İDEOLOJİNİN ÜRETTİĞİ SAPLANTI ve KÖRLÜK (2)
CHP’nin sloganlarından; Hak, Hukuk, Adalet: Partinin simgesi haline gelen en yaygın sloganıdır. Bu slogan sahiplerine sormak gerekmez mi? “Mart 2025 tarihinden başlayan ve en son 21.05.2026-24.05.2026… tarihlerinde hukuk kararlarına karşı sergilenen tutum ve davranış hangi Hak, Hukuk, Adalet anlayışından beslenmektedir; “
Geçmişte ve günümüzde ülke yönetiminde ve yerel yönetimlerde yıllarca söz sahibi olmuş siyaset kurumunun “yargı kararlarına uymamak” davranışı sergilemesi millete nasıl izah edilecektir. “siyasidir” sözcüğü bu aymazlığa kılıf olabilir mi?
Kaynağı millet olan siyaset kurumunun “yargı kararlarına uymamak” davranışını örnek almış milletin herhangi bir ferdinin yargı kararına uymama davranışı toplumda hangi kaosu üretecektir? .
Bir hukuk devletinde yargı kararlarını eleştirmek başka şey “yargı” kararlarına uymama başka şey olduğu gerçeğini herkesin bilmesi gerekir. Yargı kararları sonuçları itibari ile saygı çerçevesinde gerekçeleri ortaya konularak eleştirilebilir, ancak; “yargı kararlarına uymamak” o toplumda, ülkede kaosa sebebiyet vereceği, hukuk dışı yollara insanları teşvik edeceği/edebileceği düşünüldüğünde kaçınılması gereken bir husus olup, ülkesine ve milletine aidiyet hisseden hiçbir kişi ve/veya kurum bunu yapmaz/yapamaz/yapmamalıdır.
Kent Uzlaşısı" terimi ilk kez, DEM Parti'nin 15-16 Aralık 2023'te toplanan parti meclisinin yerel seçimlerde izleyeceği tutumu ifade etmek üzere kullanılmış, "Kent Uzlaşısı" çerçevesinde CHP ile DEM Parti arasında görüşmeler yapılmış, Türkiye'nin batısındaki bazı seçim bölgelerinde aday çıkarmamış ve söz konusu işbirliği temelinde CHP adaylarını desteklemiştir. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana ihbar, şikayet ve teftişler sonucunda 1.298 belediye için soruşturma izni verildi. Bu dönemde soruşturma izni verilen belediyelerin partilere göre dağılımı şu şekildedir: AK Parti: 591 belediye, CHP: 321 belediye, MHP: 102 belediye, DEM Parti (ve diğer HDP/DEM çizgisindeki partiler): 18 belediye, İYİ Parti: 6 belediye olduğu halde CHP; soruşturma izni dahil ve soruşturma sonucu yargıya intikal etmiş bütün dosyaları ki; yargıya intikal eden dosyaların davacısı aynı partinin unsurları olduğu halde özellikle İBB de yapılan operasyonda hukuk tanımazlık içinde sokağı terör ize etmesi, 21.05.2026 tarihinde yargının “mutlak butlan” kararına verilen hukuk tanımaz tepki, Ülke yönetimine talip ideolojik saplantıyı içinde barındıran partiye yakışan bir davranış olduğu, bu ideolojik yapının ülke yönetimine gelmesi halinde millete hangi “sıfatı” yükleyeceği, millete nasıl davranacağı düşünme yetisi çalışır insanların kolayca tasavvur edeceği gerçekliktir.
Örneğin; X partisi iktidar, Y partisi ana muhalefet olsun, (ana muhalefet iktidara en yakın parti diye adlandırılır.) X partisinin iktidarı döneminde Y partisine yargının rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk, irtikap soruşturması açması/açılması faaliyetine Y partisince “siyasi” dir gerekçesi ile ülke sokaklarını terör ize etmesi hangi aklın ürünü olabilir ki; yani muhalefette olmak rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk, irtikap sucu işleme özgürlüğünün limanımdır?
Hukuk devleti; tüm eylem ve işlemlerinde evrensel hukuk kurallarına uyan, kanun koyucunun da anayasaya ve hukukun temel ilkelerine bağlı olduğu, vatandaşlarına tam bir hukuk güvenliği sağladığı ve bağımsız yargı denetimine açık olan devlet modelidir.
Hukuk devletinin en temel özellikleri şunlardır:
Hukukun Üstünlüğü: Yöneticiler, kurumlar ve devletin kendisi de dahil olmak üzere herkes hukuka tabidir.
Temel Hak ve Özgürlüklerin Güvencesi: Bireylerin hakları anayasal güvence altındadır.
Bağımsız Yargı: Yargı organları, yasama ve yürütmeden bağımsızdır. Devletin her türlü işlemi yargı denetimine açıktır.
Kuvvetler Ayrılığı: Yasama, yürütme ve yargı güçleri birbirinden ayrılmıştır. Kanunların Anayasaya Uygunluğu: Sadece kanun yapmak yeterli değildir;
çıkarılan kanunların adalet, eşitlik ve anayasa ilkelerine uygun olması gerekir.
“TC Anayasasının 3 üncü bölüm “Yargı”
A. Mahkemelerin bağımsızlığı
Madde 138 – Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
B. Hakimlik ve savcılık teminatı
Madde 139 – Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.”
Yasama ve yürütme ve/veya kişi ve kurumlar yani; “madde 138 Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” denmiş olmasına rağmen;TC Anayasasının Cumhuriyetin nitelikleri faslı Madde 2 – “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” şeklindedir. Fitne Fesat Ocaklarının (FFO) gerek Anayasal Dokunulmazlık zırhı giydirilmiş kişileri ve gerekse FFO ya hizmeti görev bilen ve/veya düşünme yetisini yitirmiş sosyal medya kullanıcıları hiçbir delil olmaksızın hakimlere baskı yapıldığı yönünde ifadelerde bulunması; bu ilkeye inanmış gibi slogan atanların aymazlığı; “aymazlık; çevresinde olup bitenlerin farkına varamama, tehlikeleri görememe, sorumlulukları önemsememe veya gerekli dikkati göstermeme durumudur.”, Narsist; “narsist; kişinin kendine aşırı hayranlık duyduğu, kendini diğer insanlardan üstün gördüğü ve sürekli ilgi beklediği bir kişilik özelliği olup, kişilik bozukluğudur” ve/veya Makyavelizm “Makyavelizm; kazanmak için her şey mubahtır” yalanı ilke edinmiş FFO’nun ürünüdür.

