HER GÜNE BİR HİKAYE

Yayınlanma : 01 Eylül 2026 23:19
*_KISSADAN HİSSE_*

Bir gün Mecnun, Leyla’yı düşünerek çölde yürürken namaz kılan birinin önünden geçer. Namazını tamamlayan adam, Mecnun’a sitem ederek:

—“Ey Mecnun! Beni görmüyor musun da önümden geçiyorsun?” der.

—Mecnun ise şöyle cevap verir:
“Ey fânî! Ben Leyla’yı düşünürken seni görmedim. Sen Mevlâ’nın huzurundayken beni nasıl gördün?”

Bu kıssa, mecazî bir aşkın dahi insanın gözünü ve gönlünü dünyadan nasıl uzaklaştırabildiğini anlatır. Öyleyse kul, Rabb’inin huzurunda durduğu zaman gönlünü dünya meşguliyetlerinden arındırmalı ve bütün varlığıyla Allah’a yönelmelidir.

Namaz, yalnızca bedenin kıyamda, rükûda ve secdede bulunmasından ibaret değildir. Namazın asıl ruhu, kulun kalbiyle de Allah’ın huzurunda olduğunun farkına varmasıdır. Dil Allah’ı zikrederken gönlün başka şeylerle meşgul olması, ibadetin ruhunu ve huzurunu zayıflatır.


KISSADAN HİSSE;

Mecnun’un hâli, mecazî bir sevginin insanı nasıl kendinden geçirebildiğini göstermektedir. Hâlbuki kulun Mevlâ’sına olan muhabbeti bundan çok daha yüce ve derin olmalıdır. Çünkü hakikî muhabbet, insanı Allah’tan uzaklaştıran değil; O’na yaklaştıran, kalbi dünyanın geçici meşguliyetlerinden arındırıp Mevlâ’ya bağlayan muhabbettir.

İnsan, sevdiği şeyle meşgul olduğunda çevresindeki birçok şeyi fark etmeyebilir. Öyleyse düşünelim: Biz Rabb’imizin huzurunda namaza durduğumuzda gönlümüz neyle meşgul?
Bedenimiz kıbleye dönmüşken kalbimiz nereye yöneliyor?

Dilimiz “Allahu ekber” derken zihnimiz dünyanın hangi köşelerinde dolaşıyor?
İşte namazdaki asıl mesele budur: Bedenin Allah’ın huzurunda olması kadar, kalbin de Allah’ın huzurunda olmasıdır.

Rabbimiz bizlere namazlarımızı sadece bedenimizle değil, gönlümüzle de eda etmeyi; huzurunda bulunduğumuzun şuuruna ermeyi; kalplerimizi dünya meşguliyetlerinden arındırmayı ve gerçek anlamda kendisine yönelen kullardan olmayı nasip eylesin.

Allah’ım! Kalplerimizi Sana yönelen, Seni zikreden ve Seni seven kalplerden eyle. Namazlarımızı huşû ile, ihlâs ile ve huzur içerisinde kılmayı bizlere nasip eyle.
Âmin.