İnsanoğlu iletişime açık yaratılmıştır. Günümüzde aşağılık ve yükseklik kompleksi sebebiyle iletişim hayatımız felce uğramıştır. İletişimin felç olduğu, insanların birbirilerini anlamakta güçlük çektiği bir toplum sağlıklı ve özgüvenli yaşayamaz. Bu da birçok ruhsal hastalıkları ve dolayısıyla mutlu yaşamasındadır. İnsanlar kendilerini motive etmek mecburiyetindedirler. Yoksa karamsar bir hayat insanı içten yiyip bitirecektir. Her zorluğa rağmen moral moral diyorum.
İnsanlar arasındaki iletişim son yıllarda çok azalmış durumdadır. Televizyon, telefon, bilgisayar vs. gibi iletişim araçları insanlar arasındaki iletişimi bitirme noktasına getirmiştir. Aile içinde bile iletişim oldukça azalmıştır. Oysa bu araçlar bizim hayatımızı rahat yaşamamış için insanlığın hizmetine sunulmuş araçlardır.
Neredeyse akraba akrabaya yabancı hale gelmiş, sadece düğünde, cenazede bir araya gelerek iletişim kurma imkânı bulmaktadırlar. Normal ziyaretler artık mecburi ziyaretlere dönüşmüştür. Oysa Yüce Yaradan akrabayı ziyaret etmeyi emretmektedir. Akraba ziyaretleri insanlar için adeta bir terapi gibidir.
Yolda gördüğümüz insanlara Müslüman kimliğimiz olmasına rağmen selam vermiyor ve onlarla iletişim kuramıyoruz. Toplumda bir yalnızlaşmaya doğru gidiş vardır. Adeta kimsenin kimseye tahammülü yok gibi görünmektedir.
İnsanlar içlerindeki o kendisine bahşedilmiş sevgi duygularını cömertçe sergilemelidirler. Birbirimizi sevmememiz için hiçbir neden yoktur.
Oysa insanlar dünyaya bir imtihan için gönderilmiştirler. Mutlu olmak haklarıdır. İnsan olmayan bir dünyanın ne tadı ne tuzu olacaktır. Bugün köylere gidin insan yokluğundan adeta harabeye dönmüş ve terkedilmiş görüntüye sahiptir. Köylerine gidenler adeta duygulanıp çaresiz bir şekilde şehre dönmektedir.
Yani özet olarak biz insanlar arasında iletişim kurmaya mecburuz. Neden mecburuz? Çünkü insanlara dertleşmeye, sohbet etmeye, insanları tanımaya ihtiyacımız var. Birbirimizle yardımlaşmaya, birbirimizdeki güzellikleri tanımaya ihtiyacımız vardır.
İşte gerçek samimi iletişimi sağlayabildiğimiz zaman daha sağlıklı bir topluma ulaşırız. Hastalıkların birçoğu sıkıntı, stres, sinir vs. den kaynaklanmaktadır. Onun için insanlarla aramızdaki iletişimi sağlam tutarak, zaman zaman da kendimize zaman ayırarak ruh sağlığımızı koruyabilir ve mutlu olabiliriz. Vücudumuzun düzenli işlemesi ruh sağlığımızın yerinde olmasına bağlıdır. İnsanının sürekli kendi kendi ile konuşması her sıkıntıyı içine atması demektir. Ve bir gün bize hastalık olarak dönecektir.
Hekimler hep söylerler kanseri moralle yenebilirsiniz diye. Moralle kanseri yenebiliyorsak ki, kanser en sinsi hastalık, moral öbür hastalıkları vücudumuza yaklaştırmayacaktır.
Her zorluğa rağmen iletişim ve insanlara değer vermek, ön yargıdan vazgeçmek ve insanları sevmek bizi daha çok mutlu edecektir. Onun için diyoruz ki “Hastalıkların panzehri iletişim’dir.

