Ortalama Ruhsat Maliyetleri M2 (2025) Betonarme Konut 1.500-2.500 TL, Prefabrik Ev 1.000-1.800 TL dir. Yani; inşaata başlamadan, kazma vurmadan inşaat ruhsatı/izni alabilmek için ödenecek tutar 45 m2 bir ev için 112.500 TL, 45 m2 taban alanlı iki kat (zemin + 1.kat ) 225.000 TL’dir. Bu bedele ruhsat vermekle yetkili Belediye dışındaki diğer elektrik,makine,jeoloji mühendisi ve mimar’a yapılacak ödemeleri ücretli çalışan ve/veya dar gelirli vatandaşın ödeyerek barınabileceği bir konuta sahip olması mümkün müdür. Miras ve/veya hayatı boyunca satın alarak edinilmiş arsa üzerine bir ev yapma umudu ile tasarruf ettiği birkaç kuruşu, daha kazma vurmadan ruhsat izinlerine harcama zorunda bırakılması; güvenle oturulabilecek bir ev sahibi olmamak dahil kaçak inşaat yapmanın zeminini hazırladığı, teşvik ettiği aşikârdır.
Çözüm nedir der gibisiniz; çözüm; İmar izni verilmiş tüm ada ve parsellerine imar izni veren kurum tarafından zemin etütleri yapılmış olmalıdır, ada üzerine yapılacak inşaat ile ilgili yapı tekniği ve modeli belki taslak proje/projeler sunmalıdır. Ülkemiz Belediyelerinde bu amaca yönelik birimler mevcut olup, bu birimde çalışan mühendislerin görev tanımına bu durum açıkça yazılmalı, bu görev sonucu toplam 120 M2 altındaki inşaatlar için Belediyeye bir ücret ödenmeyeceği, 121m2 dâhil üzeri inşaatlarda ise inşaat ruhsatı için m2*m2 birim fiyatı Belediyeye harç adı altında ücret ödeneceği şeklinde hukuki zemin oluşturulmalı, kararlaştırılmalıdır.
Bu çözüm; deprem kuşağında ki ülkemizde öncelikle dar gelirli ve/veya ücretli çalışanların güvenle oturacağı konutların imalatına (en fazla 125 m2) imkân sunacak, kaçak konut üretimi gibi bir eylemin mazereti ortadan kalkacak, ticari amaçlı komut imalatının yapı denetim faaliyeti “yapı denetim firmaları” dışında resmi kurum (Belediye) eliyle de yapılacağından daha etkin kontrol ve denetimi yapılması sağlanmış olacaktır.
İmar ve inşaat ruhsatı verme yetki ve sorumluluğu Kaymakamlık ve Valilik bünyesinde hizmet sunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerel birimleri eliyle yapılması muhtemel yerel baskı ve suiistimalleri azaltacağı düşünülebilir.

