SÖZÜN ÖZÜ (GÜÇ ZEHİRLENMESİ )

GÜÇ ZEHİRLENMESİ

Demokratik sosyal bir hukuk devletinde hukuk sistemine güven o ülkedeki adli vakaların sayısının artması/azalması ile doğru orantılıdır. Adli vakaların artması o ülkeyi iç savaşa kadar götüreceği gibi adli vakaların azalması o ülkede huzur ve güvenin tesisi ile insan hak ve hürriyetlerinin yaşandığı bir ortamı insanına sunar. Anti demokratik ve/veya teokratik ülkelerde hukuk sistemine güven gibi bir istatistikten ve hukuk sisteminin doğru çalıştığı gibi durumdan söz edemeyiz.

  Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisi;  Anayasa, haklarla ilgili anlaşmalar, kanun, KHK,  diğer anlaşmalar, tüzük, yönetmelik ve genelgelerdir.  Yargı hiyerarşisi; Yargıtay-Danıştay ve mahkemelerdir. Sistem bu hiyerarşi zemininde adalet dağıttığı, birey ve toplumdaki güven hissini yüksek oranda yansıttığı durumda birey ve toplum kendi hak ve menfaatlerinin sistem tarafından güvence altına alındığını düşünerek adli bir vaka üretmenin içinde yer almayacaktır. Demokratik ülkelerde hukuk sistemi hiyerarşisi milli irade ile oluşturulan yasama meclisi tarafından yapıldığından “ Türk Milleti adına” yargı dahil her türlü yetkiyi yasama meçlisi kullanır, yargılama yetkisi; yasama meçlisinin ürettiği hukuk mevzuatı doğrultusunda hukuk unsurlarınca kullanılır. “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesi uyarınca “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.” hükmü;  anti demokratik düşünce sisteminin ürettiği, yasal düzenlemedir.    

  Güç zehirlenmesi; abartılı gurur ve başkalarını küçümseme duygusu olup, lider vasfı yüklenen kişi ve/veya yönetim erginde yaygın görülen sendromdur, gücün belirli bir oranı aşması, aşırı kibir e sebebiyet vereceğinden tıbbi bir hastalık olarak karşımıza çıkar,  güven duygusu yüksek olunan bir hukuk sisteminde kişiler, kişi hak ve hürriyetlerine saygıyı,  hukuk karşısında eşitliği esas aldığından “güç zehirlenmesi” gibi bir psikolojik durumun kendi hak ve hürriyetlerinin kısıtlanması gibi bir sonuç doğuracağını bilir.