İstanbul’un Pendik ilçesi Çınardere Mahallesi’nde bulunan 4107 ada 1 parselde yürütülen kentsel dönüşüm sürecine ilişkin olarak, taşınmazdaki hissedarlar arasında anlaşmazlık yaşandığı ve konunun yargıya taşındığı bildirildi.
Taraflardan bir grup azınlık hissedar, söz konusu parselde yürütülen süreçte çoğunluk hissedarlar ile müteahhit firma arasında yapılan anlaşmaların kendileri açısından mağduriyet oluşturduğunu ileri sürerek kamuoyuna açıklamada bulundu. Açıklamada, sürecin başından itibaren hak kaybı yaşandığı, bazı kararların kendilerinin rızası dışında alındığı ve mülkiyet haklarının zarar gördüğü iddia edildi.

Azınlık hissedarlar, riskli yapı kapsamında yıkılan eski yapıların ardından farklı müteahhit firmalarla anlaşma süreçlerinin yürütüldüğünü, bu süreçte ise farklı sözleşme içerikleri ve arsa payı hesaplamaları nedeniyle uyuşmazlıklar ortaya çıktığını ifade etti. Ayrıca bazı sözleşme hükümlerinin kendi aleyhlerine olduğu ve yeterli hukuki güvence içermediği yönünde değerlendirmeler yapıldığını belirttiler.
Açıklamada, çoğunluk hissedarlar tarafından desteklenen bir müteahhit firma ile yapılan sözleşmede arsa kullanım alanına ilişkin hesaplamalarda farklılıklar bulunduğu iddia edilerek, bu durumun bağımsız bölüm dağılımını etkileyebileceği öne sürüldü. Azınlık hissedarlar ayrıca sürecin şeffaf yürütülmediğini savunarak hukuki yollara başvurduklarını bildirdi.
Öte yandan çoğunluk hissedarlar ve proje kapsamında yer alan tarafların ise sürecin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü savunduğu, kentsel dönüşümün ilerleyebilmesi için kararların gerekli çoğunlukla alındığı belirtiliyor.
Uyuşmazlık kapsamında açılan davalarda mahkeme tarafından bazı tedbir kararları verildiği, özellikle satış işlemlerine ilişkin yürütmenin durdurulması yönünde karar bulunduğu ifade edildi. Dava sürecinin halen devam ettiği ve tarafların iddialarının yargı mercilerince değerlendirileceği öğrenildi.
Sürece ilişkin olarak belediye ve ilgili kurumların ise yasal çerçevede işlem tesis ettiği, nihai kararların mahkeme süreçleri sonucunda netleşeceği bildiriliyor.
Kentsel dönüşüm kapsamında yaşanan bu anlaşmazlığın, taraflar arasındaki mülkiyet paylaşımı ve sözleşme hükümlerine ilişkin farklı yorumlardan kaynaklandığı, konunun yargı süreciyle netleşmesinin beklendiği kaydedildi.

