi, hipnotize etmek gibi, iradelerini ipoteklemek gibi, herhangi bir gücün lehine konsolide etmek gibi bir görevleri olabilir...
Geçelim... Ve benim hutbeye gelelim.
Güzel insanlar:
Sizi kendine çağıranlarla değil, sizi kendinize çağıranlarla dost olun.
Zaten Allah'ta sizi kendinize çağırır.
Sizi kendilerine çağıranlar, kendinizden geçmeye çağıranlar sizi afyonlarlar, atıl bırakırlar, kötürüm ederler, etkisiz kılarlar, kendilerine sermaye yaparlar, kendinizden ve Rabbinizden koparırlar.
Eğer onlara gitmez de kendinize gelirseniz, Rabbinize yaklaşırsınız.
Çünkü Rabbiniz sizinledir.
O size şah damarınızdan daha yakındır.
O, size sizden daha içkindir, daha "içerdedir"
Ondandır ki, sizi kendinize gelmeye, kendinize gitmeye, kendiniz olmaya çağırır.
Kendinize gittikçe Rabbinize gider, kendinize yaklaştıkça Rabbinize yaklaşırsınız.
Rabbimiz bizleri bir kütlenin parçası, bir sürünün sayısı, bir hizip kalesinin üyesi olarak değil, kendimiz olarak yarattı.
Özgün ve özgür kıldı.
"Taklitçi maymunlar" olmayalım diye insan kıldı. İnsan özelliğini kaybetmememiz için bizi uyardı.
Sokrates, "sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez" der.
Sorgulanmamış bir din de iman etmeye değmez.
Sizi sorgulamaktan, sormaktan, düşünmekten men eden kişi ve yapılardan şeytandan kaçar gibi kaçın!
İnatçı kâfirlerden olmaktan nasıl kaçınmanız gerekiyorsa, dogmacı inananlardan olmaktan da öyle kaçının.
Aziz cemaat:
Ben sizlerin düşünsel, zihinsel, bireysel yetilerinizi atıl bırakanlara, varlığınızı kendi varlıklarına sermaye yapanlara isyan etmenizi, "paketlenmiş cevapları" almamanızı, sürülere uymamanızı, Allah'ın her birinizin ufkuna açtığı pencereleri karartmamanızı, onları çamurdan, kirden, pislikten arındırmanızı tavsiye ediyorum.
Ben asla hüküm vermiyorum; kendi hükmünüzü kendiniz verin istiyorum.
Ben sizleri kendinize çağırıyorum.
Çünkü kendinize doğru gittikçe Rabbinize varırsınız.
Ey Allah’ın kulları!
Kendinizden geçmeye çağıranlara uymayın ve kendinize gelin!
Hayırlı cumalar!
Ramazan Yaman

