TABELANIN KİFAYETSİZLİĞİ MEB
Milli (hiç değil) Eğitim (aut) Bakanlığı (sayıca büyük bir organizasyon) (MEB); sözde Milli, sözde Eğitim, gerçek ise Bakanlık büyük bir organizasyonun adı; günümüzde (2026) sistem; Okul öncesi öğretim, İlköğretim-ortaöğretim ve yükseköğretim şeklinde öğretim faaliyetini sürdürmektedir. “Öğretim” diyorum çünkü sekiz yıllık öğretim sistemi “Türkiye'de 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime 1997-1998 eğitim-öğretim yılı başı itibarıyla geçilmiştir. 16 Ağustos 1997 tarihinde TBMM'de kabul edilen 4306 sayılı kanunla, ilkokul ve ortaokul kısımları birleştirilerek "ilköğretim" adı altında 8 yıllık kesintisiz ve zorunlu hale getirilmiştir” öncesi azda olsa “eğitim” verilmekte iken, sekiz yıllık öğretim sistemi ile “eğitim” tamamen rafa kaldırılmış, bırakınız orta öğretim sonunu, yükseköğrenim sonunda bile ayakları yere basmayan, nerde nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen bireyci, yaşadığı toplumdan soyut, materyalizmi kültürü yapmış,, kazanmak için her şey mubahtır ı davranışlarının merkezi yapmış insanlık; geleceğin karanlık dünyasını inşa etmiştir/etmektedir.
Ülkemiz eğitim öğretim sistemi 16 Ağustos 1997 tarihinde TBMM'de kabul edilen 4306 sayılı kanunla, ilkokul ve ortaokul kısımları birleştirilerek "ilköğretim" adı altında 8 yıllık kesintisiz ve zorunlu hale getirilmiş olması ilk bakışta iyi bir şey olduğu algısı oluşturmakta, ancak; çok gerekliymiş gibi köy/mahalle okulları kapatılarak taşımalı sisteme geçilmiş böylece daha küçük yaşta köyünden, mahallesinden koparılmış çocuk buralardan alacağı çevre eğitimini yabancısı olduğu başka köy/mahallede “öğretim” ağırlıklı bir müfredatla karşı karşıya bırakılarak çocuğun yarış atına dönüştürülmesi sağlanmış “eğitim” anlamsızlaştırılmış, sonuç olarak aile yapısı bozulmuş, toplumsal yaşam davranışları sosyal medyanın kurbanı olmuş velhasıl ülkemiz geleceği, öğretilen ezberlerin uygulandığı, düşünme yetisini cebinde taşıyan neslin karar mekanizmasında rol aldığı yapılanma ile materyalizmin kirli emellerine hizmet inşa edilmiş, ülke; üretmeden emeksiz çok kazanmanın kumarhanesine dönüşmüştür. .
16 Ağustos 1997'de kabul edilen 4306 sayılı kanunla başlayan 8 yıllık kesintisiz eğitim 2012-2013 eğitim-öğretim döneminde sona erdirilmiş, aynı yıl (2012) yerine getirilen ve halk arasında 4+4+4 olarak bilinen (ilkokul-ortaokul-lise şeklinde 12 yıl kademeli) 12 yıllık zorunlu öğretim sistemine geçilmiştir. 12 yıllık zorunlu öğretim sistemine geçiş iradesinden, 4306 sayılı kanunun çıkış gerekçelerini üreten iradenin amaçlarında dönüşüm/iyileştirme yapması beklenirken muhafaza etmiş ve/veya MEB bürokrasisi bu iradenin amaçlarını sürdürmüştür. 4306 sayılı kanunla amaçlanan “ÖĞRETİM” müfredatının uygulanması devam edilmiş, rafa kaldırılan “EĞİTİM’E yönelik bir iyileştirme yapılmamıştır. 8 yıllık kesintisiz eğitimin kapattığı okullar açılmamış, taşımalı sistem devam ettirilerek suretiyle tanıdık çevre eğitiminden fay dalınamamıştır.
Düşünce dünyasının her bireyi, okurlarım; evinizde, komşunuzda, çevrenizde örneğin; 15 yaş üstü 40 yaş altı çocuk ve/veya yetişkin davranışları hakkında farklı ebeveynler dinlenildiğinde aynı, benzer davranış hikâyelerini dinleyeceksiniz! Bu hikâyeleri anlatan ebeveyn; farklı kültür farklı coğrafya insanı olmasına rağmen aynı, benzer davranış hikâyelerini anlatıyor olması davranış sahiplerinin “ORTAK” birlikteliklerinin sağlandığı “ÖĞRETİM” kurumları olması bir tahmin değil bir gerçekliktir.
O halde; MEB’te olmayan “MİLLİ DÜŞÜNCE SİSTEMİ”ni, rafa kaldırılmış “EĞİTİM”i, vakit geçirmeden ÜLKEMİZ geleceği için çok hızlı hareket ederek eğitim öğretim sisteminin olmazsa olmazı haline getirmek, öğrencisi en az ortaokul mezunu olan milli düşünce sisteminden mahrum, eğitimden yoksun bırakılmış çocuk ve yetişkinlere “MESLEKİ EĞİTİM MERKEZLERİNDE” Milli Düşünce Sistemi ile Davranış Bilimi derslerinin zorunlu ders olarak okutulması ile eksiklilerin giderilmesi ülke geleceği için olmazsa olmazdır.

