İslam
Yayınlanma : 27 Şubat 2026 13:05
Düzenleme : 27 Şubat 2026 13:07

Mahşerde Tek Başınasın

Mahşerde Tek Başınasın
Unvanların, alkışların ve mazeretlerin sustuğu yerde; sadece amel konuşur. Hesap günü gelmeden önce kendinle yüzleşmeye hazır mısın?

Bir gün gelecek; ne çevre kalacak yanında ne de seni savunacak sözler. Defter açılacak ve dilin söyledikleri değil, hayatının izleri okunacak. İnancın, namazın, kazancın, gücün ve kalbin tek tek sorgulanacak. Çünkü orada niyet değil, niyetin hayata yansıması konuşur. Bu metin, mahşer hakikatini bugünün aynasına tutuyor ve şu soruyu fısıldıyor: Hesap günü gelmeden önce, gerçekten hazır mısın?

 

MAHŞERDE TEK BAŞINASIN

Ne unvan var.
Ne çevre var.
Ne alkış var.
Ne savunma ekibi.

Defter açılıyor.

Dilinin söyledikleri değil,
hayatının yaptıkları okunuyor.

“İnandım” diyorsun…
Ama inancın nerede iz bıraktı?

Namazın soruluyor;
sadece kıldın mı diye değil,
seni kötülükten alıkoydu mu diye.

Kazancın soruluyor;
ne kadar kazandın diye değil,
nasıl kazandın diye.

Gücün soruluyor;
kime karşı kullandın diye.

Kalbin soruluyor;
içinde kibir mi vardı, merhamet mi?

Öfken soruluyor;
nefsin için mi patladı, hak için mi?

Sustuğun anlar soruluyor.
Konuşmadığın doğrular soruluyor.
Görmezden geldiklerin soruluyor.

Orada mazeret işlemiyor.
Orada “herkes yapıyordu” geçmiyor.
Orada “niyetim iyiydi” yetmiyor.

Çünkü niyet,
amelle doğrulanmadıkça
söz olarak kalıyor.

Şimdi kendine sor:

Eğer bugün hesap günü olsaydı
hazır mıydın?

Yoksa hâlâ ertelediğin tevbenin
tarih atılmamış taslağı mı duruyor?

Bu hayat provadır.
Asıl sahne sonrası.

Ya şimdi silkelenirsin,
ya da orada pişman olursun.

Ve bil:

Gerçek cesaret,
kendini kandırmayı bırakmaktır.

 

Hazırlayan: yapay zekâ, erol yazıcı

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.