*GAZZE SINAVI*
Gazze son iki yılda, tüm dünyanın canlı yayınlarda izlediği bir soykırıma ve modern tarihin
en yıkıcı tahribatlarından birine sahne oldu. Yaklaşık iki milyon insan evsiz kalırken, kentin dokusu, altyapı sistemleri, sağlık ve eğitim kurumları ile sosyal hayatın tüm unsurları İsrail ordusunun saldırıları sonucu felç edildi.
Bu yıkım döneminde uluslararası hukuk ve küresel kurumlar sorumluluklarını yerine getiremedi. Şimdi ise dünya yeni sınavlarla karşı karşıya.
Hem küresel hem bölgesel aktörlerin temel sorumlulukları bulunuyor.
Öncelikle İsrail üzerinde ateşkese uyması yönünde baskı kurulmalı.
Ardından Gazze'nin yeniden inşa süreci etkin şekilde koordine edilmelidir.
Yeniden inşa sadece fiziksel yapıların onarılmasından ibaret değildir. Aynı zamanda toplumsal iyileşmeyi, insanca yaşamı, özgürlüğü, egemenliği ve kalıcı barışın temellerini güvence altına alacak siyasi bir çerçeve gerektirir.
Bu nedenle Gazze'nin yeniden inşası yalnızca bir inşaat faaliyeti değil, aynı zamanda onur, aidiyet ve adalet mücadelesidir.
Ateşkesin ardından Gazze'nin yeniden inşası hem teknik hem de diplomatik açıdan son derece karmaşık bir süreç olacak. İlk öncelik, İsrail saldırılarının yol açtığı yıkımın tam kapsamının tespit edilmesi. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlara göre Gazze, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana sivil altyapının en ağır yıkımını yaşadı. Bu nedenle kısa vadeli insani yardımlar tek başına yeterli olmayacaktır. Gazze için uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kalkınma planına ihtiyaç vardır.
Bu yeniden yapılanma sürecinin geleceği ağırlıklı olarak siyasi dinamiklere bağlı. İsrail, Gazze üzerindeki abluka ve baskısını, uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarını sürdürdüğü sürece uluslararası yardım yetersiz kalacak, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşması da zorlaşacaktır. Süreci belirleyecek başlıca unsurlar arasında Refah Sınır Kapısı'ndaki denetim mekanizması, Birleşmiş Milletler'in koordinasyon kapasitesi, Katar'ın finansal katkıları ve Türkiye'nin teknik desteği öne çıkıyor. Geçiş döneminde insanların geçici barınma alanlarından kalıcı konutlara taşınması sağlanmalıdır.
Öte yandan enerji altyapısından eğitim sistemine kadar pek çok kritik unsurun bütüncül bir plan çerçevesinde yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Uluslararası toplum sadece Gazze'yi yeniden ayağa kaldırmakla yetinmemeli, gelecekte yaşanabilecek İsrail saldırılarını da engelleyici önlemler almalıdır. Siyasi bir çözüm olmaksızın yapılacak her yeniden inşa, bir sonraki saldırıda yıkılmayı bekleyen yapılardan ibaret kalacaktır. Gazze'yi ayağa kaldırmak yalnızca bir inşaat faaliyeti değil, uluslararası adaletin, bölgesel dayanışmanın ve insan vicdanının tarihi bir sınavıdır.
Adil ve etkili bir yeniden inşa modeli, İsrail'i hesap verebilir kılmalı ve sürecin merkezine Filistin halkının iradesini yerleştirmelidir...
Bu, yapıcı, etkin ve olması gereken tüm plan ve programlar İtrail'in başındaki egoist, gözü dönmüş, haris,
son derece İnsanlıktan nasibini almamış, soykırımcı, bebek katilinin işine gelmiyor.!
Her yere saldırmaya devam ediyor.!
Nurcan Ercan Baki


