*SEMBOLİK, GÖSTERMELİK ATEŞKES*
Dram bitmiyor,
devam ediyor!!
Mısır'da imzalanan
Ateşkes Anlaşması İsrail hükümetinin de onayıyla
10 Ekim 2025’de yürürlüğe girmişti.!
Katil Siyonist İtsrail'in anlaşmanın tüm maddelerini defalarca ihlal ettiği görülüyor..
Gazze'yi ve diğer şehirleri havadan, karadan, denizden saldırılarıyla, bombalamayı, vurmayı sürdürüyor.!!
Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'daki birçok kentte tutuklamalar olduğu, ailelerin darbedildiği, evlerin tahrip edildiği ve
Filistinlilere ait araç, para ve altınlara da el konulduğu bildiriliyor.!
Tüm yoksulluğa, ağır zorlu kış şartları da eklendi..
Gazze'de enkaza dönmüş yerle bir olmuş ya da ağır hasarlı binaların arasında ölümle yine burun buruna kalan acılı sivil halk..
Aşırı yağışlardan su basmaları sonucu devamlı sular altında kalan su geçiren çadırlar da yaşamak zorunda bırakılan yüz binlerce
İnsanın hiçbir güvencesi yok.!
Her gün, her yerde saldırılara maruz kalıyorlar yaşam savaşı veriyorlar..
Siyonistler türlü sebeplerle bir yandan da esir topluyorlar..
Gazze'de bilinen
100 bini aşkın kişi saldırılarda öldü, binlercesi de enkaz altında kaldı veya "kayıp"!!
Binlercesi de
"tüm hakları ellerinden alınmış" kişiler olarak
İsrail hapishanelerine atıldı..
Bu orantısız savaşın başında fosfor bombalarıyla sivil insanları yaktılar.
Gazze de öldürülen
3 bin sivil halkın hiçbir cenaze izine rastlanmadı.!
İtsrail'in attıkları
yüksek ısı bombalarıyla insanları eriterek yok ettikleri tespit edilmiş.!
Katil İtrail'in Termal silah kullandığı tahmin ediliyor..
3000 derece ısı yayan bombaların öldürülen insanları
buharlaştırdığı iddia ediliyor!!
İnsan vücudunun %80 i sudur dolayısıyla bazı bölgelerde Filistin'li sivillerin bu Termal Silahlarla öldürüldüğü ve ceset kalıntılarının olmadığı sadece kan ve bazı ceset kırıntılarının bulunduğu tespit edilmiş..!!
Ancak bu sıradışı korkutucu gerçek yine dünya kamuoyundan saklanmıştır..
Bu akıl alacak bir durum değil.!
Bu çok korkunç, vahim bir durumdur!!
Bu durum, Katil İtsrail hükümetinin yanı sıra, bu katilleri
her bakımdan destekleyen kendi halkı ve mühimmat temin eden, yanında olan, yaşanan bunca trajediye, zulme, haksızlığa, ahlaksızlığa, sınır tanımayan hukuksuzluğa ses çıkarmayan ülkelerinde sorumluluğunda olan bir durumdur.
"Filistin insanının hayatı bu kadar ucuz mu?
Bulaşıcı hastalığa yakalanan tavukların telef edilmesi gibi adeta telef ediliyorlar.!
Filistin'de, savaştan şimdilik sağ çıkan çocuklarla yapılan bir röportaj da çocuğun birine soruyorlar :
-Büyüyünce ne olacaksın? Diye..
Çocuk şaşkınca bakıyor ve
-Filistin'de biz çocuklar hiç büyüyemeyiz ki..
Her an, her saniye bir kurşunun hedefi olabiliriz. Öldürülebiliriz.!
Bizim Filistin'deki hayatımız tam da bu.. Diyor.
'Gazze Barış Planı' yürürlüğe girince
Katliam da ölenler geri gelmeyecek, acılar dinmeyecek ama hiç değilse,
zulüm sona erecek, akan kan duracak, açlıklar, ölümler bitecek diye umut edilmişti...
"Gazze Şeridi'ne tam yardımın derhal gönderileceği"
belirtilmişti ancak,
Tüm yardımlar kısıtlandı..
İnsanlar kandırıldı.!
Filistin de oluşturulan uluslararası
Barış Kurulu
Filistin Yönetimi yenilenene kadar Gazze'nin kalkınması için finansmanı sağlayacaktı...
Gazze’yi yeniden inşa etmek ve canlandırmak için ekonomik kalkınma planı hazırlanacaktı..
İnsan onuruna yakışan şartların oluşturulması ve can güvenliğini koruyan sağlam güvenli konutların yapılması, inşa sürecinin derhal ve hızlı bir şekilde başlatılması gerekir.
Filistin yetkililerinin 5 Şubat itibarıyla paylaştığı verilere göre, İtsrail hapishanelerinde 350'si çocuk olmak üzere on bin Filistinli
mahkûmun halen tutsak edildiği söyleniyor..!
2 yılı aşkın süredir devam eden bu
ölüm çemberi ve işkenceleri bitmiyor.!
O virane içinde ayakta kalmaya çalışan insanların hayatları ise halen zalimlerin verdiği kararlar ve eylemlere bağlı olarak sefalet içinde aynı devam ediyor..
Katil Siyonist İsrail'in saldırıları ve ablukası altında
'Ramazan Ayı'na kan ve gözyaşıyla giren Filistin'in Gazze Şeridi'nde yaklaşık 1,5 Milyon insan
zorlu, ağır kış şartlarında, derme çatma, su geçiren, aşırı yağışlardan sular altında kalan çadırlarda
yaşamak zorunda bırakılan yüz binlerce
Sivil halk, yaşam mücadelesi veriyor..
Gönderilen insani yardımlar konteyner evler, gıda, tıbbi yardımlar verilmiyor, engelleniyor, ulaştırılmıyor...
Siyonist Katil İtrail hükümeti..Sözde Ateşkesin bütün maddelerini ihlâl ediyor. Sınır kapılarından, İnsanî Yardımların girişini engelleyerek ve insan giriş çıkışını kısıtlayarak, hasta ve tedavi edilecek olanları, Mısır'a dahi göndermeyerek,
İnsanları, çıkmaza sürükleyerek,
türlü bahanelerle insanları öldürerek, esir alarak
Gazze’nin “yaşanmaz” hale gelmesi için uğraşıyor.!
Zorunlu göçe zorluyorlar..
Kısaca Netanyahu, soykırım yaparak başaramadığı “Gazze’nin insansızlaştırılması” planını, ateşkes
Anlaşmasının tüm şartlarını ihlâl ederek, tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiriyor.
Katil İtrail, savaşın başından beri 270' den fazla basın mensubunu katletmiş bulunmaktadır.
Bir başka açıdan da şöyle bir durum söz konusu;
Gazze’de
İsrail'li yetkililer
2 yılı aşkın süredir yaşananları tarafsız şekilde aktarabilecek olan medya çalışanlarının Gazze’ye girişine izin vermeyerek, gerçekleri göstermeyerek, dünyaya, ateşkes ve diplomatik gelişmelerle ilgili herşey yolundaymış izlenimi vererek gerçek maksatlarını gizliyorlar. Gerçekte ise yaşananlar ve durum bambaşka
“Gerçek ateşkesin olmadığı”, bu süreçteki eylemlerinin “Sembolik, göstermelik” olduğu ve Gazze’yi ve diğer şehirleri bölge bölge tam kapsamlı işgal etme planlarını gerçekleştireceği gerçeği ortadadır..
Konuyla yakından ilgilenen ülkeleri yanıltmak için bilinçli bir politika yürütüldüğü görülüyor...
Gelinen bu aşama da, bu acımasız savaşın ardından
yapılan anlaşmalara istinaden Filistin'de Gerçek ve kalıcı bir ateşkesin olması, gerçek kurtuluşa kavuşturulmaları gerekir..
Yapılan, imzalanan tüm anlaşmalara rağmen İtsrail'in fütursuzca insanları öldürmesinin önüne geçilmelidir!!
Bu insanlar korunmasız güvencesiz bölgelerde yaşam mücadelesi verirken her an şiddete maruz kalıyorlar.
Gazze’nin yeniden imarının bir an önce gerçekleşmesi ve
Filistin halkının acilen barınma ve tüm insanî temel ihtiyaçlarına kavuşması sağlanmalı.
Uluslararası hukuk
çerçevesinde
kendi bağımsız devletlerini kurma hakkına dayanan adil ve kalıcı bir barışın sağlanması gerekmektedir.
Devletler, kesin ve kalıcı ateşkes için gerekenleri yapmalı ve Filistin topraklarından Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ten Katil İtsrail'in koşulsuz çekilmesini garanti etmelidir..İsrail ile diplomatik ve ticari bağlarını askıya almalı ve işgâlden dolayı bireysel sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bunu yapmamak, hala çözüme kavuşturulmaması suç ortaklığına devam anlamına gelir.
Nurcan Ercan Baki

