YAĞMUR VE İNSAN

Gökyüzü yavaşça ağırlaşır önce. Damlalar, bulutların arasından sessizce kopup gelir. Her damlasında ayrı bir hikâye, ayrı bir başlangıç taşır.

Yağmur bazen hüzün, bazen umuttur.  Ama her zaman yaşamın devam ettiğini fısıldayan bir mucizedir.

İnsan da tıpkı yağmur gibi yaşar aslında. Bazen biriktirir, bazen taşar, bazen de sessizce akıp gider…

Toprak kurusa da, insan yorulsa da yağmur hep bir tazelenişin habercisidir.

Damlalar toprağı yumuşatır; acılar da insanı…

Her damla yağmur, toprağa yazılmış bir mektuptur.

Ve yağmur, gökyüzünün kalbinden süzülen bir şiir gibi iner yeryüzüne.

 

Yağmurlar yağıyor şehrime, yollarıma

Toprak kokusu işliyor bütün ruhuma

Damlalar çiseliyor kirpik uçlarıma

Karışıyor gözyaşlarımla

Akıyor sessiz ve usulca.

Kırılgan mektuplar yazıyorum hayata

Adresi belli olmasa da

Şimdi üşüyen bu yüreğe bu cana

Sıcacık bir kış lazım bana,

İçimi ısıtan bir bardak çaya

İçimde büyümeyen çocuk kalan yanıma.

Anamın sesi gelse kulaklarıma

Öpeyim de geçsin dese yaralarıma

Sobanın başında cennet kokusuyla

Şefkatli elleri ile başımı okşamasına

Yürek daha ne kadar alır yara?

Ömür kaç güz, kaç kış yaşar daha

Bilmiyorum!

Hayat denen bu yolculukta...

 

Yağmurlar Yağıyor adlı şiirim ‘Yüreğimin Kaleminden’ adlı şiir kitabımda yer almaktadır.


Hayata ve insana dair tekrar görüşmek üzere…

Araştırmacı Yazar-Şair

  Gülsen ÇAKMAK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Abdurrahman AYAR16 Aralık 2025 11:10

    Teşekkür ederim