
… Feraset, farkındalık, güzellik
FERASET
Feraset, gördüğün her kişiye ‘kötüdür’ demek değildir.
Çünkü neredeyse gördüklerinin onda dokuzu, olmuş kötü, felaket …
Maharet, o onda biri, iyiyi görebilmek, bilebilmek, budur iyi diyebilmektir.
Feraset, en iyi gibi görünendeki çirkinliği ve en çirkin gibi görünendeki güzelliği görebilmektir.
Asıl feraset iyileri, iyilik ve güzellikleri görebilmek, keşfedebilmektir.
Kötülük, her yerde zaten.
Sesi herkes duyar, maharet, samimiyet ve dostluk odur ki güzel ve anlamlı olan, hali hissedebilmektir.
Herkes, bir şeyler duyar. Ama ancak birikimi, liyakati oranında, feraseti ile onun doğruluğunu, gerçekliliğini ya anlar ya anlamaz. Ve kabul ve sahiplenme o oranda olur ya da olmaz.
Feraset, sadece aklın keskinliği değil; kalbin temizliğiyle berraklaşan bir bakıştır. Kalp bulanıksa göz doğruyu seçemez. Bu yüzden Kur’an, körlüğü göze değil, kalbe nispet eder:
“Gözler kör olmaz; asıl kör olan göğüslerdeki kalplerdir.” (Hac, 46 – anlam vurgusu)
İnsanın gördüğü değil, neyi görmek istediği ferasetini belirler. Menfaatle bakan, gerçeği eğip büker; hakikate bakan ise bazen canını acıtsa da doğruyu tanır.
Çünkü feraset, hoşuna gideni değil, hakkı ayırt edebilme cesaretidir.
Yani liyakat, hak ediş, gayret, feraset, samimiyet çok şeydir.
DERİNLİK VE FARKINDALIK
Okyanusun yüzeyine bakmanın tadını çıkarmanın yanlış bir yanı yok, ancak sonunda su altında neler olduğunu gördüğünüzde, okyanusun asıl amacını kaçırmış olduğunuzu fark edersiniz.
Sürekli yüzeyde kalmak sirke gidip çadırın dışına bakmaya benziyor.
Derinlik, her şeyi bilmek değildir.
Derinlik, bildiğinin sınırını fark edebilmek, bilmediğine karşı edep içinde kalabilmektir. Bu yüzden hikmet, çok konuşanda değil; yerinde susabilende belirir.
Nitekim Rasûlullah (sav):
“Kişinin güzelliği, kendisini ilgilendirmeyeni terk etmesidir.” buyurur. (Tirmizî – anlam vurgusu)
Gayret, sadece hareket değildir.
Gayret; niyeti temiz tutmak, istikameti korumak ve vazgeçmemektir.
Kur’an’ın ölçüsü nettir:
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 39 – anlam vurgusu)
Hakkediş, gayretin sonucudur.
Nasibiniz ancak samimi gayretinizdir, gayretiniz ise özel ikram sebebidir.
Siz gayret ederseniz, Allah nasip eder.
Hidayet, bir gayretin sonrasında ki hak ediştir.
Ama bu bir pazarlık değildir.
Gayret, sonucu zorlamak değil; sonucu Allah’a bırakabilecek olgunluğa erişmektir.
İşte orada nasip kapıları açılır.
Çünkü hidayet, tesadüf değil; ısrarlı bir arayışın ilahî cevabıdır.
GERÇEK GÜZELLİKLERİ GÖREMEMEK
Güzellik de çoğu zaman bağırmaz.
Sessizdir, sakindir, gösterişsizdir.
Onu fark edemeyenler, gürültüyü derinlik sanır.
Oysa hakikat, çoğu zaman yüksek sesle değil, derin iz bırakarak konuşur.
Ve üzerinde şüphe olamayan gerçekleri, fark edememek
İyiliğin kaynağından, beslenememek
Faziletlerle, donanamamak
Sevgiyle, buluşamamak
Varlığını borçlu olduğunu, bilememek
İkramları, görememek
Hayatın gayesinden, uzaklaşmak
Nasıl bir körlük
Nasıl bir mahrumiyet
Nasıl bir cehennem
VE İNSAN
İnsan, herkesle yol yürüyemez.
Ama yürüdüğü yol, insanı ele verir.
Kaybettiklerin bazen yükten kurtuluştur; kazandıkların ise emanettir. Emanetin kıymetini bilmeyen, kalabalıkta yalnız kalır.
İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
VE SON OLARAK:
Feraset, farkındalık ve güzellik;
Dünyayı daha iyi okumak için değil,
İnsanı ve kendini daha doğru tanımak içindir.
Çünkü kendini tanımayan ne hakikati görür ne de nimetin farkına varır.
Eminim sizlerin de ekleyeceği daha çok şeyler vardır, devam edebilirsiniz...
Unutma ki;
Furkan ile hakkı bâtıldan ayıramayanın
basireti zamanla körelir.
Ferasetten mahrum kalan,
gördüğünü sanır ama hakikati ıskalar.
Olayların arkasındaki hakikati göremez;
Hikmetle yoğrulmayan bilgi,
insanı yükseltmez; yalnızca yük olur.
İzan ise;
aklı kibirden, kalbi savrulmaktan koruyan, dengeleyen
son ölçü, son denge, son terazidir.
Ve bil ki;
Önyargısız, samimi ve cesurca sorgularsan,
hakikat sana bilgi olarak değil,
hikmet olarak sunulur.
Bu yolculukta seni ileri taşıyacak olan;
ne kalbin tek başına sesi
ne de aklın kuru hesaplarıdır.
Seni hakikate ulaştıracak olan,
kalbin sesiyle aydınlanan bir akıl,
aklın ışığıyla derinleşen bir kalptir.
—
erolyazıcı /abbeyt♥️
hakikat yolunda bir yolcu
05.02.2026, perşembe
—
Siz ne düşünüyorsunuz?
Paylaşın…
belki bir cümleniz, başka bir gönülde
bir kapıyı aralar.
Yorumlarınızı aşağıya bekliyoruz.
Teşekkürler, sevgiler, saygılar…

