*SAVAŞIN KAZANANI, BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ*

SAVAŞIN KAZANANI BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ.! 

Filistin'e, ateşkese rağmen, aylardır uyguladığı kalleş saldırılarını sürdüren 
Siyonist, işgalci, Soykırımcı, 
Katil İsrail, 
ABD ile İran
yönetimleri arasındaki 
müzakereler devam ederken,
Soykırımcı Katil İsrail Netenyahu hükümeti, 
28 Şubat 2026 Cumartesi günü 
aniden İran'a İHA lar, füzelerle, saldırı başlattı.

İsrail'in 
"Kükreyen Aslan",  ABD'nin ise "Destansı Öfke"  adını verdiği operasyonla Tahran, İsfahan ve Kum gibi kritik şehirleri füzelerle vuruldu.
 
Türkiye ve Umman,  müzakerelerde arabulucu konumundaydı. 

İsrail ile ABD, 
Haziran 2025'te yine Umman'ın aracılığında İran-ABD müzakere süreci devam ederken İran'a saldırılar düzenlemişti. 
Savaş 12 gün sürmüştü.. 
13 Haziran 2025 günü, ABD ve İsrail 
'YÜKSELEN ASLAN HAREKÂTI' adını verdikleri 
terörist saldırılarla 
aniden, İran'a saldırmışlardı.! 

İran, misilleme olarak 
'Şiddetli ceza' 
'GERÇEK VAAT 3 HAREKÂTI' adını verdiği operasyonla, füzelerle karşılık vermişti.. 

ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ın asla nükleer silah sahibi olamayacağını" belirtmişti.. 

Bu 28 Şubat savaşında da 
gerekçeler aynı, 
ABD, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor. 
Ayrıca, mevcut İran  Rejimine müdahale amacıyla savaşı sürdürüyor.. 

28 Şubat günü 
İsrail ve ABD ordusu tarafından, İran’a yönelik geniş çaplı bir saldırı başlatılmış, 
Bir İsrail askerî yetkilisi, bir dakika içinde üç saldırının üç yeri hedef aldığını
bu saldırıda İran rejiminin Dinî Lideri Ayetullah Ali Hamaney ve 
İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı ve İran Savunma Bakanı dahil olmak üzere 
topluca 40 üst düzey yetkilinin  öldürüldüğünü söyledi.. 

İran'da, Hamaney'in ölümünün ardından kırmızı renkteki "intikam bayrağı" göndere çekildi.

Soykırımcı, Katil İsrail 
Saldırılarının dozunu her zamanki gibi ayarlamadığından,
İran'da sivil yerleşim birimleri, hastaneler, okullar hedef alınmış, 
 7-12 yaş arası çocukların eğitim aldığı okula düzenlediği 3 füze  bombardımanın da   
168 kız  çocuğu ve öğretmenler dahil birçok sivil bu saldırılarda yaşamını yitirdi... 

Hiçbir coğrafyada, 
Hiçbir savaşta, hiçbir gerekçeyle.
Çocuklar ölmemeli..
Bu çok büyük ve tarifsiz bir acı..! 


Savaşlarda en çok zararı, korunmasız olan  çocuklar, kadınlar ve sivil  insanlar görür.. 
Savaşın bile bir hukuku vardır.. 
Savaş koşullarında bu gruplara, İbadethanelere , sağlık tesislerine  Hastanelere, Okullara yönelik saldırılar, savaş suçudur.! 
bu saldırılar hiçbir şekilde insanlığa ve vicdana sığmadığı gibi, uluslararası hukuktaki karşılığı da açık bir savaş suçudur.

Okullara yapılan saldırılar, bir ulusun geleceğini hedef almaktadır.. 
Hastanelere yapılan saldırılar, yaşamın kendisine yönelik saldırılardır.  Hastaları ve çocukları hedef almak, insanî ilkeleri açıkça ihlal etmektir.

Okulun bombalanması sonucu 
168 çocuğun öldüğü olayda, 
ABD nin İnsanî bir cevabı, açıklaması bile olmadı.! 
Koskoca ABD nin Dışişleri Bakanı Rubıo, Önce ; - Bilmiyorum bu konuyu, benim haberim yok dedi..
-ABD bilerek okul vurmaz dedi.! 
Biz de inandık.! İnsanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar.! 
Bu bir bile isteye katliamdır! 
Bugün ; araştırmalarımız,  ABD nin suçlu olduğunu gösteriyor, diye, kabul etti! 
Allah belalarını versin!!

Saldırıların bize gösterdiği;
Filistin ve Suriye’de tanık olduğumuzun aynısı olan bir  insanlık dramı ile karşı karşıyayız.! 
Sivil Katliam ön planda!! 

Bu bağlam da İran’a yönelik saldırıda da  çocukların ve sivillerin hedef alınmasını şiddetle kınıyoruz.! 
Katil İsrail ve ABD yi lanetliyoruz.! 

Ortadoğu’daki Otoriter ve Totaliter rejimler Emperyalist  güçlerin dışarıdan  müdahaleleriyle birer birer yıkılmakta, bu savaşlarda binlerce insan yaşamını yitirmekte, milyonlarca insan yerlerinden edilmektedir.

İran rejiminin, insan hakları ihlâlleri ile dolu olduğu, kendi halklarına karşı işlediği suçlar biliniyor.. 
İran'da  yakın zamanda meydana gelen protesto olaylarında binlerce insanın katledildiği, binlercesinin de tutuklandığını ve işkenceye maruz kaldığını, kamuoyuna yansıyan bilgilerden biliyoruz.
Ancak, bugüne kadar 
Yapılan müdahale ve protestolarla demokratik bir rejim
Gerçekleşememektedir.. 
İsrail ve ABD'nin  saldırılarının amacı yeni ve demokratik bir rejim kurdurmak  değildir. Aksine yönetebilecekleri  itaatkar yeni otoriter yönetimler meydana getirmektir.. Suriye’de yaşananlar bunun en yakın  örneğidir.

İran'a yapılan ise,  herşeye rağmen 
İran'lıların Egemenlik haklarının ihlâlidir.. 
Uluslararası hukuka aykırıdır.. 
Başka ülkelerin içişlerine müdahalelerin amacının, halklarının   demokrasi ve özgürlük isteği değil,  ABD ve İsrail gibi ülkelerin 
menfaatlerinin söz konusu olduğu için yapıldığı ortadadır.. 

İran, İsrail-ABD saldırılarının başladığı günden sonra, misilleme olarak, Telaviv'i, ABD üslerinin bulunduğu ve  kullanıldığı 
Bahreyn, Katar, Kuveyt, GKRY ve BAE'deki ABD askeri üsleri de dahil olmak üzere bölgedeki hedefleri yüzlerce 
füze ve insansız hava araçlarıyla 
bombaladı..Bombaların çoğu hava savunma sistemleri ile imha edildi.. 
Dubai'de de  ABD Askerlerinin  toplandığı bir bölgeyi vurdu.. 

İran, ABD üslerinin bulunduğu her ülkenin hedeflerinde olacağını belirtmişti.

Savaşın 5.günü  
Milli Savunma Bakanlığımız,
İran'dan fırlatılan balistik füzenin, NATO hava savunma sistemleri tarafından Hatay hava sahasında  hava da imha edildiğini, 
mühimmatın parçalarının Hatay’ın Dörtyol ilçesine düştüğünü, olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını  bildirdi. 7.güne gelindiğinde ise, 
son iki gündür, Soykırımcı İsrail ordusu, Tahran'ın yanı sıra, Hizbullah'ı  gerekçe göstererek Lübnan'ı ve Beyrut'u  durmadan bombalıyor.!

Kısacası, Ortadoğu türlü gerekçelerle çapraz bomba yağmuru altında kan gölüne döndü.. 

ABD Başkanı, yönetime 2.kez geldiğinde, dünyaya barış getireceği söylemleriyle geldi.. ABD binlerce mil uzaktan, başka ülkelerin Egemenliklerine müdahale ederek, hem kendi halkını hem yandaşlarını hem de saldırdığı ülkelerin insanlarını 
Maddi manevi zarara uğratıyor. 
Birbirlerine düşman ediyor..Halkların  yaşamlarını tehlikeye atıyor..İnsanlığa nifak tohumları ekmeye devam ediyor.!! 
İsrail ise, ABD yi arkasına alıp topraklarını genişletmek amacıyla ve buna kendinde hak görerek, her türlü kötülüğü, barbarlığı, caniliği yaparak, başta Filistin olmak üzere bölge ülkeleri zaptetme çabalarını sürdürüyor.. 

Bu süreçte, Türkiye Başkanımız, Hükümetimiz; Barıştan ve istikrardan yana olarak, diplomatik görüşmelerini son derece üstün gayretle sürdürüyor..
Bu savaş için ülkemizdeki ABD üslerini de  kullandırmayacağını belirtti.. 

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'de aynı şekilde, üsleri kullandırmayacaklarını söyledi. Hükümetlerinin,  Ukrayna ve Gazze'deki net kararlarının İran konusunda da aynı olacağını açıkladı.

Sanchez  ; "Başta sivilleri ve herkesi koruyan uluslararası hukukun çiğnenmesine ve Savaşa karşı olduklarını, ABD tarafından yapılacak  hertürlü yaptırıma açık olduklarını tüm dünyaya açıklayarak insanî bir duruş sergilemişlerdir. 

Savaşlar, insanlığa  yıkım, can kayıpları ve acıdan başka bir şey vermez..
Ülkeler doğrudan tehdit olmadıktan sonra başka ülkelere saldırmamalı...  
Barış içinde yaşamak varken, insanların vatanlarında katledilmesi,  topraklarının işgâl edilmesi, yerlerinden yurtlarından edilmesi, içişlerine karışılması asla kabul edilemez.! 

Nurcan Ercan Baki