SÖZÜN ÖZÜ (DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR (12))

DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR (12)

Düşmanımın düşmanı dostumdur;  “iki tarafın ortak bir düşmana karşı birlikte çalışabileceğini ifade eden bir atasözüdür.”

                Günümüz dünyasında yaşanan savaşların, iç çatışmaların ve terör faaliyetlerinin başında, içinde, yanında veya yardım yataklık yapan besici ve hamisi durumda olan ABD ve AB;

Suriye’de yaşananlar; Suriye 2024’ü başladığından çok farklı bir şekilde kapattı. 13 yılı aşkın bir süredir devam eden ve bir çıkmaz gibi görünen iç savaşın ardından Kasım 2024 ayında İdlib’den büyük bir saldırı başlatan isyancılar, kısa süre sonra başkent Şam’a yürüdü ve Rus ve İranlı müttefiklerinin savaşmasına yardım edemeyecek kadar meşgul ya da isteksiz olması nedeniyle Moskova’ya kaçan Devlet Başkanı Beşşar Esed’i devirdi.

50 yılı aşkın bir süredir ülkeyi yöneten Esed ve baas rejimi ortadan kalkmış olsa da, ülke tam anlamıyla çatışmalardan arınmış değil. Suriye’nin kontrolü hâlâ çeşitli gruplar arasında bölünmüş durumda. Bu grupların birbirleriyle ve Şam’ı kontrol eden Heyet-i Tahrir el Şam (HTŞ) gibi yeni otoritelerle nasıl bir ilişki kuracağı Suriye’nin bundan sonraki yolunu belirleyecek. Aynı zamanda Suriye’nin kuzeydoğusunun Türkiye’nin uzun süredir mücadele ettiği PKK ve bağlantılı gruplara karşı başlattığı operasyonların yoğunlaştığı bir bölge hâline gelme ihtimali bulunuyor.

10 Mart 2025’de Suriye'de doğu ve kuzeydoğu vilayetlerini büyük oranda kontrol eden Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG), ülkenin yeni yönetiminin kurumlarına entegre olmayı kabul etti. Anlaşma Suriye geçici yönetimi lideri Ahmet eş-Şera ile SDG komutanı Mazlum Abdi tarafından imzalandı. Türkiye'den anlaşmaya ilişkin ilk resmi açıklama Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'nin terörden arındırılmasına yönelik her türlü çabayı, doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz" dedi. Erdoğan, "mutabakatın eksiksiz uygulanmasının kazananının" Suriye halkı olacağını da söyledi. Katar yönetimi, SDG ile yeni Suriye yönetimi arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, anlaşmanın "sivil barışı sağlamlaştırma, güvenlik ve istikrarı artırma, hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet inşa etme yolunda önemli bir adım olarak görüldüğü" vurgulandı. Katar yönetimi, güç kullanımının devlet tekelinde olmasının Suriye'nin istikrarı açısından gerekli olduğu vurgusunu yapıyor. Anlaşma Suriye'nin çeşitli kentlerinde sokaklara çıkanlar tarafından kutlandı. SDG kontrolündeki Kamışlı'da araba konvoyları oluşturuldu.

Türkiye, SDG'nin omurgasını oluşturan Halk Savunma Birlikleri'ni (YPG) ve bağlı olduğu, Suriye'nin kuzeyinde geniş bir alanı yöneten Demokratik Birlik Partisi'ni (PYD), PKK'nın uzantısı olarak görüyor ve "terör örgütü" olarak nitelendiriyor.

Suriye’de yaşananlar; Suriye halk hareketi ile özgürleşmeye çalışırken emperyalizme hizmeti amaç edinmiş BM iç çatışmaları harlamakla emperyalist ülkelerin emperyalist amaçlarına hizmet etmiş/etmekte olup, kirli amaçların odağı olan ABD ve AB’ye mazlum milletlerin/milletin tepkili olması, bu ülkelerin ekonomilerine düşmanca davranması gibi davranışların yanında yer almak insan olmanın gereği değil midir?

 

Bu yazı dizisinde tarihler ve olaylar “kaynak int”

 

devam edecek

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.