
… Hüküm verme heveslisi olmayalım
Bil ki;
Bir kişiyi tek bir sözle tanıyamazsın.
Bir olayı, tek bir kişinin anlattığı kadarıyla tam anlayamaz, bilemezsin.
Bir fotoğrafın sadece görünen kısmıyla gerçeğin tamamına ulaşamazsın.
Bil ki;
Her duyduğun doğru olmayabilir.
Bir olayı anlamadan hüküm vermek, yanlış kişiyi suçlamaya sebep olabilir.
Bir arkadaşın hakkında kötü bir söz duyduğunda hemen inanma.
Belki yanlış anlaşıldı.
Belki eksik anlatıldı.
Belki o insan o gün çok zor bir durumdan geçiyordu.
Bil ki;
Adaletli insan acele karar vermez.
Herkesi dinler, önce anlamaya çalışır, sonra doğru olanı seçer.
Çünkü anlamadan verilen her hüküm, eksik olur.
Eksik hüküm ise çoğu zaman haksızlığa dönüşür.
Bu yüzden;
önce dinle,
sonra düşün,
en son karar ver.
Tek hüküm, af, iltifat ve mükâfat sahibinin Allah olduğunu bilmek, sonsuz bir huzur ve güven veriyor iyi yüreklere...
Hüküm verme heveslisi olmayalım
Herhangi bir konu ve kişi hakkında hüküm vermek gerekirse acele etmeyelim.
Çünkü acele verilen hükümler, çoğu zaman pişmanlık getirir.
Kırılan bir kalbi tamir etmek ise bazen çok zor olur.
Olayı ve kişileri iyi tanıyalım – tam dinleyelim – doğru anlayalım.
Her duyduğun doğru olmayabilir.
İnsan bazen bilmeden eksik anlatır,
bazen yanlış anlar,
bazen de öfkesine yenilir.
Kur’an’ın uyarısı ne kadar açık ve ne kadar koruyucudur:
"Ey iman edenler, eğer bir fâsık size bir haber getirirse onu tahkik edin. Hemen doğruluğuna inanıvermeyin. Olur ki, bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz." (Hucurât, 6)
Demek ki;
duymak başka şeydir,
bilmek başka şeydir.
Ancak her şeye rağmen hüküm vermek noktasında, durumundaysak, aceleci olmayalım.
Olayın içyüzünü tam bilmeden hüküm vermek pek doğru olmaz
Neden – niçin ve nasılı çok iyi değerlendirelim.
Bilgi edinelim.
Tüm tarafları etraflıca ve çok iyi dinleyelim.
Empati yapalım.
Çok iyi anlamaya çalışalım.
Önyargılı, peşin hükümlü olmayalım.
Mutlaka arka planı görmeye çalışalım.
Sebep – sonuç ilişkisini iyi kuralım.
Adaletten ayrılmayalım.
Merhametli – şefkatli yaklaşalım.
Bir olayda yalnızca kendi tarafını görmek kolaydır.
Zor olan; karşı tarafın ne yaşadığını da anlayabilmektir.
İşte buna empati denir.
Empati; insanı daha merhametli, daha adil yapar.
Bu yüzden:
ön yargıyla değil, bilgiyle hareket et.
Peşin hükümle değil, anlayışla yaklaş.
Olaylara kuşbakışı bakmayı öğren.
Sadece kendi hislerinle değil, gerçeklerle düşün.
Öfke anında verilen kararlar çoğu zaman doğru olmaz.
Merhameti kaybetmeden adaletli ol.
Çünkü sadece adalet yetmez; vicdan da gerekir.
Bazen bir insan hata yapmaz, sadece yorulur.
Bazen kötü görünmez; sadece kırılmıştır.
ACELE ETMEK ZARAR VERİR
- Kural: Hiçbir konuda hemen karar verme.
"Adaletli insan acele karar vermez."
- Örnek: Bir arkadaşınızın size “Ali canavar gibi biri” demesiyle hemen Ali’den uzaklaşmayın.
ÖNCE DİNLE, SONRA DÜŞÜN
- Kural: Herkesi dinle. Tek sözle kimse tanınmaz.
"Tüm tarafları etraflıca ve çok iyi dinleyelim."
- Örnek: Olayda iki kişi varsa ikisini de dinlemeden hüküm verme.
ARAŞTIR, SORGULA (TAHKİK ET)
- Kural: Her duyduğun doğru olmayabilir. Kaynağı kontrol et.
"Bir fâsık size bir haber getirirse onu tahkik edin. Hemen doğruluğuna inanıvermeyin."
- Örnek: Duyduğun bir dedikoduyu, o işin içinde olmayan güvendiğin birine sor.
OLAYIN DIŞINDAN BAK (KUŞBAKIŞI)
- Kural: Olayın içinde kalırsan doğru göremezsin. Sanki yukarıdan, kuş gibi her yeri görerek bak.
"Olayın içinde kalmayıp – olaya kuşbaşı bakabilelim."
- Örnek: Kendi takımın bir maçta kazandığında “Hakem iyiydi” kaybettiğinde “Hakem hatalıydı” demek yerine, dışarıdan objektif bak.
MERHAMETTEN VE ADALETTEN AYRILMA
- Kural: Hüküm verirken hem adil ol hem de şefkatli. Zor olsa da anlamaya çalış.
"Adaletten ayrılmayalım. Merhametli – şefkatli yaklaşalım."
Ve: "Tek hüküm sahibinin Allah olduğunu bilmek huzur verir."
- Örnek: Biri hata yaptığında, hemen cezalandırmadan önce “Acaba zor bir durumda mıydı?” diye düşün.
"Bir olayı anlamadan hüküm vermek, yanlış kişiyi suçlamaya sebep olabilir."
"Adaletli insan acele karar vermez. Herkesi dinler, anlamaya çalışır, sonra doğru olanı seçer."
"Önyargılı, peşin hükümlü olmayalım. Mutlaka arka planı görmeye çalışalım."
Ve unutma…
İnsanların kalbini, niyetini, iç dünyasını en iyi bilen Allah’tır.
Kesin hüküm, gerçek adalet, af ve mükâfat yalnızca O’na aittir.
Bu gerçeği bilmek;
insanı kibirden korur,
daha dikkatli konuşmasını sağlar,
daha yumuşak bir kalbe sahip yapar.
O yüzden;
hemen suçlama,
hemen etiketleme,
hemen uzaklaşma.
Önce dinle.
Önce anlamaya çalış.
Önce araştır.
Çünkü bir insanı yanlış anlamak da
haksız yere incitmek de büyük bir vebaldir.
Adalet; bağırmakla değil, doğru anlayabilmekle başlar.
Merhamet ise insanı gerçekten insan yapan en büyük güzelliktir.
Arkadaşın biri sana “Akın çok kötü biri” derse hemen inanma. Önce Akın’a sor. Belki Akın o gün çok üzgündü. Belki yanlış anlaşılma var. Önce dinle, sonra düşün, en son karar ver.
Ve unutma:
Kesin hüküm vermek sadece Allah’a mahsustur.
O yüzden acele etme, araştır, merhametli ol.
Unutmayın ki,
Önyargısız, samimi bir yürekle sorgularsanız…
Gerçek size hikmet olarak sunulur.
erolyazıcı / ABBEYT ♥️Hakikat Yolunda Bir Yolcu
14.05.2026, perşembe
Siz ne düşünüyorsunuz?
Fikrinizi bizimle paylaşın,
Yorumlarınız başka gönüllere ışık olsun.
Bu yolculukta sizlere rehberlik edecek olan,
Kalbinizin sesi ve aklınızın ışığıdır.
Teşekkürler, sevgiler, saygılar…
Yorumlarınızı aşağıya bekliyoruz.

