ABD’nin İRAN’a SAVAŞ İLANI
ABD terör devletinin İsrail terör örgütü ile birlikte İran’a başlattığı savaş emperyalist ABD terör devletinin emperyalist amaçlarına hizmet, İsrail terör örgütünün bölgede virüs olarak kalması, ABD’nin orta doğunun kaynaklarına terör faaliyetleri ile çökme planıdır.
Anlaşılır bu duruma rağmen bölgenin diğer ülkelerinden ses çıkmamasını nasıl izah edebiliriz. Bölgede İsrail terör örgütünün üstünde Lübnan, kuzeydoğu Suriye, doğu sınırı Filistin Batı Şeria ve Ürdün, güneybatı sınırı ise Filistin Gazze Şeridi ve Mısır, İran’a komşu ülkeler ise doğusunda Afganistan, Pakistan, Kuzeyinde Ermenistan Azerbaycan ve Türkmenistan, kuzey batısında Türkiye, batısında Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, güneyinde Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman vardır. Bu ülkelerin demografik yapılarına baktığımız da birlikte hareket kabiliyetinin olabileceği olması gerektiği düşünülebilir. Bölgede askeri gücünü sahaya sürme yakınlığında bulunan Mısır’ın başındaki zat ABD desteği ile darbe ürünü olup başa geçtiğinden “vefa” borcunu uşaklık yaparak göstermekte, SUUD Kralının veliaht prensi hangi ilişkilerden bilinmez ABD uşaklığını kültürü yapmış, Irak ise rm Saddam Hüseyin'in ABD’ye taşeronluk yapan Irak’ın iç dinamiklerinin yani ülkesine hainlik yapma onursuzluğunu haysiyetsizliğini yapan insan müsveddelerinin yardım ve desteği ile 2003 yılında devrilmesinin ardından Irak'ta ABD atamalı geçici bir yönetim dönemi başlamış, ardından 2005 yılında yine ABD’nin ataması ile Celal Talabani cumhurbaşkanı, Nuri el-Maliki ise 2006'da ilk tam dönem başbakanı olarak göreve gelmiştir. Ayrıca; ABD tarafından Irak’ın doğal kaynaklarına el konulmuş, ülke fiilen en az ikiye bölünerek doğal kaynakların sömürülmesi kolaylaştırılmış olup 2026 yılını yaşadığımız bu zaman diliminde dahi ülke yönetimlerinde bulunanların menfaatine ABD uşaklığı devam etmiş etmektedir. İran’a komşu; Afganistan, Pakistan, Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Türkiye olup; Afganistan ve Pakistan arasındaki ideolojik saplantının ürettiği çatışma, Ermenistan’ın iç meseleleri, Azerbaycan ve Türkmenistan’ın duyarsızlığı, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ın zenginliklerinin getirdiği rahatlıktan kaynaklı “bana dokunmayan bin yıl yaşasın” gafleti içinde olmaları, Türkiye ise bu coğrafyadaki bahse konu ülkelere güveni olmadığından ABD terör devletinin ve beslediği İsrail terör örgütünün bölgedeki insanlık dışı eylemlerine en üst düzeyde sözlü tepkisini yaparak, ABD terör devletinin hamilik yaptığı terör örgütlerine olan desteğini çekmesi istenmekte, uluslararası hukuka uyulma çağrısı yapılmakta, ulusal ve uluslararası STK’lar ve BM gibi örgütleri harekete geçirmeye çalışılmakta ve gücü nispetinde ekonomik yaptırım uygulamaktadır.
ABD taşeronu İsrail terör örgütü ile İran’a başlattığı savaş, sözde İran’ın rejimini değiştirip özgürlükçü rejimi ülkeye taşımak, nükleer silah üretimine engel olma iletimi yapılmaktadır. Oysa; aynı senaryo ile 90 lı yılların sonu 2000’li yılların başında Irak’a yapılan savaş sonucu milyonlarca insanın ölümüne neden olunmuş Irak’a özgürlük yerine despot ama kendilerine biad edecek yöneticiler atanmıştır. Dünya milletlerini kendileri gibi akılsız/beyinsiz olduklarına inanmış olmalılar ki aynı gerekçeli senaryoyu noktasına virgülüne dokunmadan vizyona koymuşlardır. Gerçek amaç; Irak’ta olduğu gibi İran’ın başta petrol olmak üzere değerli madenlerine el koyma, emperyalizm ve emperyalist faaliyetin kesintisiz sürebilmesini teminen İsrail terör örgütünün güvenliğini sağlama amaçlı “besi” faaliyetleridir.
Bu “besi” faaliyetlerini göremeyen İran’a komşu Ortadoğu ülkelerinin yönetim erkinin İsrail terör örgütünün terör faaliyetlilerini, ABD terör devletinin işlem ve eylemlerini doğru analiz edememesi bir yana komşuları İran’a karşı teröristlerin yanında yer alması ve/veya daha ileri giderek İran’ı tehdit etmesi anlaşılır gibi değildir.
Bu ülkelerin hiçbiri İsrail terör örgütünün elinde var olduğu bilinen nükleer silahın kendilerinde neden olmadığı, olamayacağını sorgulamayı akıllarından geçirmez, sponsorluğunu yaptıkları silah sanayisinin ürettiği ABD terör devletinde var olan silahların kendilerinde neden olmadığı, olamayacağını sorgulamaz, bu eylemlerinden dolayı halklarından utanç duymaz, Allah’tan korkmaz, sponsorluğu; sözde ülkelerinin güvenliğinin sağlanması için yapıldığı iletimi yapılır, oysa; düşünme yetisini kaybetmemiş insan olan herkes bilir ki dünyada eşkıyalığı ve terörü kültürü yapmış materyalist ABD terör devletimi ve/veya insani değerleri materyalizme meze yapmış korkak AB’mi güvenliği sağlayacak. Gerçek ise, kendi saltanatlarını sürdürmenin korunması olup, bu gerçeği halklarından ve/veya düşünme yetisini kaybetmemiş insanlardan sakladıklarını sanırlar.

