… Ekonomik ve sosyal adalet sağlanabilir.

… Ekonomik ve sosyal adalet sağlanabilir.

 

1. temel yaşam maliyetleri ve asgari ücret adaleti

• ortalama kiranın 30 bin TL olduğu bir yerde

Asgari ücret en az 70.000 TL olmalıdır.
Aksi zulümdür.

 

• ortalama kira artışlarının %35-50 olduğu bir yerde

Asgari ücret artışı en az %70 olmalıdır.
Aksi zulümdür. 

• bir eve girmek için gereken depozito + taşınma maliyeti 50-70 bin TL olmuşsa
asgari ücretin 20-25 bin TL olması geçim değil, çöküştür.
İnsan onuru bu kadar ucuz olamaz.

• bir insanın günlük ulaşım + yemek masrafı 500–700 TL’ye dayanmışsa
20–25 bin maaş geçim değil, yokluktur.
Bu, yaşayabilme hakkının elinden alınmasıdır.

• market fiyatları haftalık değişiyorsa
gelir artışının yıllık belirlenmesi, emeği açlığa mahkûm etmektir.
Günlük artan yük, yıllık zamla taşınamaz.

• Enflasyon ve ücret artışı oranı gerçekçi olmalıdır.

Yıllık resmi enflasyon %50, hissedilen enflasyon %100'ün üzerindeyken,
yapılan ücret artışı %30 ise,
bu, çalışanın reel gelirinde yaklaşık %20-70 arası bir kayıptır ve net bir gelir transferidir (çalışandan alıp, başka kesimlere).

• Tasarruf ve insani gelişim imkânı gerçekleştirilmelidir.

Asgari ücretli, temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra ayda bir kitap alamıyor, bir sinema bileti alamıyor, küçük bir birikim yapamıyorsa,
bu ücret, “yaşamak için değil, ölmeme ücreti” haline gelmiş demektir.
Gerçek asgari ücret, insanın sadece biyolojik olarak değil, sosyal ve kültürel olarak da var olabilmesine imkân tanıyan ücrettir.

 

Çözüm önerileri ve modeller

Gerçek asgari ücret nasıl belirlenmeli?

  • Asgari ücret belirlenirken; konut, gıda, ulaşım, enerji, eğitim maliyetlerini içeren “gerçek yaşam sepeti” referans alınmalı.
  • Bu sepet her il için ayrı hesaplanmalı.
  • Asgari ücret yılda bir değil, 6 ayda bir güncellenmeli.

Asgari ücret ve ücret politikaları insani olmalı:

Asgari ücret, bilimsel ve şeffaf bir formülle belirlenmelidir.

 

İşin özeti

“Asgari ücret, salt işgücünün fiyatı değil; bir insanın, bir ailenin onurlu, sağlıklı, gelecek kaygısı taşımadan yaşayabilmesinin somut garantisidir.”

  • Ölçüt: insanın biyolojik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları.
  • Referans: en temel geçim kalemlerinin (konut, gıda, ulaşım, enerji) gerçek piyasa fiyatları.
  • Amaç: “hayatta kalma”nın ötesinde, “onurlu yaşama”yı mümkün kılmak.
  • Aksi durumun adı: ekonomik zulüm. Çünkü kişinin emeğinin karşılığını, emeğin ürettiği değerden ve en temel ihtiyaç maliyetlerinden koparır.
  • Her temel ihtiyaç kalemi için “insani bir asgari” tanımlanıp, bunların toplamı üzerinden “insani bir asgari ücret” hesaplanabilir ve bu, tüm sosyal politika tartışmalarının merkezine konulabilir. Bu, sadece bir ücret meselesi değil, bir medeniyet ve insanlık ölçüsüdür.

 

2. barınma ve konut adaleti

Mevcut durum analizi ve ilkeler

Barınma ve ücret dengesinin ölçüsü gerçekçi olmalı.

  • Ortalama barınma maliyetinin (kira/konut kredisi taksiti), asgari ücretin %30'unu aşması kabul edilemez. Aksi, kölelik benzeri bir borç yüküdür.
  • İpotek faiz oranlarının enflasyonun üzerinde seyrettiği bir ekonomide, ilk evini alacak gençlere uygulanan faiz kaldırılmalıdır. Aksi, gençlerin geleceğinin ipotek altına alınmasıdır.

 

Sağlıklı konut tanımı ve gelir:

    Sağlıklı bir konut (ışık alan, nem sorunsuz, asgari termal izolasyonu olan) kirası, ortalama kiranın %50 üzerindeyse (45.000 TL),

    Asgari ücret, insanı çürük konutlara mahkûm etmemeli, sağlıklı barınma hakkını karşılayabilmelidir.

    Aksi, gizli bir halk sağlığı krizidir.

 

Yapısal çözümler ve modeller

Kira frenleme ve piyasa düzenleme

  • TÜİK yerine “bölgesel piyasa verileri” baz alınarak il/ilçe bazlı kira tavanı belirlenmeli.
  • Ev sahiplerinin kira artışı gerçek bölgesel enflasyon + azami %10 ile sınırlandırılmalı.
  • Boş evlerin piyasaya girmesi için boş konut vergisi uygulanmalı (AB’deki model gibi).

Sosyal konut seferberliği / kamusal/sosyal konut üretimi:

 

 

  • Yurttaşlık geliri veya (önce barınma) prensibiyle, evsizlik sorunu kökten çözülmelidir.

Fahiş kira artışları ve yüksek KDV/tapu harçları

  • Sosyal konut modeli ve kamu konut fonu: büyükşehirlerdeki kiracı nüfus için, Konut üretme ve edindirme kurumu hızla sosyal konut üretimini hedeflenmelidir. Bu konutlar, piyasa fiyatının %30'unu geçmeyen kiralarla kiralanmalıdır. Ayrıca, ilk konut alımında uygulanan KDV ve tapu harcı muafiyeti genişletilmelidir.

Kiracı- garanti sistemi

  • Devlet destekli kira garanti fonukurularak, kiracı ödeyemediğinde 3 aya kadar fondan karşılanmalı.
  • Böylece hem ev sahibi hem kiracı korunur.

Fahiş kira artışları ve yüksek KDV/tapu harçları: çözüm (kira artış sınırı ve destek modeli):

 

  • Kira artışları, enflasyon (tüfe) veya asgari ücret artış oranı (hangisi düşükse) ile sınırlandırılmalıdır.
  • Gelirinin %30'undan fazlasını kiraya veren dar gelirli hanelere, devlet tarafından “kira desteği” (kira sigortası) sağlanmalı, bu destek doğrudan kiracıya değil, kira ödemesine yönelik bir hibeyle verilmelidir.

 

3. gıda ve temel tüketim adaleti

Mevcut durum analizi ve ilkeler

  • Temel gıda enflasyonu %60’ı aşmışsa
    – halkın geliri %20’de bırakılmaz.
    Bu, “hayatiyet hakkını” kısmaktır; bu da zulümdür.
  • Temel gıda sepeti ve gelir ilişkisi- dört kişilik bir ailenin "açlık sınırının asgari ücreti geçtiği bir düzende, asgari sağlıklı beslenme maliyeti (et, süt, yumurta, meyve-sebze dahil) 25.000 TL ise, net asgari ücret en az 70.000 TL olmalıdır. Aksi, ailelerin açlığa, sağlıksız beslenmeye mahkûm etmektir.
  • Tarımsal girdi maliyetlerinin (gübre, mazot) sürekli arttığı bir yerde, temel gıda ürünlerindeki KDV sıfırlanmalıdır. Aksi, halkın boğazından kesmektir.

 

Yapısal çözümler ve modeller

Gıda fiyat istikrarı komisyonu:

  • Fiyat hareketlerini denetleyen bağımsız komisyon kurulmalı.
  • Üretici-tüccar-zincir market üçlüsünde fahiş kâr marjları sınırlandırılmalı.

 

Temel gıdada KDV sıfırlanmalı / temel gıda sepeti ve fiyat denetimi:

 

  • Et, süt, yumurta, ekmek, sebze-meyve, makarna, bulgur, mercimek, nohut, ayçiçek yağı, süt, peynir, soğan, patates gibi temel gıdalardan KDV tamamen kaldırılmalı, bu ürünlerde özel tüketim vergisi (ÖTV) asla uygulanmamalıdır.
  • Üreticiye gübre, mazot, yem desteği artırılmalı.
  • Tarımsal girdi maliyetleri (sıfır KDV ve sübvansiyonlu girdi): Çiftçiye verilen tohum, gübre ve mazot sübvansiyonları reel enflasyon oranında artırılmalı ve destekler üretim miktarından bağımsız olmamalıdır.

 

Yerli üretici destek programı / tarımsal üretim ve lojistik desteği:

 

  • 10 dönüm altı tarım yapanlara mazot %70 sübvansiyon.
  • Hal kayıt sistemi şeffaflaştırılarak aracı sayısı azaltılmalı.
  • Çiftçiye mazot, gübre, elektrik, tohum desteği doğrudan ve artan oranlı olarak verilmeli, kooperatifleşme teşvik edilmelidir.
  • Üretici-tüketici zinciri kısaltılmalı, hallerde aracı tekellerin oluşması engellenmeli, dijital pazaryeri platformları desteklenmelidir.

 

Market fiyatlarının sürekli değişimi / gıda enflasyonu çözümleri:

 

  • Haftalık değişken ücret desteği (model önerisi): yüksek enflasyon ortamında, asgari ücrete yıllık zam yerine, her ay hane halkı gıda harcama Endeksi’ndeki artış oranına bağlı olarak belirlenen “enflasyon farkı desteği” eklenmelidir.
  • Belediyeler, “halk marketleri” veya “topluluk destekli tarım” noktaları kurarak, üreticiden doğrudan tüketiciye, aracısız ve uygun fiyatlı temel gıda arzı sağlamalıdır.
  • Açlık sınırının ücreti aşması

Yoksulluk sınırına endeksli gelir desteği: asgari ücret değil, geliri yoksulluk sınırının altında kalan hane halklarına yönelik, vergi indirimlerinden veya sosyal fonlardan karşılanacak doğrudan gelir desteği mekanizması kurulmalıdır.

 

4. ulaşım ve enerji adaleti

Mevcut durum analizi ve ilkeler

  • Ulaşım ücretleri bir yılda iki katına çıkmışsa
    vatandaşa verilen zam %25 olamaz.
    Emeği küçültmek, yükü büyütmektir; bu ise adaletsizliktir.
  • Elektrik, su, doğal gaz gibi temel giderlerin %30-40 arttığı bir ülkede
    maaş artışlarının %15’te kalması zulümdür.
    Adalet: artış oranı, gider artışından geri kalmamalıdır.

Ulaşım ve ısınma maliyetleri

Çalışanın işe gidip gelmek için ödediği aylık toplu taşıma/ yakıt maliyeti asgari ücretin %15'ini (ör. 10.000 TL) aşıyorsa,
asgari ücrette buna özel bir ulaşım/ısınma desteği kalemi oluşturulmalı veya ücret buna göre belirlenmelidir.
Aksi, çalışanın çalıştıkça borca girmesidir.

 

Yapısal çözümler ve modeller

Kamu ulaşım teşvikleri:

  • İşverenlere teşvik: çalışan başı ulaşım desteği veren şirketlere vergi indirimi.

 

5. eğitim, gençler ve sosyal yaşam adaleti

Mevcut durum analizi ve ilkeler

  • Çocuk sahibi olmanın yıllık maliyeti 150-200 bin TL’ye çıktıysa
    aile desteği yılda 2-3 bin TL olamaz.
    Bu destek değil, sadece kâğıt üzeri rakamdır.
  • Bir çocuğun devlet okulundaki temel eğitim masrafları (kıyafet, kitap, ulaşım, beslenme) asgari ücretin %20'sini geçiyorsa, ücret, bir ailenin en az bir çocuğunu insan onuruna yaraşır şekilde okutabilmesine imkân tanımalıdır. Aksi, nesiller arası yoksulluk döngüsü ve fırsat eşitsizliğidir.
  • Eğitim & gelecek yatırımı-
  • Ortalama bir üniversite öğrencisinin özel yurt/ev kirası ve temel geçim giderleri toplamı, öğrenci burslarının en az 3 katı olduğu sürece, verilen burslar yetersizdir. Aksi, eğitime erişimin engellenmesidir.
  • Ücretli çalışanların ulaşım ve yemek masraflarının toplamı, asgari ücretin aylık artış miktarını geçtiği bir yerde, tüm sosyal yardımlar enflasyonun üzerinde artırılmalıdır. Aksi, insanların eve hapsedilmesidir.

 

Yapısal çözümler ve modeller

Eğitimde doğrudan gelir desteği / eğitime erişimin maliyeti:

 

  • Şartlı eğitim yardımı sembolik miktarlardan kurtarılmalı, öğrencinin okul masraflarını (kıyafet, kitap, ulaşım, yemek) gerçekçi şekilde karşılayacak düzeye çıkarılmalıdır.
  • Ücretsiz temel eğitim seti ve ulaşım kartı: üniversite öğrencilerine verilen burs miktarı, büyükşehir ortalama kira Endeksi’nin %50'si seviyesine çıkarılmalıdır. Ayrıca, tüm öğrencilere ve asgari ücretli çalışanlara yönelik ücretsiz/süper sübvansiyonlu toplu taşıma kartı sağlanmalıdır.
  • Üniversite öğrencilerine verilen burs ve krediler, ortalama bir öğrencinin barınma ve yaşam maliyetinin en az %80'ini karşılayacak seviyeye yükseltilmeli, geri ödemeler faizsiz ve uzun vadeli yapılmalıdır.

Üniversite burslarının artırılması

  • Öğrenciler için ulaşım ve yemek desteği: tüm üniversite öğrencilerine aylık 2.500 TL ulaşım + 5.000 TL yemek kartı.

Eğitim ve sosyal yaşam

  • Sosyal yardımların yetersizliği / sosyal yardımların miktarını sabitleme: aile, eğitim ve çocuk desteklerinin nominal rakamları yerine, asgari ücretin bir yüzdesine sabitlenmesi ve asgari ücretle birlikte otomatik olarak artırılması sağlanmalıdır.

 

6. vergisel ve kurumsal adalet

Mevcut durum analizi ve ilkeler

  • Gelir vergisi dilimlerinin her yıl enflasyon oranında güncellenmediği bir sistemde, asgari ücretli ve düşük gelirliler gizli bir vergi cezasına çarptırılır. Aksi, zenginden alıp fakire yüklemektir.
  • Büyük holdinglerin karlılık oranlarının çift haneli büyüdüğü, ancak işçi ücretlerinin enflasyonun altında kaldığı bir yerde, aşırı kârlılık vergilendirilmelidir. Aksi, sınıfsal ayrımcılığın körüklenmesidir.
  • Kamu ücretleri gerçek enflasyona uymuyorsa
    fakirleşme kader değildir; yanlış politikanın adıdır.

 

Yapısal çözümler ve modeller 

Vergi sisteminin kökten reformu / vergi adaleti:

  • Asgari ücret tamamen vergiden muaf olmalı.
  • Gelir vergisi dilimleri her yıl otomatik olarak enflasyon oranında artırılmalı, asgari ücretliler ve düşük gelirliler gelir vergisinden tamamen muaf tutulmalıdır.
  • Gelir vergisi dilimleri enflasyona göre değil, gerçek hayat maliyetine göre güncellenmeli.
  • Aşırı kârlılık ve eşitsizlik / adil vergilendirme ve servet vergisi tartışması: yüksek kâr marjlarıyla çalışan, çok kazanan şirketlere, büyük holdingler için (belirli bir kâr eşiği üzerinde) "ek kâr vergisi" “aşırı kârlılık vergisi” getirilmesi gündeme alınmalıdır. Ayrıca, adil ve kademeli bir servet vergisi modeli üzerinde (özellikle gayrimenkul ve miras) çalışılmalıdır.
  • Adil vergi sistemi: çok kazanan şirketlerden %2-4 oranında adalet vergisi.
  • Servet (net varlık), miras ve yüksek kâr üzerinden artırılmış oranlı vergiler getirilmelidir.

 

7. istihdam, iş güvenliği ve sağlık adaleti

Mevcut durum analizi ve ilkeler

  • Ülkede iş kazası endeksinin yüksek olduğu ve iş güvenliği maliyetlerinin kâra tercih edildiği sektörlerde, denetimler 7/24 esasına göre yapılmalıdır. Aksi, can güvenliğinin ihmalidir.
  • Toplu sözleşme özgürlüğü: çalışanlar, korku ve baskı olmadan sendika kurabilmeli, toplu sözleşme yapabilmelidir. Aksi, ücretleri belirleyen tek tarafın işveren olması ekonomik diktatörlüktür.

 

Yapısal çözümler ve modeller

İş güvenliği ve sağlık çözümleri:

  • İşyerinde sağlık denetimleri: iş güvenliği denetimleri 7/24 esasına geçmeli. Kullanılmayan veya eksik güvenlik malzemesine ağır para cezaları.
  • Can güvenliğinin ihmali / bağımsız ve cezai gücü yüksek iş güvenliği denetimleri: iş kazası riski yüksek sektörlerde (inşaat, maden vb.) Denetimler, devletin değil, bağımsız ve sertifikalı kuruluşlar tarafından sürekli yapılmalıdır. İhmali olan işverenlere uygulanan cezai yaptırımlar kâr oranlarını tehdit edecek düzeyde artırılmalıdır.

Sağlıkta tam erişim ve önleyici hizmet

  • Sağlık hizmetlerindeki katılım payları (muayene ücreti) tamamen kaldırılmalıdır. 
  • Temel diş ve göz sağlığı hizmetleri, SGK kapsamına tamamen alınmalıdır.
  • Koruyucu sağlık hizmetleri ve kamu hastaneleri güçlendirilerek, özel sektöre bağımlılık azaltılmalıdır.

 

Sendikal haklar ve ücret belirleme:

  • Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması:   
  • Toplu iş sözleşmesi ve grev hakları önündeki yasal ve fiili engeller kaldırılmalıdır.
  • İşyerinde sendika üyesi olduğu için işten çıkarmalar ağır cezalarla engellenmeli, iş güvencesi güçlendirilmelidir.
  • Toplu sözleşme özgürlüğünün güçlendirilmesi: işçilerin sendikalaşma süreçleri üzerindeki bürokratik engeller kaldırılmalı, toplu sözleşme yetki süreçleri hızlandırılmalıdır. Ücretleri tek taraflı belirleme yerine, üçlü mekanizmanın (işveren, işçi, devlet) pazarlık gücü artırılmalıdır.

İnsana yakışır iş ve güvenceli esneklik:

  • Kısa çalışma ödeneği ve işsizlik sigortası fonları genişletilmeli, ödemeler asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir.
  • Esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri (taşeron, kiralık işçilik) sınırlandırılmalı, eşit işe eşit ücret prensibi yasayla garanti altına alınmalıdır.

 

8. çocuklu aileler ve yoksullukla mücadele

Yapısal çözümler ve modeller

 

Tüm ev hanımşlarına maaş verilmelidir.

https://www.pendikgazetesi.com.tr/kadinlar-calismazlarsa-ne-olur_24676m.html

 

Evlenen her kadına, ev hanımlığı maaşı vermelidir ki: bu, en az asgari ücret olmalıdır. Her türlü sosyal hakkı, evlenir evlenmez sunulmalıdır. Ve yirmi yıl ev hanımlığı yapan her kadın ki – çok yıpratıcı – en üst maaştan emekli edilmelidir. Bunun maddi- manevi faydaları saymakla bitmez. Tüm dünyaya örnek olacak, muhteşem bir sosyal adalet uygulaması olur.

 

Yoksullukla mücadele ve sosyal koruma (yoksulluğu sıfırlama hedefi):

Hiçbir aile açlık sınırının altında kalmamalı

  • Ailelerin gelir durumuna göre tamamlayıcı gelir desteği.

Borç yönetim fonu

  • İcra borcu 100 bin TL altı olan vatandaşlara borç yapılandırma + faiz silme uygulamasıyla rahat bir nefes aldırılmalı.

 

9. İlkeler ve durum tespiti

  • Tüm emekli maaşları alt limiti eşitlenmeli ve en az asgari ücret olmalı. Buna yaşlılık, işsizlikte vb. durumlarda dahil edilmeli. BAĞ-KUR, SGK vs. birleştirilmeli.
  • Ekonomik tablolar iyileşti denirken halkın sofrası küçülüyorsa
    istatistikte mutluluk, gerçek hayatta zulümdür.
  • Zengin ile dar gelirli arasındaki uçurum açılıyorsa
    adalet kapanmadıkça, refah artışı sadece kâğıt üzerindedir.
  • “Tasarruf” adı altında dar gelirli sıkıştırılıyorsa – bu tasarruf değil, hayat kalitesini kısmaktır. Tasarruf en zayıftan değil, en güçlüden başlar.
  • İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılaması lütuf değil, haktır. Bu hakkı daraltmak ise açık bir zulümdür.
  • Yaşam maliyetleri gerçek, zamlar sembolik kaldıkça insanlar değil; adalet aç kalır.

 

İşin özü şu:

Adalet bir lütuf değil; devletin ve toplumun asli görevidir.

İnsanı yaşatan, ümmeti ve milleti ihya eder.

Devlet güçlendirilirken, halkın refahı, mutluluğu ve zenginleşmesi eş zamanlı sağlanmalı.

Temel ihtiyaçlar karşılanmadan yapılan her düzenleme, istatistiğe mutluluk, halka zulümdür.

“Ekonomi, insan içindir. Büyüme rakamları değil, halkın sofrasının doluluğu, sırtının giyimliği ve gelecek güvencesi asıl ölçüttür.”

Bu çözümler, mevcut kaynakların adaletli yeniden dağıtımını, şeffaf ve katılımcı mekanizmaları ve devletin asli görevi olan sosyal refahı sağlamasını gerektirir.

Zulüm, çaresizlikten değil, adil düzen kurma iradesinin eksikliğinden doğar.

Önerdiğimiz her madde, bu iradenin somut bir adımıdır.

Unutulmamalıdır ki; bir toplumda asgari ücretle çalışan bir insan, onurlu bir yaşam süremiyorsa, o toplumun tüm zenginliği ve gösterişi, üzerinde yükseldiği adaletsizliğin görkemli bir kamburudur.

Bu çözümlerin temel mantığı şudur:

"ekonomik refah, istatistik tablolarında değil, dar gelirlinin sofrasında ve temel ihtiyaçlarını karşılama gücünde ölçülmelidir."

Yapısal adaleti sağlamak için, ücret ve destek sistemlerini enflasyonun ve temel ihtiyaçların gerçek maliyetinin gerisinde kalmayacak şekilde, kanunla belirlenmiş bağımsız endekslere bağlamak zorunludur.

Ekonomik ve sosyal adalet;

Sadece maaş meselesi değil, insan onuru meselesidir.

 

Bir insan;

  • Barınamıyorsa,
  • Sağlıklı beslenemiyorsa,
  • Çocuğunu okutamıyorsa,
  • Isınamıyorsa,
  • Çalıştığı halde yoksul kalıyorsa,
  • Gelecek korkusuyla yaşıyorsa,

Orada sadece ekonomik kriz değil; vicdan krizi vardır.

 

Gerçek kalkınma;

  • İnsanın huzurunun,
  • Ailenin güveninin,
  • Emeğin değerinin,
  • Gencin umudunun,
  • Yaşlının duasının,
  • Çocuğun tebessümünün artmasıdır.

 

Adalet;

  • Sadece mahkeme salonlarında değil,
  • Pazarda,
  • Kirada,
  • Faturada,
  • Maaşta,
  • Okulda,
  • Hastanede,
  • Çalışma hayatında da hissedilmelidir.

Çünkü adaletin olmadığı yerde; refah büyüse bile huzur büyümez.

 

Ve unutulmamalıdır ki:

İnsanı yaşat ki; devlet yaşasın.

Emek korunursa toplum güçlenir.

Adalet güçlenirse millet huzur bulur.

 

Çözüm önerileri

https://www.pendikgazetesi.com.tr/makale/cozum-onerileri_31617/

 

 

Unutmayın ki,

Önyargısız, samimi bir yürekle sorgularsanız…

Gerçek size hikmet olarak sunulur. 

 

erolyazıcı / ABBEYT ♥️Hakikat Yolunda Bir Yolcu

23.05.2026, cumartesi

 

Siz ne düşünüyorsunuz?
 

Fikrinizi bizimle paylaşın,

Yorumlarınız başka gönüllere ışık olsun.

Bu yolculukta sizlere rehberlik edecek olan,

Kalbinizin sesi ve aklınızın ışığıdır.

Teşekkürler, sevgiler, saygılar…

 

Yorumlarınızı aşağıya bekliyoruz.

 

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.