
… Güler yüzlü
İnsanları seviyorum
İnsan, doğru insanın elini tutunca çiçek açar..
Tatlı dilli
Doğru sözlü
Anlayışlı
Hoşgörülü
Affedici
Kin tutmayan
Kaba olmayan
Nazik
Takıntısız
Lafı uzatmayan
Şeytana tabi olmayan
Boş lakırdılardan uzak
Hoşsohbet
Misafirperver
Cömert
Diğergam
Empati duygusu olan
Fikirlere saygılı
Güzel dinleyen
Süreci takdir eden
Sevincine ortak olmayı bilen
Üzüntünü içtenlikle paylaşan
Moral veren
Birlikte yürümekten keyif veren
Gıybet etmeyen
Vefalı
Sır tutmayı bilen
Mert
Cesur
Arayan soran
Gel dediğinde neden diye sormayan
Hassasiyetlerine saygı gösteren
Özeline sarkmayan
Hadsiz sorular sormayan
Okuyan
Araştıran
Sorgulayan
Saygılı
Sakin
Kolay kızmayan
Kırmamaya özen gösteren
İnsan insanları seviyorum
İNSAN KOKUSU OLAN İNSANLARI SEVİYORUM
Yüzünde tebessüm taşıyanları…
Sözünü incitmeden söyleyenleri…
Hakikati eğip bükmeden ifade edenleri…
Kalbi geniş, omzu güven veren insanları…
Çünkü dünya yoruyor.
Gürültü yoruyor.
Sertlik yoruyor.
İnsan, insana iyi gelmediğinde hayat ağırlaşıyor.
Ben;
yanında susabildiğim,
suskunluğumu yanlış anlamayan,
sevinçte taşkınlaşmayan,
üzüntüde kaybolmayan,
dengeyi bilen insanları seviyorum.
Menfaati bitince yüz çevirmeyenleri…
İyiliği gösterişe dönüştürmeyenleri…
Gücü eline geçince değişmeyenleri…
Zor zamanda ortadan kaybolmayanları…
Çünkü asıl insanlık,
rahat zamanda değil,
imtihan anında belli olur.
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”
Hz. Muhammed sav
Fayda; sadece para vermek değildir.
Bazen bir omuzdur.
Bazen bir susuştur.
Bazen bir cümledir:
“Yanındayım.”
Ben;
kalbi temiz kalabilmiş insanları seviyorum.
Kötülüğe maruz kalıp kötüleşmeyenleri.
Kırılıp kırıcı olmayanları.
Haksızlığa uğrayıp zalimleşmeyenleri.
Çünkü zor olan budur.
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel olanla sav.”
Fussilet 34
Bu ayet, karakter inşasının özüdür.
Ben;
kendini sürekli haklı görmeyenleri,
yanıldığında özür dileyebilenleri,
öğrenmeye açık olanları seviyorum.
Çünkü kibir kalbi daraltır,
tevazu kalbi büyütür.
Ben;
hayatı aceleyle tüketmeyen,
anlamı arayan,
sorgulayan ama yıkmak için değil anlamak için sorgulayan insanları seviyorum.
Çünkü düşünce derinliği,
insanı insan yapar.
“Bir topluluk kendini değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”
Ra’d 11
Değişim önce kalpte başlar.
Sonra söze yansır.
Sonra davranışa dönüşür.
Ben;
yanında huzur bulduğum insanları seviyorum.
Varlığı yük olmayan,
yokluğu boşluk bırakan insanları.
Ve biliyorum ki;
Aslında sevdiğimiz şey,
insanın fıtratına uygun hâlidir.
Temiz kalabilmiş hâli.
Bozulmamış hâli.
Yapaylaşmamış hâli.
Bu bir özlem.
Belki de asıl soru şu:
Biz böyle insanları ararken,
kendimiz böyle biri olabiliyor muyuz?
Çünkü dünya,
iyi insan arayanlarla değil,
iyi insan olmaya karar verenlerle değişir.
Ve belki de en büyük çağrı şudur:
Birbirimize zor gelmeyelim.
Birbirimize yük olmayalım.
Birbirimize iyi gelelim.
İnsan, insana merhem olsun.
Unutma ki;
Furkan ile hakkı bâtıldan ayıramayanın
basireti zamanla körelir.
Ferasetten mahrum kalan,
gördüğünü sanır ama hakikati ıskalar.
Olayların arkasındaki hakikati göremez;
Hikmetle yoğrulmayan bilgi,
insanı yükseltmez; yalnızca yük olur.
İzan ise;
aklı kibirden, kalbi savrulmaktan koruyan, dengeleyen
son ölçü, son denge, son terazidir.
Ve bil ki;
Önyargısız, samimi ve cesurca sorgularsan,
hakikat sana bilgi olarak değil,
hikmet olarak sunulur.
Bu yolculukta seni ileri taşıyacak olan;
ne kalbin tek başına sesi
ne de aklın kuru hesaplarıdır.
Seni hakikate ulaştıracak olan,
Kalbin sesiyle aydınlanan bir akıl,
aklın ışığıyla derinleşen bir kalptir.
—
erolyazıcı /abbeyt♥️
hakikat yolunda bir yolcu
16.02.2026, pazartesi
—
Siz ne düşünüyorsunuz?
Paylaşın…
belki bir cümleniz, başka bir gönülde
bir kapıyı aralar.
Yorumlarınızı aşağıya bekliyoruz.
Teşekkürler, sevgiler, saygılar…

