İslam
Yayınlanma : 27 Şubat 2026 13:08
Düzenleme : 27 Şubat 2026 13:10

Ayetler Arasında Çelişki Yoktur: Maide 51 ve 69 Nasıl Anlaşılmalı?

Ayetler Arasında Çelişki Yoktur: Maide 51 ve 69 Nasıl Anlaşılmalı?
Dostluk yasağı mı, kurtuluş müjdesi mi? Maide Suresi’nin 51 ve 69. ayetleri bağlamında “veli” kavramı ve savaş–barış dengesi doğru okunmadan hüküm verilemez.

Maide Suresi 51. ayette geçen “veli edinmeyin” ifadesi, Müslümanlara karşı düşmanlık ve savaş içinde olan gruplarla siyasî–koruyucu ittifakı yasaklar. Aynı surenin 69. ayeti ise Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için kurtuluş umudunu dile getirir. Bu iki ayet farklı bağlamlara hitap eder: biri siyasî ve toplumsal güvenlik çerçevesini çizer, diğeri iman ve amele dair ilahî adalet ilkesini ortaya koyar. Nitekim Mümtehine Suresi 8–9. ayetler de savaşmayanlara karşı adalet ve iyiliğin yasaklanmadığını açıkça bildirir. Doğru bağlam okuması yapıldığında, ayetler arasında değil çelişki; bütünlük ve denge görülür.

 

AYETLER ARASINDA ASLA ÇELİŞKİ YOKTUR

 

Maide Suresi 51. ve 69. ayetlerde anlatılmak istenenler bana birbirlerinden farklıymış gibi geldi.

 

Tabii ki Kur'ân'da kesinlikle çelişki olmaz. Yine de açıklarsanız memnun olurum.

 

51. ayette şöyle deniyor: "Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları gönül dostları edinmeyin, onlar birbirlerinin gönül dostlarıdır. Sizden kim onları gönül dostu edinirse o, onlardandır."

 

69. ayette şöyle deniyor: "Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler ve Hıristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp barışa yönelik iş yapanlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir."

 

Cevap:

Ayetler arasında asla çelişki yoktur.

Sizin yazdığınız mealler tam doğru değildir.

 

Maide 51'inci ayetin doğru anlamı şöyledir:

"Ey inananlar, Yahudileri ve Hıristiyanları veliler edinmeyin. Onlar, birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları kendine veli yaparsa o, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez."

Veli, koruyucu dost demektir.

Bu ayet, Müslümanlara karşı savaşan Yahudi ve Hıristiyanları dost tutmamayı, onları veli yapmamayı emrediyor.

Bu emir, Müslümanların kendileriyle savaşmayan gayrimüslimlerle, müşriklere karşı ittifak yapmalarına engel değildir.

Bir Müslüman toplumu, gayrimüslimlerle dost olabilir fakat bu dostluğu, başka Müslümanlara zarar vermemekle şartlıdır.

Gayrimüslimlerle yapılan ittifak, başka Müslümanlara zarar veriyorsa bu dostluk haramdır.

Hele İslâm düşmanlarıyla birleşip Müslümanlara karşı savaşmak kesinlikle haramdır.

Müslümanlara karşı Yahudi ve Hıristiyanların tarafını tutan kimseler artık Müslümanlardan sayılmazlar.

 

"O, onlardandır!" İşte bu cümleyle Allah, Müslümanları bırakıp Müslümanların düşmanlarıyla birleşenleri, o birleştikleri kimselerden sayıyor.

Yoksa Müslümanlarla savaşmayan kimselerle hem Müslümanların hem de kitap ehlinin ortak düşmanı olan dinsizlere karşı ittifak yapmalarını yasaklamıyor.

 

Nitekim Peygamber (sav.) de Medine Yahudileriyle hariçten gelecek bir saldırıya karşı ortak savunma ittifak yapmıştır.

Mümtehine Suresi'nin aşağıdaki ayetleri, konuyu daha iyi aydınlatmaktadır.

"Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adil davranmaktan men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever. Allah sizi ancak sizinle din hakkında savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için yardım eden kimselerle dost olmaktan men eder. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır" (8-9) Âyetleri, Müslümanlara düşman olmayan gayrimüslimlerle ittifak yapmanın, barış içinde yaşamanın men edilmediğini bildirmektedir.

 

Süleyman ateş

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.